NATO Zirvesi Sofralarında Türk Mutfağıyla Dünya Turu
NATO Zirvesi sofralarında Türk mutfağıyla dünya turunu keşfedin; lezzetli buluşmalar, kültürel zenginlikler ve diplomatların tercihi bugün sizlerle.
36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen resmi yemeğin menüsünü hazırlayan üç şeften biri olan Sinem Özler, Michelin listesinde de yer alan bir isim olarak öne çıktı. Özler, Türk mutfaklarını zirveye taşıyan menüyü hazırlarken, gastronomiyi uluslararası arenaya taşımanın heyecanını yaşadığını belirtti.
AA muhabirine konuşan Özler, zirve öncesi altyapı çalışmalarının yaklaşık sekiz aydır sürdüğünü, ekibiyle birlikte süreçte yer aldıklarını ifade etti. Brifler doğrultusunda ağırlama yemekleri için farklı öneriler toplandığını, ekip olarak bu önerileri kendi menülerine dönüştürdüklerini söyledi. Hazırlık sürecinde iki gündüz süren toplantı ve sunumlarla süreçleri şekillendirdiklerini kaydetti.
Bir kadın şef olarak davet edilmenin kendisi için ayrıca kıvanç verici olduğunu belirten Özler, Emine Erdoğan Hanımefendi’nin yemek ve ağırlamaya olan özel ilgisini vurguladı. Katılımcılara Türk kültürü ve mutfağını yansıtmanın esas amacı olduğunu söyleyen Özler, zirve boyunca iki günün hem heyecanlı hem de yoğun geçtiğini dile getirdi. Stresli anların üstesinden gelerek başarıyla tamamlandığını ifade etti.
Özler’in teşekkür ettiği unsurlardan biri, içli köfte ve kabak çiçeği dolması gibi imza yemeklerin menüde ön planda olmasıydı. Enginarı Urla’dan temin ettiklerini ve Anadolu’nun özel ürünlerini menüye kattıklarını aktaran şef, kalabalık bir oturumda yaklaşık 300 kişiye hizmet verdiklerini hatırlattı. Servisin sıcak ve kaliteli kalmasını sağlamak adına yemekleri dikkatli bir dengeyle sunmayı başardıklarını belirtti.
Üç şef ve ekip olarak yürütülen çalışma sürecinde Özler, yalnızca kendi kategorinin temsil edildiğini vurgulayarak bu karedeki tek kadın şef olmanın ayrı bir gurur kaynağı olduğunu ifade etti. Kıyasıya geçen hazırlık ve temsil sürecinin ardından ellerindeki tabakların boş kalması ise en büyük mutluluktan biri oldu.
“Dünyada bu kategoriyi temsil etmek kimine nasip olur ki?” sorusunu paylaşan Özler, mutlu günlerini hatırlatırken, mutfak ile servis arasındaki uyumun zirve sürecindeki en kritik unsur olduğuna dikkat çekti. Emine Erdoğan’ın gastronomi alanındaki çalışmalarını övgüyle anan Özler, bu tür çalışmalarda devletin desteğini hep hissettiklerini söyledi. Böyle bir temsilin hayatları boyunca unutulmaz bir anı olarak kalacağını belirten Özler, ileriye dönük olarak Türkiye mutfağını daha çok dünyaya anlatabilmeyi arzuladıklarını kaydetti.