Dağgüney Mahallesi’nden Kemanın Suratsız Zamanlara Diyalog: Müslüm Kahraman’ın 73 Yıllık Yolculuğu
Dağgüney Mahallesi’nden Kemanla yüzleşen Müslüm Kahraman’ın 73 yıllık yolculuğu: içten sohbet, dinamik anlar ve zamanın sessiz diyalogları.
Dağgüney Mahallesi’nde doğup büyüyen Müslüm Kahraman, çocukluğundan bu yana kemanıyla el ele yaşıyor. 1938 doğumlu olan kahraman, gençlik yıllarında zurna çalarak müzikal yolculuğuna başlamış; daha sonra kemanı keşfederek uzun yıllar düğünlerde müzisyenlik yapmıştır. Esas mesleği çiftçilik olan Kahraman, yöresinin kültürel mirasını kendi besteleriyle canlı tutmayı sürdürmektedir.
“Zurnayla başladım, sonra keman elimde kaldı. 35 yıl boyunca köy köy düğünlere gittim; hâlâ keman elimde, kardeşlerim gibi olduk.” sözleriyle müziğin hayatının unsuru olduğunu ifade eden Kahraman, eskiden sokaklarda ince çalgılarla çalınan şenlikleri anarken, zaman içinde klarnet ve farklı enstrümanların da sahneye dahil oluşundan bahsetti. Dış mekânlarda davul-zurna ağırlıklı ezgilerin hâkim olduğu günlerden, yaz aylarında kemanın da sokaklara taşındığı anlara geçişin anlatısını paylaştı.
Kahraman, yıllar içinde hangi işlerde çalışırsa çalışsın müziğin peşini hiç bırakmadığını söylüyor. Şimdiyse köy ortamında, evinin sıcaklığında eserlerini icra ediyor ve yöresel türkülerle geçmişten bugüne taşıdığı duyguları aktarabiliyor.
Yaşadığı olayları bestelerine yansıtan Kahraman, Orhaneli’nin bir köyünde gençlerin yaşadığı bir nişan olayını da kaleme almıştır. Bir kızın aynı köyden olan başka birinin ilgisini çekmesi üzerine yaşanan çekişmeli süreç, korku ve umut dolu bir sabahın doğuşuyla sonuçlanan o anı, türküleyerek anlatmayı sürdürdü: “Köy yolları engin dağlarla, ormanlarla doluydu; samanlıkta sabaha kadar ağladım, o ızdırabı melodilere dönüştürdüm.”
AA haber ajansına konuşan Kahraman, bestelerinin sayısının ölçülebilir olmaktan çok hatıralarla ve yaşanmışlıklarla dolu olduğundan söz ediyor. Yöre halkı için örnek bir müzik mirası olan bu öykü, köklü bir sanat geleneğinin canlı tutulmasına hizmet ediyor.