Kalın Bağırsak Kanseri Farkındalık Paneli: Erken Tanı ve Çok Disiplinli Tedavi Yaklaşımları
Kalın bağırsak kanseri farkındalığı için erken tanı ve çok disiplinli tedavi yaklaşımlarıyla yaşam kalitesini artıran bir panel özeti.
Ulusal Kolorektal Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında, 1–31 Mart döneminde düzenlenen önemli bir etkinlikte, Kalın bağırsak kanseri konusunda farkındalık artırıldı. Medipol Sağlık Grubu’nun organize ettiği panel, Medipol Mega Üniversite Hastanesi Konferans Salonu’nda toplandı.
Panelin moderatörlüğünü Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Celalettin Haskal üstlendi. Katılımcılar arasında Gastroenteroloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yılmaz Bilgiç, Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Yıldırım Altınok, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Atakan Topçu ve Nükleer Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Tansel Çakır yer aldı; kolorektal kanserin tarama yöntemlerinden güncel tedavi yaklaşımlarına kadar pek çok önemli konuyu farklı disiplinlerin bakış açılarıyla ele aldılar.
KANSERDEN KORUNMAK İÇİN SAĞLIKLI YAŞAM ÖNEMLİ başlığı altında konuşan Haskal, yaşam tarzının kanserden korunmada kilit rol oynadığını vurguladı. Beslenme alışkanlıklarıyla düzenli hareketin önemine değinen konuşmacı, günlük su tüketiminin de vücut için hayati olduğunu belirtti ve lifli gıdaların tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Sedanter yaşamın pek çok hastalık için risk oluşturduğunu da sözlerine ekledi.
KAPALI YÖNTEMLERİN KOLON-KAN SERGİSİNDE AVANTAJI ile ilişkilendirilen sözlerde, kolon ve rektum kanseri ameliyatlarında kapalı cerrahi tekniklerin ağrı, iyileşme süresi ve kalış süresi üzerindeki olumlu etkileri vurgulandı. Oftalmöz torba olarak bilinen stoma uygulanmasının durumun konumuna göre değişebileceğini ve çoğu durumda geçici olduğunu ifade eden uzmanlar, kapalı cerrahinin avantajlarını öne çıkardı.
TARAMALARDA YAŞ SINIRININ 45’E İNDİRİLMESİ konusunda Bilgiç, kolonoskopi taramalarının artık 45 yaşından itibaren başlanmasının uygun olduğunu söyledi. Özellikle ailesel risk faktörleri olan kişilerde tarama stratejilerinin bu doğrultuda belirlendiğini belirtti. Ayrıca polip tespiti durumunda tedavi planının polipin büyüklüğü ve yayılımına göre şekillendiğini vurguladı.
REKTUM KANSERİNDE IŞIN TEDAVİSİ için Altınok, ameliyat öncesinde planlanan tedavinın rolünü açıkladı. Işın tedavisiyle tümör küçültülerek cerrahi müdahale daha kontrollü hale getiriliyor ve bunun bilgisayar destekli planlama ile yürütüldüğünü belirtti. Yan etkilerin hastalar için tolere edilebilir düzeyde olduğunu ifade etti ve hastaların günlük yaşamlarına devam edebildiklerini sözlerine ekledi.
KOLON KANSERİNDE ERKEN EVREDE TEDAVİ ŞANSI ise Topçu tarafından değerlendirildi. Tarama sayesinde erken evrede yakalanan hastalıkta cerrahi tek başına yeterli olabildiğini; evre 2’de ek tedavilerin gerekebileceğini, evre 3 ve ilerleyen evrelerde ise kemoterapinin yanında hedefe yönelik ilaçların da tedavide rol alabileceğini belirtti. Hastaların tedavi sürecini hekim kontrolünde yürütmeleri gerektiğini ekledi.
PET Tetkikleri ve Radyasyon konusunu ele alan Çakır, PET tetkiklerinde verilen radyasyon dozunun genelde düşük olduğunu söyledi. Özellikle çocuklarda radyasyon maruziyetinden kaçınılmasının önemi üzerinde duran uzman, gerekli durumlarda yakınların eşliğinde tetkiklerin gerçekleştirilmesini önerdi. Gebelik durumlarında ise görüntüleme yöntemlerinin dikkatli planlanması gerektiğini belirtti.