Cezayirli Gazi Hasan Paşa Köşkü: Kazılarla Gün Yüzüne Çıkan Tarihi Kalıntılar ve Koruma Vizyonu
Cezayirli Gazi Hasan Paşa Köşkü’nün kazılarıyla gün yüzüne çıkan tarihî kalıntılar ve koruma vizyonunu keşfedin.
Ezine ilçesi ile Üvecik, Yeniköy ve Mahmudiye köyleri arasında, Batak Ovası manzarasını hakim bir konumda bulunan Cezayirli Gazi Hasan Paşa Köşkü’nün kalıntıları gün ışığına çıkartılıyor. Yapılan kazı ve temizlik çalışmalarını, ÇOMÜ Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Osman Uysal önderliğindeki bilimsel sorumluluk taşıyan ekip yürütüyor; Troya Müzesi uzmanlarının da katılımıyla yürütülen çalışmalar, Çanakkale Valiliği’nin destekleriyle kasım ayı başında başlanmış durumda.
Köşkün gözetleme kulesinin güneyine uzanan plankareler çevresinde sürdürülen kazı çalışmaları, mevcut duvarların doğu cephesiyle çevre duvarının tamamını ve kule önündeki tonozlu yapıyı gün yüzüne çıkarıyor. Ayrıca mekanlar, taş döşeli yürüyüş yolları, Osmanlı dönemine ait seramikler, demir aksamlar, ithal seramikler, sikkeler, Maydos tuğlaları ve devşirme mimari parçalar da kazılarla açığa çıkan buluntular arasında yer alıyor.
Çanakkale Valisi Ömer Toraman ve Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürü Çağman Esirgemez ile Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, kazı çalışmalarını yerinde inceledi. Vali Toraman, kazı süreçleri hakkında Prof. Dr. Ali Osman Uysal’dan bilgi aldı ve şu ifadeleri paylaştı: GeLECEK NESİLLERE AKTARMAK SORUMLULUĞUMUZ başlığı altında, bölgenin yalnızca kuleyle sınırlı olmadığını vurguladıklarını belirtti. Zamanın yıpratıcı etkisi ve ilgisizlik nedeniyle kompleks yapı tahrip olmuş olsa da, bu eserleri korumak, ihya etmek ve gelecek nesillere aktarmak temel görevi oluşturmaktadır.
Vali, DAHA KAZILACAK ALANLAR VAR mesajını da aktararak, Troya Müzesi Müdürlüğü’nün nezaretinde yürütülen çalışmalar kapsamında köşkün çevresinde yoğun bir çalışma dönemi geçirildiğini söyledi. Çiftliğin avlusu ve müştemilatlarının açığa çıkarıldığı bu süreçte, önümüzdeki yıl da kazıların devam edeceği ifade edildi. Bu buluntuların, Çanakkale’nin Türk denizciliğine katkısını ortaya koyan önemli bir değer olduğuna dikkat çekildi ve eserin korunarak gelecek nesillere aktarılması hedefi yinelendi.