Kök Hücre Bağışıyla Umuda Dokunan Bir Öğretmen: Güven ve Dayanışma Hikayesi
Kök hücre bağışıyla umut taşıyan bir öğretmenin güven ve dayanışma dolu yolculuğu; ilham veren bir hikaye ve yürek ısıtan bağış gücü.
Şehit Erdal Koçak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olan Selim Gülenç, yalnızca kan bağışıyla sınırlı kalmayıp kök hücre bağışıyla da bir çocuğun hayatında fark yaratıyor. Düzenli kan bağışlarının yanı sıra, hastanede kök hücre bekleyen bir çocuk için umut ışığı oldu.
Gülenç’in kararının kökü, yıllar önce kendi çocuğunun sağlık sorunlarıyla yaşadığı deneyime dayanıyor. Spor esnasında ortaya çıkan kemik tümörü, o dönemdeki çaresizliğin izlerini hâlâ taşıyor. Eşleşme haberi ders sırasında geldi ve bu an, Gülenç’in hayatında yeni bir dönemi açtı. Türk Kızılay’a uzun süredir bağışta bulunan öğretmen, bir anda kök hücre bağışçısı olduğunu öğrendiğinde şaşkınlık ve sevinci aynı anda yaşadı.
Bir kız çocuğu için bağış yapacağını öğrendiğinde duyguları yoğunlaştı; “Kendi çocuğumun o zor günleri aklıma geldi, o günleri yalnız başıma atlatmak zorunda kaldım.” diye paylaştı. Öğrencileriyle birlikte yürüttükleri bağış süreci ise onların farkındalık kazanmalarını ve dayanışmayı benimsemelerini sağladı.
“1995’inci gün Bakanlığa birlikte mail attık ve hastanın iyi olduğunu öğrendik” şeklindeki anısıyla bağış süreci, Gülenç ve öğrencileri için unutulmaz bir deneyim olarak kaldı. Tereddüt etmeden adım attığını vurgulayan öğretmen, “Haberi aldığım gecede şükrettim; sanki arınmış gibi hissettim” ifadesiyle duygularını özetledi. Öğrencileriyle birlikte bağış konusunda farkındalığı artırmaya devam ediyorlar.
Kök hücre bağışı, hastalar için hayatı değiştiren bir umuttur diyen Türk Kızılay Kök Hücre Bankacılığı Direktörü Levent Sağdur, bağışçıların topluluk için ne kadar değerli olduğunu vurguluyor. Bağış işleminin kan bağışıyla benzer bir süreçle gerçekleştiğini belirterek, “eşleşme sağlandığında kök hücre büyük oranda şifa getirir; özellikle çocuk hastalar için bağışlar yaşam şansı sunar” diye ekledi.
Bağış sürecinin işleyişi konusunda Sağdur şu adımları özetledi: Başvuru yapan kişiye süreç bir güne yayılıp anlatılır; ardından bir tüp kan alınarak doku tiplemesi yapılır ve sonuçlar veri tabanına eklenir. Eşleşme olduğunda bağışçıya ulaşılarak onay alınır ve kök hücre, aferez yöntemiyle toplanır.
Türkiye’de 1,2 milyon bağışçı adayının bulunduğunu belirten Sağdur, 2014 yılında TÜRKÖK çatısı altında kurulan kök hücre bankacılığının, şimdiye kadar 7 bin 800 kök hücre nakline olanak sağladığını ve bu yıl 1.065’e ulaşıldığını kaydetti. Gençlerin katılımı artarken, kadın bağışçıların ağırlıkta olduğu veri tabanında 18–35 yaş aralığındaki gençleri bağışçı olmaya teşvik etmek de öncelikler arasında.