40. Genç Günler Söyleşisinde Şahika Tekand ve Verda Habif ile Sahneye Dair Türkiye’nin Uzun Soluklu Perspektifi
40. Genç Günler Söyleşisi: Şahika Tekand ve Verda Habif ile Türkiye’nin sahneye dair uzun soluklu perspektifi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın uzun soluklu gençlik festivali kapsamında düzenlenen söyleşi, Müze Gazhane Meydan Sahnesi’nde gerçekleştirilmişti. Moderatörlüğünü Aslı Aybars’ın üstlendiği buluşmada, ünlü oyuncu Şahika Tekand ile akademisyen Verda Habif, sahne, oyunculuk ve performans kavramları bağlamında derinlemesine konuştu.
Tekand, 1988 yılında Studio Oyuncuları Tiyatrosu’nu kurduğu süreçten itibaren mesleğin evrimine dair anılarını paylaştı. “Stüdyo Oyuncularını kurduğumuz dönemde, Berlin Duvarı hâlâ ayaktaydı; fakat sektörün dinamikleri değişmeye başlamıştı. Bu süreçte tiyatroya olan ilgim pekişti ve performans sanatlarına yöneldim,” dedi. Ayrıca, mesleğin asli unsuru olarak ‘iyi oyuncu’ olmanın altını çizdi ve seyirciyle anında etkileşim kuran bir sanat dalı olan tiyatronun doğrudan üretimini paylaştığını vurguladı.
Tekand, performansın günümüzde “içi boşalmış bir terim” olarak algılanmaması için nesnellikten öyküye geçişin gerekliliğini sözlerine ekledi: “Oyuncu, yaptığı şeyi hissetmeli ve bu his ile hareket etmelidir; bu da performansın özüdünü oluşturur.”
Verda Habif ise genç kuşakların tiyatro ve oyunculuk kuramlarına olan merakını anlattı. Üniversite yıllarında Tekand’ın oyununu izlediğinde, “Tiyatro nasıl bir şey olabilir?” sorusunun yanıtını bulduğunu ifade etti. Habif’e göre oyun, söylemiyle yaptığını bir araya getiriyor ve sahnede duyumsanan hissin heyecanını paylaşıyor. Özellikle yapay zekanın insanla olan ilişkisindeki etkisini de ele alan Habif, ötekiyle ilişkinin yokluğunun üretim kapasitesini olumsuz yönde etkileyeceğini belirtti.
Söyleşi, gençlerin tiyatro ve oyunculuk kuramlarına dair sorularını yanıtlar nitelikte devam ederken, Şehir Tiyatroları adına katılımcılara teşekkür plaketi sunuldu ve toplu fotoğraflarla sona erdi.