Gıda Zehirlenmeleri: Mikroorganizmalar ve Toksinler Döner ve Tavuk Üzerinde Nasıl Tehdit Oluşturur?
Gıda zehirlenmelerine yol açan mikroorganizmalar ve toksinler: Döner ve tavuk üzerinde tehditler, güvenli pişirme ve saklama ipuçları.
Bir haber röportajında Doç. Dr. Hasan Cankurt, gıda zehirlenmelerinin yalnızca çiğ ürünlerden kaynaklanmadığını, pişmiş yiyeceklerde de toksin üreten mikroorganizmaların ciddi sağlık riskleri yaratabildiğini ifade etti. Yanlış saklama koşulları ve çapraz bulaşma, özellikle tavuk ve döner gibi ürünlerle ilişkili olarak riskleri artırıyor.
Mikroorganizmalar kendileri bulaşarak gıda zehirlenmesi yapabilirler sözüyle vurgulanan temel gerçek, mikroorganizmaların enfeksiyona yol açabilmesi ve bu durumun ortam havasından da etkilenebilmesidir. Aynı tezgah ve bıçakla farklı ürünlerin işlenmesi, ciddi çapraz bulaşma riski doğurur ve bu da tüketici sağlığı için tehdit oluşturur.
Pişmiş Yemekler de Tehlike Arz Eder ifadesiyle Cankurt, sebzelerin çoğu zaman bakteriyel bozulmaya uğradığını, gıdaların uygun sıcaklıkta saklanmamasının sonuçları ağırlaştırdığını belirtti. Gıda, uygun olmayan sıcaklıkta bekletildiğinde ilk öğünde zehirlenme görülmese bile sonraki öğünde risk doğurabilir. Pişmiş yiyecekler ise bazı mikroorganizmaların toksin üretebilmesi nedeniyle hâlâ tehlike oluşturur; toksinler ısıyla parçalanmaz.
Dışarıda Tüketim Özellikle Tavuk İçin Dikkat Gerektirir. Cankurt, dışarıda yenilen yiyecekler arasında en çok tavukla ilgili risklerin öne çıktığını belirtti. Ezme salatalar ve çiğ et ürünleri de önemli tehlikeler arasında sayıldı.
Döner Ocaklarındaki Sorun ve Çözüm Cankurt, döner kaynaklı gıda zehirlenmelerinin etin ocakta uzun süre beklemesinden kaynaklandığını söyledi. Bu soruna yönelik geliştirdikleri çözümü şu sözlerle açıkladı: içte kalan et, uzun süre ılıkta beklemek yerine özel tasarlanmış bir sistemle içten soğutulur ve dıştaki et pişerken içteki et çiğ ve ılık durumda kalmaz. Böylece mikroorganizmaların çoğalması engellenir ve enfeksiyon riski azalır. Bu yenilik, YTÜ Prof. Dr. Osman Sağdıç ve Biruni Üniversitesi Prof. Dr. Fatma Çelik ile ortak çalışmalar sonucu elde edildi.
Kaynak: Haberler.com | Sağlık