<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>NHS - Magazin Haber Ajansı</title>
	<atom:link href="https://magazinhaberajansi.com/etiket/nhs/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://magazinhaberajansi.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin ilk magazin ajansı!</description>
	<lastBuildDate>Fri, 20 Feb 2026 17:50:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Microsoft 365 Copilot Çok Kapsamlı Güvenlik İncelemesi: Hata ve Sonuçlar Üzerine</title>
		<link>https://magazinhaberajansi.com/microsoft-365-copilot-cok-kapsamli-guvenlik-incelemesi-hata-ve-sonuclar-uzerine/</link>
					<comments>https://magazinhaberajansi.com/microsoft-365-copilot-cok-kapsamli-guvenlik-incelemesi-hata-ve-sonuclar-uzerine/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 17:50:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TEKNOLOJİ]]></category>
		<category><![CDATA[Alan Woodward]]></category>
		<category><![CDATA[bbc]]></category>
		<category><![CDATA[gartner]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Microsoft 365 Copilot]]></category>
		<category><![CDATA[Nader Henein]]></category>
		<category><![CDATA[NHS]]></category>
		<category><![CDATA[NHS güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[veri koruması]]></category>
		<category><![CDATA[veri sızıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[yapay zeka güvenliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://magazinhaberajansi.com/?p=599914</guid>

					<description><![CDATA[<p>Microsoft 365 Copilot güvenlik incelemesi: hata sonuçları, kapsamlı analiz ve güvenlik önerileriyle güçlü uyum ve koruma sunuyor.</p>
<p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/microsoft-365-copilot-cok-kapsamli-guvenlik-incelemesi-hata-ve-sonuclar-uzerine/">Microsoft 365 Copilot Çok Kapsamlı Güvenlik İncelemesi: Hata ve Sonuçlar Üzerine</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Microsoft 365 Copilot Chat, iş dünyasında güvenli yapay zeka çözümleri olarak lanse edilse de son yaşanan olaylar bu iddiaları yeniden gündeme taşıdı. Yetkililer, hatanın taslak ve gönderilmiş iletiler klasörlerindeki içeriklerin bazı kullanıcılar tarafından görünmesine yol açtığını açıkladı. Bu iletiler arasında bazıları, gizli olarak işaretlenen mesajları da içeriyordu.</p>
<p><u>Erişim yetkileri ihlal edilmedi</u> ifadesiyle, şirket sözcüsü hatanın Copilot’un korumalı içerikleri hariç tutma tasarımıyla çeliştiğini ancak teknik olarak yetkisiz bir veriye erişim sağlanmadığını belirtti. Açıklamada, veri güvenliği ve erişim kontrollerinin bozulmadığı, ancak beklenen Copilot deneyimiyle uyumsuz bir sonuç ortaya çıktığı kaydedildi. Sorunun ilk tespit edildiği tarih Ocak ayına işaret edilirken, bu durum İngiltere’deki NHS için de bir destek panelinde tartışılmış oldu.</p>
<p><strong>Nitelikli bir güvenlik tartışması: Verinin sızması kaçınılmaz mı?</strong> Uzmanlar, yapay zeka araçlarının hızlı benimsenmesinin güvenlik risklerini de beraberinde getirdiğini belirtiyor. GartnerAnalistlerindan Nader Henein, bu tür hataların kaçınılmaz olduğunu ve şirketlerin yapay zeka baskısı altında yeterli yönetişimi sağlamadan bu araçları kullanmaya başladığını ifade ediyor. Siber güvenlik uzmanı Prof. Alan Woodward ise, bu araçların varsayılan olarak kapalı olarak tasarlanması gerektiğini belirtiyor ve yalnızca onay verilen kullanıcıların erişimine izin verilmesinin güvenlik açısından kritik olduğuna vurgu yapıyor. Woodward, hızla değişen bu sistemlerde yazılım hatalarının her zaman ortaya çıkabileceğini ve bunun veri sızıntılarına kapı aralayacağını ifade ediyor.</p>
<p>BBC’nin haberine göre, söz konusu olaylar küresel olarak tartışılırken, bazı kurumlar güvenlik politikalarını güçlendirme yönünde adımlar atıyor. </p><p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/microsoft-365-copilot-cok-kapsamli-guvenlik-incelemesi-hata-ve-sonuclar-uzerine/">Microsoft 365 Copilot Çok Kapsamlı Güvenlik İncelemesi: Hata ve Sonuçlar Üzerine</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://magazinhaberajansi.com/microsoft-365-copilot-cok-kapsamli-guvenlik-incelemesi-hata-ve-sonuclar-uzerine/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngiltere&#8217;de Zayıflama İğneleri ve Safra Kesesi Ameliyatları: Artış mı, Nedensel Bağlantı mı?</title>
		<link>https://magazinhaberajansi.com/ingilterede-zayiflama-igneleri-ve-safra-kesesi-ameliyatlari-artis-mi-nedensel-baglanti-mi/</link>
					<comments>https://magazinhaberajansi.com/ingilterede-zayiflama-igneleri-ve-safra-kesesi-ameliyatlari-artis-mi-nedensel-baglanti-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jan 2026 04:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bariatrik cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[GLP-1]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[MHRA]]></category>
		<category><![CDATA[Mounjaro]]></category>
		<category><![CDATA[NHS]]></category>
		<category><![CDATA[obesite]]></category>
		<category><![CDATA[pankreatit]]></category>
		<category><![CDATA[safra kesesi ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[safra kesesi taşı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[Saxenda]]></category>
		<category><![CDATA[Wegovy]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama iğneleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://magazinhaberajansi.com/?p=596919</guid>

					<description><![CDATA[<p>İngiltere'de zayıflama iğneleri ile safra kesesi ameliyatları arasındaki ilişkiyi inceliyoruz: Artış mı yoksa nedensel bağ mı? Güncel değerlendirme.</p>
<p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/ingilterede-zayiflama-igneleri-ve-safra-kesesi-ameliyatlari-artis-mi-nedensel-baglanti-mi/">İngiltere’de Zayıflama İğneleri ve Safra Kesesi Ameliyatları: Artış mı, Nedensel Bağlantı mı?</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere’de uzmanlar, zayıflama iğneleriyle safra kesesi ameliyatlarının sayısındaki artış arasında net bir bağlantı olup olmadığını anlamak için daha çok araştırmaya ihtiyaç olduklarını ifade ediyor. NHS verilerine göre 1 Nisan 2024 ile 31 Mart 2025 arasındaki mali yılda safra kesesi ameliyatlarının sayısı son on yılın en yüksek seviyesine ulaştı; bu süreçte zayıflama iğnelerinin kullanımındaki artış da dikkat çekti.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.haberler.com/static/img/sabit/bbc/bbc_turkish_header_24px.png" alt="İngiltere'de Zayıflama İğneleri ve Safra Kesesi Ameliyatları: Artış mı, Nedensel Bağlantı mı?" /></p>
<p>İngiltere Obezite ve Metabolizma Uzmanlığı Derneği Başkanı Ahmed Ahmed Ahmed, giderek daha çok kişinin kendisini zayıflama amacıyla iğnelere yöneldiğini söyledi. <u>Bu durum</u> bazı hastalarda safra taşı riskini gündeme getirirken, resmi kurumlar da konuyu sürekli olarak incelemeye devam ediyor. İlacı kullananlar arasında ortaya çıkabilen yan etkiler ve uzun vadeli etkiler ise <strong>henüz tam olarak netleşmedi</strong> ve bu alanda daha ayrıntılı çalışmaların yapılması gerekiyor.</p>
<p>İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu MHRA, Wegovy gibi GLP-1 tipi zayıflama iğnelerine ilişkin kılavuzunu, safra kesesi taşılarıyla ilişkilendirilen akut pankreatit riskine dair güncel bilgilerle güncelledi. Üreticiler Mounjaro, Wegovy ve Saxenda için hasta güvenliğinin en ileri düzeyde tutulduğunu ve yan etkilerin raporlarının dikkatle izlenmeye devam edildiğini belirtiyorlar. <u>Bu alandaki belirsizlikler</u> nedeniyle uzmanlar, daha dikkatli ve kontrollü bir yaklaşım öneriyor.</p>
<p>Birleşik Krallık’taki araştırmacılar, geçen yıl yaklaşık 1,6 milyon yetişkinin zayıflama iğnelerini kullandığını tahmin ediyor. Ancak bu kişilerin çoğu, safra taşı olmaksızın olumlu deneyimler yaşadı. Buna karşın Wirral&#8217;den Sue Peacock gibi bazı hastalar ciddi rahatsızlıklar yaşadı ve safra kesesi taşları, hatta pankreatit gelişimi nedeniyle ameliyatın gündeme geldiğini aktardı. Peacock, başlangıçta iğnelerin olumlu etkisini gördüğünü söylemesine rağmen sonrasında yaşanan komplikasyonlar nedeniyle hayatını tehdit eden bir süreçle karşı karşıya kaldığını ifade etti.</p>
<p><u><strong>Bir yıldan fazla süredir</strong></u> İngiltere’de zayıflama iğnelerinin kullanımıyla birlikte safra kesesi ameliyatlarında görülen artış da dikkat çekiyor. 1 Nisan 2024 &#8211; 31 Mart 2025 arasındaki dönemde NHS’de 80.196, önceki yıl ise 69.745 olan rakamlar, son 10 yılın en yüksek seviyesine işaret ediyor. Bu süreçte broşürlerde de safra kesesi taşlarının sık görülen bir yan etki olduğuna değiniliyor ve bazı çalışmalar, hızlı kilo kaybının da bu riskleri artırabileceğini gösteriyor. </p>
<p>NHS yetkilileri, safra kesesinin alınmasının yaygın ve güvenli bir işlem olduğunu ancak her operasyonun risk taşıdığını belirtiyor. Uzmanlar, zayıflama ilaçları düşünülüyorsa hastaların taşıyabileceği riskler konusunda dikkatli konuşmaların yapılmasının ve yan etkilerin uygun şekilde raporlanmasının önemli olduğunda hemfikirler. Üretici firmalar da bu süreçte doktorlar ve sağlık hizmeti sağlayıcıları ile işbirliğini sürdürmeye devam ediyorlar.</p>
<p><em>Bu haber, Ema Sabljak’ın katkılarıyla hazırlanmış olup bir pilot çeviri süreci kapsamında yapay zeka desteğiyle de geliştirilmiştir.</em></p><p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/ingilterede-zayiflama-igneleri-ve-safra-kesesi-ameliyatlari-artis-mi-nedensel-baglanti-mi/">İngiltere’de Zayıflama İğneleri ve Safra Kesesi Ameliyatları: Artış mı, Nedensel Bağlantı mı?</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://magazinhaberajansi.com/ingilterede-zayiflama-igneleri-ve-safra-kesesi-ameliyatlari-artis-mi-nedensel-baglanti-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menopoz ve Beyin Sağlığı: Kadınlarda Demans Riski ile Bağlantı Kuruluyor</title>
		<link>https://magazinhaberajansi.com/menopoz-ve-beyin-sagligi-kadinlarda-demans-riski-ile-baglanti-kuruluyor/</link>
					<comments>https://magazinhaberajansi.com/menopoz-ve-beyin-sagligi-kadinlarda-demans-riski-ile-baglanti-kuruluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Jan 2026 03:36:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Alzheimer Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Barbara Sahakian]]></category>
		<category><![CDATA[Beyin Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[beyin taramaları]]></category>
		<category><![CDATA[Christelle Langley]]></category>
		<category><![CDATA[Demans]]></category>
		<category><![CDATA[gri madde kaybı]]></category>
		<category><![CDATA[hormon replasman tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[HRT]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[Michelle Dyson]]></category>
		<category><![CDATA[NHS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://magazinhaberajansi.com/?p=595709</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopoz ve beyin sağlığı arasındaki ilişkiyi ele alan bu yazı, kadınlarda demans riskini anlamak için güvenilir bilgiler sunuyor.</p>
<p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/menopoz-ve-beyin-sagligi-kadinlarda-demans-riski-ile-baglanti-kuruluyor/">Menopoz ve Beyin Sağlığı: Kadınlarda Demans Riski ile Bağlantı Kuruluyor</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere’de yürütülen geniş çaplı bir çalışma, menopozun beyinde Alzheimer hastalığında gözlenen bazı değişikliklerle ilişkili olabileceğini gösterdi. Beynin hafıza ve duyguyla ilgili bölgelerinde görülen gri madde kaybı, kadınların demans riskinin nedenlerini açıklamaya bir parça yardımcı olmayı hedefliyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.haberler.com/static/img/sabit/bbc/bbc_turkish_header_24px.png" alt="Menopoz ve Beyin Sağlığı: Kadınlarda Demans Riski ile Bağlantı Kuruluyor" /></p>
<p>Araştırmada yaklaşık 125 bin kadının sağlık verileri incelenirken, 11 bin kadına ait MR beyin taramaları analiz edildi. Neurolojik değişikliklerle ilişkili bu bulgular, hormon replasman tedavisinin (HRT) beyindeki gri madde kaybını engelleyemediğini ortaya koydu.</p>
<p><strong>Menopoz</strong> süreci, kadınları ilerleyen yaşlarda daha savunmasız bir konuma getirebiliyor ve bu durum, Alzheimer’a yatkınlık gösteren beyin bölgelerinin etkilenmesiyle bağdaştırılıyor. Cambridge Üniversitesi’nden Prof. Barbara Sahakian, bu farklılıkların Alzheimer’a karşı duyarlı beyin bölgelerinde ortaya çıktığını kaydetti ve kadınlarda demans vakalarının erkeklerden yaklaşık iki kat daha sık görülebileceğini belirtti.</p>
<p>Beyinde gözlemlenen değişiklikler; beyin ve omuriliğin iletişiminde rol oynayan yağ ve sinir liflerinin bulunduğu beyaz madde ile nöronal hücre gövdelerinin yoğunlaştığı gri maddeyi kapsıyor. Bu dahili yapılar arasındaki etkileşimin menopozla nasıl etkilendiğini anlamak, hastalık risklerini aydınlatmada önemli bir adım olarak öne çıkıyor.</p>
<p><strong>Neler yaşadığınızı anlatmak ve yardım istemekten çekinmeyin</strong> sloganı, İngiltere Ulusal Sağlık Servisi’nin (NHS) menopoz döneminde kullanılan HRT’nin uyku sorunları ve ateş basması gibi belirtilere uygun bir tedavi olarak değerlendirilebileceğini hatırlatıyor. Bu çalışma, HRT’in beyin, hafıza ve ruh sağlığı üzerindeki etkilerinin net olarak anlaşılmasının zorluklar taşıdığını vurguluyor. Uzmanlar, menopozla ilişkili beyin değişikliklerinin demans riskini artırıp artırmadığını tam olarak belirlemek için uzun vadeli takiplerin gerekli olduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p>Doktor Christelle Langley, menopozla birlikte mücadelelerin sadece fiziksel değil ruhsal sağlık açısından da önem kazandığını söyledi: <strong>“Menopoz dönemindeki kadınların ruh sağlığı konusunda da daha duyarlı olmak gerekir ve başkalarına bu süreçte yaşadıklarını anlatmaktan çekinmemeliyiz.”</strong> Alzheimer Derneği temsilcisi Michelle Dyson, Birleşik Krallık’ta demans hastalarının yaklaşık üçte ikisinin kadınlardan oluştuğunu açıkladı ve hormonların bu durumla ilişkili olabileceğini belirtti. Dyson ayrıca, düzenli egzersizin, sigara içmemenin ve alkol tüketiminin demans riskini azaltmada faydalı olabileceğini sözlerine ekledi.</p>
<p><em>Bu haber BBC muhasebesiyle hazırlanıp doğrulanmış olup, bir pilot proje kapsamında çeviride yapay zekadan da yararlanıldı.</em></p><p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/menopoz-ve-beyin-sagligi-kadinlarda-demans-riski-ile-baglanti-kuruluyor/">Menopoz ve Beyin Sağlığı: Kadınlarda Demans Riski ile Bağlantı Kuruluyor</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://magazinhaberajansi.com/menopoz-ve-beyin-sagligi-kadinlarda-demans-riski-ile-baglanti-kuruluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zayıflama İğnelerinin Kesilmesi Sonrası Kilonun Geri Dönüş Hızı: Nedenleri ve Uzun Vadeli Etkileri</title>
		<link>https://magazinhaberajansi.com/zayiflama-ignelerinin-kesilmesi-sonrasi-kilonun-geri-donus-hizi-nedenleri-ve-uzun-vadeli-etkileri/</link>
					<comments>https://magazinhaberajansi.com/zayiflama-ignelerinin-kesilmesi-sonrasi-kilonun-geri-donus-hizi-nedenleri-ve-uzun-vadeli-etkileri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jan 2026 08:36:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık ve obezite]]></category>
		<category><![CDATA[GLP-1 ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[iştah kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[kilo geri kazanımı]]></category>
		<category><![CDATA[kilo koruma]]></category>
		<category><![CDATA[klinik çalışmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Mounjaro]]></category>
		<category><![CDATA[NHS]]></category>
		<category><![CDATA[Obezite]]></category>
		<category><![CDATA[Wegovy]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam tarzı değişiklikleri]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama iğneleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://magazinhaberajansi.com/?p=588588</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zayıflama iğnelerinin kesilmesinin ardından kilo gerileme hızını etkileyen nedenler ve uzun vadeli sonuçlar hakkında kapsamlı bilgi.</p>
<p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/zayiflama-ignelerinin-kesilmesi-sonrasi-kilonun-geri-donus-hizi-nedenleri-ve-uzun-vadeli-etkileri/">Zayıflama İğnelerinin Kesilmesi Sonrası Kilonun Geri Dönüş Hızı: Nedenleri ve Uzun Vadeli Etkileri</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İğneli zayıflama tedavilerinin bir süreliğine kiloda belirgin düşüş sağladığı, ancak tedavi bırakıldığında kilonun eskiye göre daha hızlı geri gelebileceği, bilimsel çalışmalarla desteklenen bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. British Medical Journal’da yayımlanan bulgular; obeziteyle ilişkili sağlık riskleri olan kişilerin bu ilaçları kullanmasının, geleneksel diyet ve egzersizle karşılaştırıldığında kilo kaybını daha hızlı geri alabileceklerini gösteriyor.</p>
<p>Çalışma, tedavi süresince hastaların yaklaşık beşte bir oranında vücut kilolarını kaydettiğini, fakat tedavi sonlandığında her ay ortalama 0,8 kilogramlık bir geri kazanım yaşandığını ortaya koyuyor. Bu durum, bir buçuk yıl gibi bir sürede tedavi öncesi kiloya dönülebileceğini işaret ediyor. Oxford Üniversitesi’nden Dr. Susan Jebb, bu ürünleri satın alan kişilerin tedavinin sonlandırılmasıyla birlikte hızlı kilo geri kazanımı riskinin farkında olmaları gerektiğini belirtiyor. Jebb’e göre, bu sonuçlar klinik denemelerden elde edilen bulgulara dayanıyor ve uzun vadeli etkilerin daha net anlaşılması için daha çok araştırmaya ihtiyaç var.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.haberler.com/static/img/sabit/bbc/bbc_turkish_header_24px.png" alt="Zayıflama İğnelerinin Kesilmesi Sonrası Kilonun Geri Dönüş Hızı: Nedenleri ve Uzun Vadeli Etkileri" /></p>
<p>Çalışmanın kapsamı dokuz binden fazla hastanın katılımıyla yürütülen 37 çalışmayı içeriyor ve Wegovy ile Mounjaro gibi GLP-1 ilaçlarıyla yapılan tedavilerin karşılaştırılması hedefleniyor. Ancak analizlerdeki maksimum takip süresinin ilaç kesildikten sonra bir yıl olması nedeniyle bazı değerler tahmini olarak değerlendirildi. Diyet yapan kişilerin iğneyle tedavi görenlere göre kilo vermede bir miktar daha yavaş kaldığı, ancak sonradan kilo alımını daha yavaş sürdürdüğü belirtiliyor; diyetin ardından aylık yaklaşık 0,1 kilogramlık bir artış görülebiliyor, bu da bireyler arasında değişkenlik gösterebiliyor.</p>
<p><u><strong>Nüksetme riski</strong></u> konusunda NHS, bu iğnelerin yalnızca obeziteye bağlı sağlık riskleri bulunan kişiler için uygun olduğunu, kilo küçülmesi amacıyla tek başına kullanımı önerilmediğini vurguluyor. Hekimler, ayrıca sağlıklı beslenme, yeterli egzersiz gibi yaşam tarzı değişikliklerini sürdürmeyi de teşvik etmelidir. Tedavinin ömür boyu sürdürülmesi konusundaki tartışmalar, kilo kaybı sonrası yeniden kilo alma riskinin varlığına dayanıyor. </p>
<p>İğnelerin bırakılmasıyla karşılaşılan açlık ve iştah artışı, beynin açlık ve doyum sinyallerini düzenleyen GLP-1 hormonuna dayanan tedavinin ani olarak kesilmesiyle ortaya çıkabiliyor. Surrey Üniversitesi’nden Dr. Adam Collins, ilacın bırakılmasıyla doğal GLP-1 üretiminin etkilenmesi nedeniyle iştah kontrolünün bozulabildiğini belirtiyor. Bu durum, ilaç kullanımı sırasında iştahın baskılanmasıyla ilgili bir adaptasyonun, tedavinin sonrasında bozulmasına yol açabiliyor. </p>
<p><u><strong>Obezitenin kronik doğası</strong></u> ile bağlantılı olarak Glasgow Üniversitesi’nden Profesör Naveed Sattar, kısa süreli kullanımın bile ek sağlık faydaları sunabileceğini ancak kilonun uzun vadede korunması için yaşam tarzı değişiklikleriyle desteklenen devamlı bir tedavinin gerekliliğini vurguluyor. Üç ila dört yıl boyunca düzenli kullanımla, çoğu kişi normalden çok daha düşük kiloyu koruyabilir; ancak bu durum, bireyden bireye değişkenlik gösteriyor. İlaçları üreten şirketler ise tedaviye sağlık danışmanlığı ve yaşam tarzı değişiklikleri eşlik ettiği sürece kilo ve genel sağlık açısından olumlu sonuçların sürdürülebilir olduğuna dikkat çekiyorlar. </p>
<p>Bu bulgular, obezitenin kronik bir durum olduğuna dair görüşü pekiştirirken, tek başına ilaç tedavisine güvenmenin, uzun vadede istenen sonuçları sağlamayabileceğini gösteriyor. Kaynaklar: Haberler.com ve ilgili klinik çalışmalar.</p><p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/zayiflama-ignelerinin-kesilmesi-sonrasi-kilonun-geri-donus-hizi-nedenleri-ve-uzun-vadeli-etkileri/">Zayıflama İğnelerinin Kesilmesi Sonrası Kilonun Geri Dönüş Hızı: Nedenleri ve Uzun Vadeli Etkileri</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://magazinhaberajansi.com/zayiflama-ignelerinin-kesilmesi-sonrasi-kilonun-geri-donus-hizi-nedenleri-ve-uzun-vadeli-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gıda Zehirlenmeleri: Belirtiler, Yaygın Kaynaklar ve Korunma Yolları</title>
		<link>https://magazinhaberajansi.com/gida-zehirlenmeleri-belirtiler-yaygin-kaynaklar-ve-korunma-yollari/</link>
					<comments>https://magazinhaberajansi.com/gida-zehirlenmeleri-belirtiler-yaygin-kaynaklar-ve-korunma-yollari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Nov 2025 04:06:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[bakteri virüsler]]></category>
		<category><![CDATA[çiğ gıdalar çapraz bulaşma]]></category>
		<category><![CDATA[EFSA]]></category>
		<category><![CDATA[gıda güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[gıda güvenliği ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[gıda zehirlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[güvenli beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[ishal]]></category>
		<category><![CDATA[k vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[Mide Bulantısı]]></category>
		<category><![CDATA[NHS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://magazinhaberajansi.com/?p=571170</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gıda zehirlenmeleri belirtileri, yaygın kaynaklar ve etkili korunma yolları ile güvenli beslenme rehberiniz.</p>
<p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/gida-zehirlenmeleri-belirtiler-yaygin-kaynaklar-ve-korunma-yollari/">Gıda Zehirlenmeleri: Belirtiler, Yaygın Kaynaklar ve Korunma Yolları</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da tatil yapan dört kişilik Böcek ailesinin gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırılması ve iki çocuğun hayatını kaybetmesi, anne ile babanın yoğun bakım tedavisi gördüğü haberleriyle birlikte geniş çapta kaygıya yol açtı. İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri olayla ilgili inceleme başlattıklarını belirtti. Ailenin 11 Kasım’da Ortaköy’de bir seyyar satıcıdan midye alması ve bir restoranda yemek yemesi, mide bulantısı ve kusma belirtilerinin ilk olarak 12 Kasım’da farklı hastanelerde görülmesi öne sürüldü. </p>
<p><img decoding="async" src="https://www.haberler.com/static/img/sabit/bbc/bbc_turkish_header_24px.png" alt="Gıda Zehirlenmeleri: Belirtiler, Yaygın Kaynaklar ve Korunma Yolları" /></p>
<p>Gıda zehirlenmesiyle ilgili temel bilgiler ise şu şekilde özetlenebilir: Şüpheli gıda veya içecekleri tüketen kişilerde bakteri, virüs ya da parazitler nedeniyle hastalık gelişebiliyor. EFSA, güvenilir olmayan hazırlama ve saklama uygulamalarının zehirlenmelere yol açabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle çiğ gıdaların tüketimiyle temas eden bakteriler, tüketime hazır gıdalara sirayet edebiliyor. </p>
<p><strong>Başlıca sorun oluşturan mikroorganizmalar</strong> arasında Salmonella, Listeria monocytogenes, Campylobacter jejuni, Escherichia coli O157:H7 ve Staphylococcus aureus gibi patojenler öne çıkıyor. Klinik tabloya bakıldığında ishal, bulantı, kusma ve karın ağrısı gibi gastrointestinals belirtiler sık görülüyor; bazı vakalarda yüksek ateş de ortaya çıkabiliyor. Belirtiler çoğu zaman yiyeceği tüketildikten kısa sürede başlasa da bazı durumlarda birkaç gün sonra da görülebiliyor. </p>
<p><strong>Hangi yiyecekler riskli olabilir?</strong> NHS’nin görüşüne göre her tür gıda zehirlenmeye yol açabilir; ancak tavuk ve kabuklu deniz ürünleriyle bazı pişirilmemiş veya çapraz bulaşmaya açık gıdalar daha sık sorun yaratabiliyor. Yaz aylarında bakteri üremesinin artması nedeniyle mevsimle ilişkilendiren kaynaklar da var. Ayrıca salata gibi hafif besinler de beklenenden daha fazla risk taşıyabilir. </p>
<p>Türkiye’de de e-Devlet üzerinden “Gıda Kaynaklı Enfeksiyon ve Zehirlenme Şikayeti” başvurusu yapılabiliyor. EFSA, gıda zehirlenmesini önlemek için temelde çiğ ve pişmiş gıdaların ayrı tutulmasını, çapraz bulaşmanın etkili bir biçimde engellenmesini öneriyor. Çiğ sebzeler için temizlik önemli olsa da çiğ etlerin yıkanmaması gerektiğini de uzmanlar vurguluyor. </p>
<p><strong>Bağışıklık sistemine göre risk grupları</strong> arasında hamileler, küçük çocuklar, kronik hastalıklar nedeniyle zayıflamış olanlar ve ileri yaştakiler bulunuyor. Bu gruplarda enfeksiyon riskinin ve ağırlaşma olasılığının daha yüksek olduğu belirtiliyor. </p>
<p><strong>Gıda zehirlenmesiyle karşılaşıldığında yapılması gerekenler</strong> arasında bol sıvı tüketimi, ishal geçene kadar ve iki gün daha dinlenme, mümkünse istirahat ve hafif besinlerle beslenme yer alıyor. Susuz kalmayı önlemek için sıvı alımını artırmak önemli. Gerektiğinde doktor yardımı almak ve aşırı semptomlarda profesyonel müdahale için başvurmak gerekiyor. </p>
<p>Gıda zehirlenmesinin tedbirleri ve belirtileri konusunda daha ayrıntılı bilgi için yetkili sağlık otoritelerinin önerilerini takip etmek faydalıdır. Şikayetler birkaç gün içinde düzelmezse veya ağırlaşırsa, tıbbi destek almak gerekir.</p><p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/gida-zehirlenmeleri-belirtiler-yaygin-kaynaklar-ve-korunma-yollari/">Gıda Zehirlenmeleri: Belirtiler, Yaygın Kaynaklar ve Korunma Yolları</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://magazinhaberajansi.com/gida-zehirlenmeleri-belirtiler-yaygin-kaynaklar-ve-korunma-yollari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fusion Projesi: Yeni Doğan Beyin Görüntülemede Üstün Taşınabilirlik ve Optik-Ultrason Entegrasyonu</title>
		<link>https://magazinhaberajansi.com/fusion-projesi-yeni-dogan-beyin-goruntulemede-ustun-tasinabilirlik-ve-optik-ultrason-entegrasyonu/</link>
					<comments>https://magazinhaberajansi.com/fusion-projesi-yeni-dogan-beyin-goruntulemede-ustun-tasinabilirlik-ve-optik-ultrason-entegrasyonu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Nov 2025 02:54:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[beyin gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[beyin görüntüleme teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[fonksiyonel ultrason]]></category>
		<category><![CDATA[Fusion projesi]]></category>
		<category><![CDATA[HIE]]></category>
		<category><![CDATA[NHS]]></category>
		<category><![CDATA[optik görüntüleme]]></category>
		<category><![CDATA[yeni doğan beyin hasarı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://magazinhaberajansi.com/?p=568606</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fusion Projesi: Yeni doğan beyin görüntülemede taşınabilirlik ve Optik-Ultrason entegrasyonu ile üst düzey çözünürlük ve kolay kullanılabilirlik</p>
<p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/fusion-projesi-yeni-dogan-beyin-goruntulemede-ustun-tasinabilirlik-ve-optik-ultrason-entegrasyonu/">Fusion Projesi: Yeni Doğan Beyin Görüntülemede Üstün Taşınabilirlik ve Optik-Ultrason Entegrasyonu</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere’nin Cambridge kentindeki Rosie Doğum Hastanesi’nde görüntüleme odasında, üç haftalık Theo sessizce derin uykuda. Henüz farkında değildir; bu bebek, hayatları değiştirebilecek bir teknolojinin test sürecinde yer almakta.</p>
<p>Dr. Flora Faure, Theo’nun başına dikkatle yerleştirdiği küçük siyah başlığı gösteriyor. Başlık, yüzücüler için bone ya da rugby oyuncularının koruyucu ekipmanı gibi görünüyor ve üzerinde altıgen çıkıntılar bulunuyor. Bu çıkıntıların içinde, Theo’nun beyin faaliyetlerini izleyen bir teknoloji saklı.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.haberler.com/static/img/sabit/bbc/bbc_turkish_header_24px.png" alt="Fusion Projesi: Yeni Doğan Beyin Görüntülemede Üstün Taşınabilirlik ve Optik-Ultrason Entegrasyonu" /></p>
<p>“Yeni Doğanlarda Fonksiyonel Ultrason ile Optik Görüntülemenin Entegrasyonu” adlı Fusion çalışması kapsamında Faure, bu yaklaşımın ışık ve ultrasonu ilk kez bu biçimde bir araya getirdiğini belirtiyor. Böylece beynin daha kapsamlı bir görüntüsünü elde etmek mümkün oluyor.</p>
<p>Beyin gelişimi, doğum öncesi ve sonrası haftalarda sürekli değişim gösterir. Doğumdan kaynaklanan beyin hasarı, yaşam boyu süren engellilikler için ana nedenlerden biri olarak görülüyor. İngiltere Genel Sağlık Hizmeti (NHS) çatısı altında, doğum sırasında ortaya çıkan beyin hasarlarını engellemeyi hedefleyen bir program uygulanıyor. Bu hasar, beynin vücuttaki iletişimini bozduğu için epilepsi veya serebral palsi gibi durumlara yol açabilir; erken doğan bebeklerde risk daha yüksektir. Oksijen yetersizliği, beyin kanaması, enfeksiyon veya doğum travması gibi pek çok nedenden dolayı ortaya çıkabilir.</p>
<p>İngiltere’de her bin bebekten yaklaşık beşi beyin hasarı ile doğuyor. Ancak mevcut izleme yöntemleri, bebeğin ilerleyen yaşlarda ne ölçüde ve nasıl etkileneceğini öngörmede sınırlı kalıyor. Dünya genelinde Hipoksik-iskemik ensefalopati (HIE), doğum sırasında beyine yeterli oksijen ve/veya kan akışının sağlanamaması sebebiyle ölüm ve engellilik riskinin önde gelen nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Her yıl yaklaşık 3 milyon bebek bu durumdan etkileniyor.</p>
<p>Hope for HIE adlı aile destek ağına göre doğum sırasında meydana gelen beyin hasarı, küresel yeni doğan ölümlerinin yaklaşık %23’ünü oluşturuyor. Yüksek gelirli ülkelerde bu oran, bin canlı doğumda 1 ila 3 vaka arasında değişirken, düşük ve orta gelirli ülkelerde 4 ila 30 arasında değişiyor. Sahra Altı Afrika’da bazı bölgeler, en yüksek oranların görüldüğü yerler arasında ve bu durum zengin ülkelere kıyasla on kat fazladır.</p>
<p>Faure, başlığın çalışma prensibini şu sözlerle anlatıyor: “Işık sensörleri, beynin yüzeyindeki oksijen değişimlerini izliyor; bu yönteme yüksek yoğunluklu yaygın optik tomografi denir. Fonksiyonel ultrason ise beynin derinlerindeki küçük damarları görüntüler.” Cihazın taşınabilir olması, bebeklerin kendi beşiklerinde, düzenli aralıklarla izlenebilmesini mümkün kılıyor.</p>
<p>Danışman beyin cerrahı Dr. Alexis Joannides, bu cihazın MRI veya kraniyal ultrason taramalarıyla karşılaştırıldığında çeşitli avantajlar sunduğunu düşünüyor. Joannides, MRI’nin yüksek maliyet ve uzun tarama süreleri nedeniyle sınırlı kalabildiğini belirterek, “İlk haftalarda beyin her gün değişiyor; bu yüzden düzenli testler yapmak büyük değer taşır” diye ekliyor. Ayrıca, MRI ve CUS taramaları beyin yapısı ile fonksiyon arasındaki karmaşık ilişki nedeniyle hasarın niteliğini öngörmede sınırlı kalabiliyor. Imperial College London&#8217;ın 2018’de yürüttüğü bir çalışma ise ek 15 dakikalık taramayla doğruluğun artırılabileceğini göstermişti.</p>
<p>Bu çalışmanın amacı, bebekler üzerinde düzenli taramalarla erken farkındalık ve hızlı tedavi olanakları sunmak. Serebral palsili çocuklara destek veren Action Cerebral Palsy derneği, bu tür teknolojilerin dönüştürücü olabileceğini ancak topluluk terapistlerinin kapasitesinin de güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Kurumun kurucusu Amanda Richardson, “Bu tür yenilikler fark yaratabilir; fakat yardım alma süreçlerinde mevcut uzun bekleme süreleri de büyük bir engel” diyor.</p>
<p>Cambridge Üniversitesi Hastaneleri’ne bağlı Evelyn Perinatal Görüntüleme Merkezi’nin direktörü ve yenidoğan uzmanı Prof. Topun Austin, Fusion araştırmasının iki uçtaki döneme; bebeklik ve yaşlılık dönemlerine odaklandığını ifade ediyor. Austin’e göre, yeni doğan bebeklerde beyin aktivitesini beşik başında değerlendirmek amacıyla geliştirilmekte olan bu sistemin kanıtlanması hedefleniyor. “Geçtiğimiz 12 ayda hem sağlıklı hem de prematüre bebeklerle testler yaptık. Şimdi, beyin hasarı riski yüksek bebeklere odaklanacağız.” diye konuşuyor. Bu yaklaşım, beyin aktivite örüntülerinin erken fark edilmesi ve hasara karşı müdahalenin hız kazanması açısından değerli.</p>
<p>Theo, deneye katılan sağlıklı ve zamanında doğan bebeklerden biri olarak anılıyor. Annesi Stani Georgieva, bu çalışmaya katkı sağlamanın değerli olduğunu düşünüyor: “Biz de bilim insanıyız. Theo büyüdüğünde, bu alanda geliştirilecek yeniliklerden faydalanacak. Onun bu sürecin bir parçası olmasını istedik.”</p>
<p>Cambridge merkezli NIHR Beyin Hasarı Sağlık Teknolojileri Araştırma Merkezi, bu çalışmanın eş başlatıcısı olan Dr. Joannides’in önderliğinde projekti destekliyor. Merkez, beyin hasarı açısından yaşam kalitesini artıracak yeni teknolojiler geliştirmek için fon sağladı ve başarı halinde NHS genelinde yaygınlaştırılmasına destek verecek. Joannides, “Önümüzde hâlâ engeller var, ancak üç ila beş yıl içinde daha geniş çapta değerlendirilebilecek bir ürüne sahip olmayı umut ediyoruz. Maliyet uygun olursa, bu cihaz yalnızca mevcut sorunları izlemekle kalmayıp, risk altındaki diğer bebekleri de belirlemeye yardımcı olacak bir tarama aracı haline gelebilir.”</p>
<p><strong>Kaynak: Haberler.com</strong></p><p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/fusion-projesi-yeni-dogan-beyin-goruntulemede-ustun-tasinabilirlik-ve-optik-ultrason-entegrasyonu/">Fusion Projesi: Yeni Doğan Beyin Görüntülemede Üstün Taşınabilirlik ve Optik-Ultrason Entegrasyonu</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://magazinhaberajansi.com/fusion-projesi-yeni-dogan-beyin-goruntulemede-ustun-tasinabilirlik-ve-optik-ultrason-entegrasyonu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kabızlıkla Mücadelede Yeni Rehber: Meyve, Sıvı ve Minerallerin Rolü</title>
		<link>https://magazinhaberajansi.com/kabizlikla-mucadelede-yeni-rehber-meyve-sivi-ve-minerallerin-rolu/</link>
					<comments>https://magazinhaberajansi.com/kabizlikla-mucadelede-yeni-rehber-meyve-sivi-ve-minerallerin-rolu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Oct 2025 15:12:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[Bağırsak Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çavdar ekmeği]]></category>
		<category><![CDATA[İrini Dimidi]]></category>
		<category><![CDATA[Kabızlık]]></category>
		<category><![CDATA[kivi]]></category>
		<category><![CDATA[kuru erik]]></category>
		<category><![CDATA[lifli gıdalar]]></category>
		<category><![CDATA[Maden Suyu]]></category>
		<category><![CDATA[Magnezyum]]></category>
		<category><![CDATA[NHS]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://magazinhaberajansi.com/?p=559333</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kabızlıkla mücadelede meyve, sıvı ve minerallerin rolünü anlatan yeni rehber: sağlıklı bağırsaklar için pratik öneriler ve kolay uygulanabilir ipuçları.</p>
<p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/kabizlikla-mucadelede-yeni-rehber-meyve-sivi-ve-minerallerin-rolu/">Kabızlıkla Mücadelede Yeni Rehber: Meyve, Sıvı ve Minerallerin Rolü</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere Ulusal Sağlık Hizmetleri (NHS), kabızlık konusunda yeni bir rehber yayımladı. Son bir hafta içinde tuvalete çıkmama ya da çıkış sıklığında belirgin azalma, kabızlık göstergesi olarak kabul ediliyor. Ayrıca zorlanarak tuvalet çıkmak veya bağırsakların tamamen boşalmadığı hissi de dikkat edilmesi gereken işaretler arasında yer alıyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://icdn.ensonhaber.com/crop/1200x0/resimler/diger/kok/2025/10/17/68f2193d467d2741__w1200xh675.jpg" alt="Kabızlıkla Mücadelede Yeni Rehber: Meyve, Sıvı ve Minerallerin Rolü" /></p>
<p>Rehberin başyazarı Dr. Eirini Dimidi, kabızlık belirtilerinin insanlarda geniş bir yelpazede görüldüğünü vurguluyor. En yaygın öneri olarak ise <u>meyve ve sıvı tüketimini artırmaya</u> odaklanan çözümler öne sürülüyor.</p>
<p><strong>Günlük beslenmede kilit öneriler</strong> arasında, gün içinde <u>iki veya üç adet kivi</u> tüketilmesi, bağırsak hareketlerini destekleyen önemli bir strateji olarak öne çıkıyor. Lif içeriği dışkı hacmini artırarak bağırsakları hareketlendirmeyi hedeflerken, su miktarını artırarak dışkıyı yumuşatmaya yardımcı oluyor. Ayrıca, günde <u>kuru erik ve çavdar ekmeği</u> tüketmenin de benzer faydalar sağladığı belirtiliyor.</p>
<p>Uzmanlar, <u>maden suyunun</u> musluk suyuna göre bağırsak sağlığı açısından daha faydalı olabileceğini, ancak şişelenmiş suyun mineral içeriğinin ülkeler arasında değişiklik gösterebileceğini ifade ediyor. Kabızlığa karşı önemli minerallerden biri olan <u>magnezyum</u>, oksit formundaki takviyelerin <u>alt karın ağrısı, şişkinlik ve ıkınma</u> gibi şikayetleri azaltıp dışkılamayı kolaylaştırabildiğini gösteren araştırmalarla destekleniyor.</p>
<p>Bu bilgiler, kabızlığı önlemek ve bağırsak hareketlerini düzenlemek için pratik bir yol haritası sunuyor. Kaynak: Ensonhaber</p><p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/kabizlikla-mucadelede-yeni-rehber-meyve-sivi-ve-minerallerin-rolu/">Kabızlıkla Mücadelede Yeni Rehber: Meyve, Sıvı ve Minerallerin Rolü</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://magazinhaberajansi.com/kabizlikla-mucadelede-yeni-rehber-meyve-sivi-ve-minerallerin-rolu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tylenol ve Gebelik: Otizm, Güvenlik ve Kullanım Kılavuzu</title>
		<link>https://magazinhaberajansi.com/tylenol-ve-gebelik-otizm-guvenlik-ve-kullanim-kilavuzu/</link>
					<comments>https://magazinhaberajansi.com/tylenol-ve-gebelik-otizm-guvenlik-ve-kullanim-kilavuzu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2025 03:18:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[ACOG]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[asetaminofen]]></category>
		<category><![CDATA[dozaj sınırları]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelikte ağrı kesiciler]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer tehlikesi]]></category>
		<category><![CDATA[NHS]]></category>
		<category><![CDATA[otizm riskleri]]></category>
		<category><![CDATA[parasetamol]]></category>
		<category><![CDATA[Tylenol]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://magazinhaberajansi.com/?p=554435</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tylenol ve Gebelik: Otizm, güvenlik ve kullanım kılavuzu hakkında güvenilir bilgilerle anne adaylarına net rehberlik sunan kapsamlı bir içerik.</p>
<p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/tylenol-ve-gebelik-otizm-guvenlik-ve-kullanim-kilavuzu/">Tylenol ve Gebelik: Otizm, Güvenlik ve Kullanım Kılavuzu</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hamilelik sırasında ağrı kesici kullanımı konusunda tartışmalar sürerken, Tylenol olarak bilinen asetaminofen/paracetamolün bazı güvenlik iddiaları ve önerileri masaya yatırılıyor. Uzmanlar, hastaların bebek gelişimini etkileyecek olası riskleri azaltmak için dikkatli kullanımın altını çiziyor.</p>
<p>Yapılan açıklamalarda, Tylenol’ün bazı bölgelerde hamileler için güvenli bir seçenek olarak görüldüğü belirtiliyor. Özellikle ülkelerin sağlık otoriteleri tarafından yayımlanan rehberler, doğru dozlarda kullanıldığında sorun yaratmayabileceğini işaret ediyor. Ancak bazı araştırmalar, hamilelik sırasında ilaca maruz kalmanın otizm spektrum bozukluğu ile ilişkilendirilme ihtimalini gündeme getiriyor; bu ilişki ise kesin kanıt içermemekte ve tartışmalı kalmaktadır.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.haberler.com/static/img/sabit/bbc/bbc_turkish_header_24px.png" alt="Tylenol ve Gebelik: Otizm, Güvenlik ve Kullanım Kılavuzu" /></p>
<p><u>İlaç güvenliği</u> konusunda uluslararası kurumlar ve sağlık hizmetleri bir araya gelerek, parasetamolün <strong>hamilelik boyunca güvenli bir ağrı kesici seçeneklerinden biri</strong> olarak sıklıkla önerildiğini ifade ediyor. ACOG, ilacın <em>fetal gelişim</em> üzerinde doğrudan kanıtlı bir tehlike ortaya koymadığını belirtirken, NHS de hamilelikteki kullanımların yaygın olduğunu ve bebeklere zarar vermediğini kaydediyor. Üretici şirketler de bu görüşleri destekleyerek, doktor tavsiyesi olmadan reçetesiz ilaca başvurulmaması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p><strong>Nasıl çalışır ve neden önemli?</strong> Parasetamolün ağrı sinyalini ve vücut sıcaklığını düzenleyen mekanizmaları etkilediği düşünülüyor, fakat tam olarak hangi yollarla çalıştığı konusunda bilimsel konsensus henüz sağlanmadı. Uzmanlar, güvenli kullanım için <u>dozaj sınırlarına riayet</u> edilmesini ve uzun süreli, yüksek doz uygulamalarından kaçınılmasını tavsiye ediyor.</p>
<p><u>Doz sınırları ve güvenlik</u> bağlamında, çoğu yerde 24 saat içinde maksimum sekiz tabletlik bir sınır önerisi bulunuyor. Aşırı dozlar karaciğer üzerinde ciddi hasarlara yol açabiliyor ve bazı durumlarda ölümcül sonuçlar doğurabiliyor. Bu nedenle ebeveynler ve bakıcılar, çocuklar için uygun dozları dikkatle hesaplamalı ve farklı ilaçların içeriğini kontrol etmelidirler.</p>
<p><strong>Etkinlik durumu</strong> konusunda ise parasetamol, ağrıya karşı Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilk basamak tedavi olarak öneriliyor. Ancak etkinlik, ağrının türüne göre değişiyor ve bazı durumlarda fayda orta veya düşük düzeyde değerlendiriliyor. Özellikle diz ağrısı veya kanserle ilişkili ağrılar için etkisi farklı sonuçlar gösteriyor.</p><p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/tylenol-ve-gebelik-otizm-guvenlik-ve-kullanim-kilavuzu/">Tylenol ve Gebelik: Otizm, Güvenlik ve Kullanım Kılavuzu</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://magazinhaberajansi.com/tylenol-ve-gebelik-otizm-guvenlik-ve-kullanim-kilavuzu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şu anda kalmanın gücü: Anı yakalamanın ve dijital kıyaslardan sıyrılmanın yolları</title>
		<link>https://magazinhaberajansi.com/su-anda-kalmanin-gucu-ani-yakalamanin-ve-dijital-kiyaslardan-siyrilmanin-yollari/</link>
					<comments>https://magazinhaberajansi.com/su-anda-kalmanin-gucu-ani-yakalamanin-ve-dijital-kiyaslardan-siyrilmanin-yollari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 05:48:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Al-Rifai]]></category>
		<category><![CDATA[anı yaşamak]]></category>
		<category><![CDATA[beyin]]></category>
		<category><![CDATA[dijital disiplin]]></category>
		<category><![CDATA[duyusal farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[Kabat-Zinn]]></category>
		<category><![CDATA[MBSR]]></category>
		<category><![CDATA[mindfullness teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[mindfulness]]></category>
		<category><![CDATA[NHS]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya kıyaslama]]></category>
		<category><![CDATA[tek görev odaklanması]]></category>
		<category><![CDATA[zihinsel sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://magazinhaberajansi.com/?p=548280</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şu anda kalmanın gücü: Anı yakalamak, dijital kıyaslardan sıyrılmak ve huzurlu bir farkındalıkla şimdiye odaklanın.</p>
<p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/su-anda-kalmanin-gucu-ani-yakalamanin-ve-dijital-kiyaslardan-siyrilmanin-yollari/">Şu anda kalmanın gücü: Anı yakalamanın ve dijital kıyaslardan sıyrılmanın yolları</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir gün Instagram’da gezinirken karşımda beliren bir videodan aklımdan çıkmayan bir anı kaldı. Ekranda yazıyordu: “On yıl sonraki halin, bu anın tadını biraz daha fazla çıkarman için sana yalvarıyor.” Bu söz, çoğumuzun karşılaştığı bir zorluk olan <u>anı yaşamanın önemine</u> vurgu yapıyordu. Farkındalık—veya mindfulness—kullanıcılara o anda düşüncelerine, duygularına ve çevrelerine dikkat kesilmelerini öğütleyen bir yaklaşım olarak karşımıza çıkıyor. Hayat hızlandıkça, uzmanlar farkındalığın bir lüks değil, ruh sağlığını korumanın temel gerekliliği olduğuna işaret ediyorlar.</p>
<p><strong>Zeina</strong>, Ürdün’ün Amman kentinde yaşayan 37 yaşında bir spor eğitmeni olarak geçmişte görünüşüne ve kilosuna odaklanmaktan sıkıldığını söylüyor: “Yıllarımı daha iyi biri olmaya çalışarak geçirdim; ama aslında iyi olduğumu unuttum.” Şimdiyse eski fotoğraflara bakınca kendine uyguladığı acımasızlığı fark ediyor. Raed ise bilgisayar mühendisi olarak çalışırken kaybettiği işinin onun bakış açısını değiştirdiğini anlatıyor: <i>“İşimi değiştirmeyi isterdim, şimdi ise o günleri ve hatta sabahki trafik sıkışıklığını özlüyorum.”</i> Ailesinin geçimini sağlayan Ahmed ise çocuklarının ergenliğe girmesiyle birlikte <u>evdeki kaosun</u> aslında hayatının en güzel yanları olduğunu anlıyor: “Şimdi o günleri, seslerini ve rastgele sohbetlerini daha çok özlüyorum.”</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.haberler.com/static/img/sabit/bbc/bbc_turkish_header_24px.png" alt="Şu anda kalmanın gücü: Anı yakalamanın ve dijital kıyaslardan sıyrılmanın yolları" /></p>
<p><b>Neden içinde bulunduğumuz anı görmezden geliyoruz?</b> Bu üç kişinin deneyimleri, zaman geçtikçe anların değerini fark etmenin ne kadar yaygın bir durum olduğunu gösteriyor. Psikolog Dr. Nawaf Al-Rifai’nin açıklamasına göre, insanlar zihinsel yolculuk eğilimini sürdürdüklerinde uyanık kaldıkları anların büyük bir kısmını geçmişe ya da geleceğe dair düşünceler arasında geçirirler. Bu durum <i>varsayılan ağı</i> olarak bilinen beyin ağıyla bağ kurar; ancak bazı kişiler için bu, dikkat dağınıklığına dönüştürülebilir. </p>
<p><b>Farkındalık nereden geliyor?</b> Farkındalık pratiğinin kökleri Budist meditasyon tekniklerine dayanır. 1960’lar civarında bilim insanları bu yöntemin ağrı ve ruh sağlığı üzerindeki faydalarını incelemeye başladı. Jon Kabat-Zinn, Massachusetts Üniversitesi Tıp Merkezi’nde 1979’da Mindfulness-Based Stress Reduction (MBSR) programını kurarak sekiz haftalık bir süreçte kronik ağrı ve benzeri durumlarda farkındalığın etkilerini gözlemledi. Bu çalışmalar ve sonuçlar tıp camiasında farkındalığın giderek daha geniş kabul görmesini sağladı. Günümüzde NHS gibi klinik ortamlarda da kullanılan bir terapiye dönüşmüştür.</p>
<p><b>Görünmez bir kıyas yarışında mı kalıyoruz?</b> Sosyal medya, beden görünümleri ve lüks tatiller gibi gerçekçi olmayan imajları hızla dayatıyor. Algoritmalar, kullanıcıları kusursuz hayatların etkileyici kısımlarıyla karşı karşıya bırakıyor. Al-Ramahi, bu durumun bilinçaltımızı yeniden programladığını ve çoğumuzun “kusursuz bir yaşam” fikrine kapıldığını söylüyor. Bu, yukarıya doğru bir sosyal karşılaştırma olarak beyin bölgelerini etkiliyor ve kendimizi yetersiz hissetmemize yol açıyor.</p>
<p>Bu nedenle, klinik psikologlar, telefon bildirimlerini bırakmaktan veya karşılaştırma dürtüsünü tamamen yok etmektense, bu eğilimi fark edip gözlemlemeye odaklanmayı öneriyorlar. Söz konusu süreç, zihinle savaşmak yerine onun yönlendirilmesini amaçlar. Dijital ekosisteminizle ilgili basit adımlar somut sonuçlar doğurabilir: kimi hesapları takip ettiğinizi ve size gerçekten ne kattıklarını gözden geçirin.</p>
<p><b>Neler yapabiliriz?</b> Al-Rifai’nin önerileriyle başlamak kolay: <u>en küçük görevden başlayın</u> ve anlık bir deneyimle odaklanmayı deneyin. Örneğin bir fincan kahveyi beş dakika boyunca için, <i>sıcılığını hissedin</i>, tadını ve kokusunu sadece deneyimleyin; düşünceleri sınırı yokmuş gibi izlemeden, hareketi gözlemleyin. Buna “tek görev odaklanması” diyoruz. Başka bir yöntem de “beş duyu oyunu”: dikkatizi duyusal alanınıza taşıyarak beyin bölgesini merkeze alın. Bu yaklaşımla beyin, kaygıdan duyusal deneyime yönlendirilir. Unutmayın: sinir sisteminiz çalışmak ve dinlenmek için tasarlanmıştır. Siz bir insansınız ve bu süreçte fayda sağlayacak olan, zihinle uyumlu bir yaklaşımı benimsemektir.</p>
<p>Kaynak: Haberler.com</p><p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/su-anda-kalmanin-gucu-ani-yakalamanin-ve-dijital-kiyaslardan-siyrilmanin-yollari/">Şu anda kalmanın gücü: Anı yakalamanın ve dijital kıyaslardan sıyrılmanın yolları</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://magazinhaberajansi.com/su-anda-kalmanin-gucu-ani-yakalamanin-ve-dijital-kiyaslardan-siyrilmanin-yollari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bazı gıdalar migreni tetikliyor mu?</title>
		<link>https://magazinhaberajansi.com/bazi-gidalar-migreni-tetikliyor-mu/</link>
					<comments>https://magazinhaberajansi.com/bazi-gidalar-migreni-tetikliyor-mu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Aug 2025 09:48:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Çikolata]]></category>
		<category><![CDATA[DASH diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[dehidrasyon]]></category>
		<category><![CDATA[gıda tetikleyicileri]]></category>
		<category><![CDATA[glisemik indeks]]></category>
		<category><![CDATA[ketojenik diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı şarap]]></category>
		<category><![CDATA[Migren]]></category>
		<category><![CDATA[migren diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[NHS]]></category>
		<category><![CDATA[öğün atlama]]></category>
		<category><![CDATA[Peynir]]></category>
		<category><![CDATA[tiramin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://magazinhaberajansi.com/?p=535781</guid>

					<description><![CDATA[<p>Migreni tetikleyen yiyecekler hangileri? Bilgi, riskler ve başa çıkma ipuçlarıyla migreni anlamaya yönelik kısa bir rehber.</p>
<p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/bazi-gidalar-migreni-tetikliyor-mu/">Bazı gıdalar migreni tetikliyor mu?</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birçok kişi migren ağrısını tetikleyen veya hafifleten gıda ve içeceklerle karşılaşıyor. İngiltere’de yaklaşık 10 milyon kişinin migren yaşadığı belirtilirken, ağrıların en yoğun olduğu yaş aralığı 25–55 ve kadınlarda belirtiler daha belirgin görünüyor. Ağrıları neyin tetiklediği ya da genetik olup olmadığı netleşmiş değil; ancak bazı bireyler belirli yiyeceklerin ağrıyı artırdığını söylüyor. Bu konuyu uzmanlara sorduk.</p>
<p><strong>En sık görülen tetikleyiciler nelerdir?</strong> Leiden Üniversitesi Tıp Merkezi’nden nörobiyolojist Prof. Gisela Terwindt, migren hastalarının yaklaşık %30’unun bazı gıdaları tetikleyici bulduğunu söylüyor. Ancak her kişide farklı gıdalar etkili olabildiğinden tek bir evrensel tetikleyici tanımlamak güç. 2015’te Oklahoma Üniversitesi araştırmacıları peynir, kırmızı şarap, çikolata, monosodyum glutamat ve tiramin içeren yiyecekler ile turunçgillerin genel tetikleyiciler olduğunu belirtti. Beslenme Derneği’nden Dr. Duane Mellor ise tiramin içerikli gıdaların migrenle bağlantısını en güçlü bulgular olarak vurguluyor; bu içerik peynir, çikolata, pek çok tatlı ve kırmızı şarapta bulunuyor.</p>
<p><img decoding="async" src="https://www.haberler.com/static/img/sabit/bbc/bbc_turkish_header_24px.png" alt="Bazı gıdalar migreni tetikliyor mu?" /></p>
<p><u>Tiraminin etkisi</u> tiramin, bazı içecekler ve yiyeceklerde bulunan bir biyolojik amin olarak biliniyor ve çok dozda tüketildiğinde migren belirtilerini tetikleyebiliyor. NHS, migren hastalarına bir ay boyunca yüksek amin içeren yiyeceklerden kaçınmalarını ve semptomların değişimini takip etmelerini öneriyor. Listede alkollü ve düşük alkollü biralar, şarap, çikolata, peynir, kahve, çay ve diğer kafeinli ürünler ile turunçgiller, domuz eti, bakla, bezelye ve karides-yengeç gibi ürünler yer alıyor.</p>
<p><strong>Düzenli yemeğin önemi</strong> Migren söz konusu olduğunda öğün atlamanın tetikleyici olabileceğini ifade eden Mellor, kötü bir yeme düzeninin migreni kötüleştirebileceğini belirtiyor. Migren Derneği’nin 2024’te Londra’da düzenlenen Uluslararası Sempozyum Hasta Günü sunumunda, kadınların %50’si ve erkeklerin %40’ı için öğün atlamanın tetikleyici olduğuna dair bulgular paylaşıldı. Aynı sunumda sıvı tüketiminin de önemli olduğu, dehidrasyonun bir tetikleyici olabildiği dile getirildi ve bazı hastalarda alkolün tetikleyici olarak raporlandığı belirtildi.</p>
<p><u>Yeme düzeni migreni nasıl etkiler?</u> Stanford Üniversitesi uzmanları, migren diyeti veya yeni bir beslenme planına geçmeden önce daha geniş çaplı çalışmalar gerektiğini vurgulasa da düzenli ve sağlıklı beslenmenin migren ağrılarını azaltabileceğini gösteren kanıtlar bulundu. Glisemik indeksinin düşük olduğu besinler, ketojenik diyet ve DASH diyeti gibi uygulamaların bazı kişilere fayda sağladığı belirtiliyor. Ancak migrene yönelik bir diyetin etkili olup olmadığını kesin olarak kanıtlamak için daha çok çalışmaya ihtiyaç var. Migren Derneği, diyetlerin birçok değişkene bağlı olduğunu ve tek bir doğru diyet olmadığını vurguluyor.</p>
<p><strong>Taşıyıcı tavsiyeler</strong> Uzmanlar, yeni bir diyet uygulamadan önce doktorla görüşmeyi öneriyor. Bir diyetin migrene faydalı olup olmayacağını bireysel olarak denemek mümkün olsa da, kanıtların güçlü olmadığına işaret edenler var. Sorumlu bir yaklaşım olarak işlenmiş gıdadan uzak durmak, bol meyve-sebze ve lifli gıdalar tüketmek ve dengeli bir beslenmeyi sürdürmek öne çıkan tavsiyeler arasında. Ayrıca diyet değişikliklerini uygularken bir diyetisyenle çalışmak, temel besin eksikliklerini önlemek açısından önemli olarak görülüyor. </p>
<p>Kaynak: Haberler.com</p><p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/bazi-gidalar-migreni-tetikliyor-mu/">Bazı gıdalar migreni tetikliyor mu?</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://magazinhaberajansi.com/bazi-gidalar-migreni-tetikliyor-mu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
