<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ilkotobüssondurak - Magazin Haber Ajansı</title>
	<atom:link href="https://magazinhaberajansi.com/etiket/ilkotobussondurak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://magazinhaberajansi.com</link>
	<description>Türkiye&#039;nin ilk magazin ajansı!</description>
	<lastBuildDate>Fri, 16 Mar 2018 23:13:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>İnsan ne hain, doğa ne sabırlı&#8230;</title>
		<link>https://magazinhaberajansi.com/insan-ne-hain-doga-ne-sabirli/</link>
					<comments>https://magazinhaberajansi.com/insan-ne-hain-doga-ne-sabirli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Magazin Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Mar 2018 23:13:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KADIN]]></category>
		<category><![CDATA[ilk otobüs son durak]]></category>
		<category><![CDATA[ilkotobüssondurak]]></category>
		<category><![CDATA[Kısırkaya]]></category>
		<category><![CDATA[Sarıyer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.magazinhaberajansi.com/insan-ne-hain-doga-ne-sabirli-29067h.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalabalık ailelerde çocuk bakımı nasıl olmalı?</p>
<p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/insan-ne-hain-doga-ne-sabirli/">İnsan ne hain, doğa ne sabırlı…</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="b-article-ext"> Kalabalık ailelerde çocuk bakımı nasıl olmalı?</div><p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/insan-ne-hain-doga-ne-sabirli/">İnsan ne hain, doğa ne sabırlı…</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://magazinhaberajansi.com/insan-ne-hain-doga-ne-sabirli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Taksim&#8217;den DT1&#8217;e bindik: Başka Ortaköy mümkün&#8230;</title>
		<link>https://magazinhaberajansi.com/taksimden-dt1e-bindik-baska-ortakoy-mumkun/</link>
					<comments>https://magazinhaberajansi.com/taksimden-dt1e-bindik-baska-ortakoy-mumkun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Magazin Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Feb 2018 23:45:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KADIN]]></category>
		<category><![CDATA[Dereboyu]]></category>
		<category><![CDATA[ilk otobüs son durak]]></category>
		<category><![CDATA[ilkotobüssondurak]]></category>
		<category><![CDATA[Ortaköy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.magazinhaberajansi.com/taksimden-dt1e-bindik-baska-ortakoy-mumkun-21584h.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ortaköy’ün köy olduğu zamana yetişmedim. Ama bir ‘karşı’ çocuğu olmama rağmen 80’lerin sonu-90’ların başı Ortaköy’ünü iyi bilirim. ‘Entel pazarı’ndaki karakterlerin, orada satılan incik boncuğun, kumpir denen şeyi ilk kez tadıp yeme-içmede zirveyi yakaladığına inanmanın, tahta iskemleli çay bahçelerinde gün boyu tavla oynamanın hatıraları çok net. Bu girizgâhın sonunu tahmin edersiniz. Şimdi öyle değil! Eskiden üç-dört [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/taksimden-dt1e-bindik-baska-ortakoy-mumkun/">Taksim’den DT1’e bindik: Başka Ortaköy mümkün…</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="b-article-ext">
<div>
<p>Ortaköy’ün köy olduğu zamana yetişmedim. Ama bir ‘karşı’ çocuğu olmama rağmen 80’lerin sonu-90’ların başı Ortaköy’ünü iyi bilirim. ‘Entel pazarı’ndaki karakterlerin, orada satılan incik boncuğun, kumpir denen şeyi ilk kez tadıp yeme-içmede zirveyi yakaladığına inanmanın, tahta iskemleli çay bahçelerinde gün boyu tavla oynamanın hatıraları çok net.</p>
<p>Bu girizgâhın sonunu tahmin edersiniz. Şimdi öyle değil! Eskiden üç-dört adet olan kumpirciler coştu, tezgâhlara serili takıların sıradanlığı göz acıtır oldu, o tatlı çaycılar tuhaf kafemsi alanlara dönüştü. Gerçek esnafın yerini “Kızlar!” diye bağıran, “Burası!” diye çağıran, insanı kolundan bacağından tutup içeri çekmeye çalışan mütecaviz bir topluluk aldı.</p>
<p><img decoding="async" src="http://www.magazinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2018/02/taksim-den-dt1-e-bindik-baska-ortakoy-mumkun-5a876d293b46e.jpg" alt="Taksimden DT1e bindik: Başka Ortaköy mümkün..." /></p>
<p>Ortaköy tabelasını görünce içim sıkılıyor bu yüzden. Ama Dereboyu kısmını bilmiyorum. Bakalım neler göreceğim? </p>
<p><strong>Meydanın parlayan Güneş’i</strong></p>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div></div>
</div>
</div>
<p><img decoding="async" src="http://www.magazinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2018/02/taksim-den-dt1-e-bindik-baska-ortakoy-mumkun-5a876d2a6e733.jpg" alt="Taksimden DT1e bindik: Başka Ortaköy mümkün..." /></p>
<p>Yürümeye devam&#8230; İlginç bir tabela görüp dalıyorum. Burası Beşiktaş Çevre ve Kentsel Arama Kurtarma Derneği, karşımda da 52 yaşındaki dernek başkanı Serdar Gülelçin var. “Acil durumlara müdahale ediyoruz, eğitimler veriyoruz. Dernek çatısı altında 22 kişi var. Ama Beşiktaş genelinde 262 kişi, WhatsApp grubumuzda da 46 kişi var” diye anlatıyor. </p>
<p>Trafik kazası, yangın, sıkışma gibi durumlarda olayın afet veya acil duruma dönüşmemesi için çalışıyorlar. İlçede olup bitene anında el atmaya hazır bir vatandaş inisiyatifi bu. Mahalle sakinleri sürekli kafalarını uzatıp bir şeyler soruyor Serdar Bey’e. İnsan keşke her yerleşimde böyle platformlar olsa diye düşünüyor.</p>
<p><img decoding="async" src="http://www.magazinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2018/02/taksim-den-dt1-e-bindik-baska-ortakoy-mumkun-5a876d2c24899.jpg" alt="Taksimden DT1e bindik: Başka Ortaköy mümkün..." /><br /><strong>Ortaköy sahili</strong></p>
<p><strong>İstanbul’un ikinci Ermeni Katolik kilisesi</strong></p>
<p>Dereboyu Caddesi’nde ilerlerken karşıma çok güzel bir yapı çıkıyor. Burası Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi. 19’uncu yüzyılın başlarında, 5 Kasım 1837 tarihli fermanla, İstanbul Ermeni Katolik toplumunun ikinci kilisesi olarak inşaatına başlanmış. Krikor Hekimyan tarafından bağışlanan arazide yapılıp 6 Ocak 1839’da açılmış. Sadece cumartesi günleri saat 15.00’te ibadet için açılıyor, sair günler kapalı.</p>
<p><img decoding="async" src="http://www.magazinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2018/02/taksim-den-dt1-e-bindik-baska-ortakoy-mumkun-5a876d2dd56ef.jpg" alt="Taksimden DT1e bindik: Başka Ortaköy mümkün..." /></p>
<p><strong>Tatlı mola</strong></p>
<p>Son duraktan bir önceki, Gül isimli otobüs durağının tam karşısında mermerden bir gül heykeli, kocaman marketler, büfeler, kahveler var&#8230; Vitrinindeki turtaları, pastaları, kurabiyeleriyle Torte diye tatlı bir dükkân göz kırpıyor.</p>
<p>Buranın sahibi Banu Uslu Soydan, 45 yaşında. Önce sanat tarihi, sonra turizm okumuş. Zaten meraklıymış bu işlere, stajını da Maslak’taki eski Princess Otel’in pastane mutfağında yapınca daha fazla duramamış. İngiltere ve Amerika’da bu konu üstüne çalışmalar yapmış. Bu dükkân 11 yıldır varmış. Özel günler için dekorlu pasta, kurabiye, cupcake, cakepops gibi siparişler alıyorlar. “Ama sadece butik pasta yapan bir yer değil burası, daha çok değişik ürünler satın alabileceğiniz bir pastane” diyor Soydan. Altını çizdiği bir şey daha var: “Ürünlerimizde katkı malzemesi yok. Kahvaltılık tereyağı ve Belçika çikolatası kullanıyoruz. Şekersiz, unsuz, ketojenik beslenmeye uygun, glütensiz ya da rafine şeker yerine bal, pekmez, hurma kullanarak yaptığımız çeşitlerimiz de bulunuyor.”</p>
<p><img decoding="async" src="http://www.magazinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2018/02/taksim-den-dt1-e-bindik-baska-ortakoy-mumkun-5a876d2ebf60e.jpg" alt="Taksimden DT1e bindik: Başka Ortaköy mümkün..." /></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div><p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/taksimden-dt1e-bindik-baska-ortakoy-mumkun/">Taksim’den DT1’e bindik: Başka Ortaköy mümkün…</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://magazinhaberajansi.com/taksimden-dt1e-bindik-baska-ortakoy-mumkun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sözde değil özde ‘yaşayan’ tarih</title>
		<link>https://magazinhaberajansi.com/sozde-degil-ozde-yasayan-tarih/</link>
					<comments>https://magazinhaberajansi.com/sozde-degil-ozde-yasayan-tarih/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Magazin Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Feb 2018 19:43:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KADIN]]></category>
		<category><![CDATA[ilk otobüs son durak]]></category>
		<category><![CDATA[ilkotobüssondurak]]></category>
		<category><![CDATA[kocamustafapaşa]]></category>
		<category><![CDATA[samatya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.magazinhaberajansi.com/sozde-degil-ozde-yasayan-tarih-17421h.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarihi semt pırpırlanması diye bir şey var. Ne zaman durağa eski İstanbul’a giden bir otobüs yanaşsa bende oluyor mesela. Sanıyorum ki beni orada hiç bozulmamış, ziyarete açık tarihi yapılar karşılayacak; sokakta görüp ucundan gülümsediğim insanlar evine buyur edecek ve kalabalık, neşeli sofralara oturacağım. Tabii çoğu zaman büyük hayal kırıklığı yaşıyorum. Ama Kocamustafapaşa ve civarının bana [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/sozde-degil-ozde-yasayan-tarih/">Sözde değil özde ‘yaşayan’ tarih</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="b-article-ext">
<div>
<p>Tarihi semt pırpırlanması diye bir şey var. Ne zaman durağa eski İstanbul’a giden bir otobüs yanaşsa bende oluyor mesela. Sanıyorum ki beni orada hiç bozulmamış, ziyarete açık tarihi yapılar karşılayacak; sokakta görüp ucundan gülümsediğim insanlar evine buyur edecek ve kalabalık, neşeli sofralara oturacağım.</p>
<p>Tabii çoğu zaman büyük hayal kırıklığı yaşıyorum. Ama Kocamustafapaşa ve civarının bana büyük ümit verdiğini söylemeliyim. Pek çok yapı hâlâ yaşıyor, yaşatılıyor; insanlar sıcak, samimi. Adını, 1512’de idam edilen Sadrazam Koca Mustafa Paşa’dan alan bir semt burası. Doğal olarak her köşesinden gerçekten tarih fışkırıyor. </p>
<p>Son durakta inince karşımda Mimar Sinan’ın 1585’te yaptığı Ramazan Efendi Camii beliriyor. Şu an restorasyon çalışmaları sürdüğünden kapalı.</p>
<p><img decoding="async" src="http://www.magazinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2018/02/sozde-degil-ozde-yasayan-tarih-5a833fbf1b575.jpg" alt="Sözde değil özde ‘yaşayan’ tarih" /></p>
<p>Kocamustafapaşa Caddesi’nde müthiş güzel bir yapı daha karşılıyor. Üstünde Kocamustafapaşa İlkokulu (yalnız tabelayı yenilemek iyi olurmuş; ilköğretim okulu ifadesi değişince ‘öğretim’ kısmını silmişler, ‘ilk’ ve ‘okulu’ kelimelerinin arasından tren geçebilir şu an!) yazıyor, önünde veliler bekleşiyor. </p>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div></div>
</div>
</div>
<p>Onun karşısında ise aslında 1998 yılında, dönemin reyting rekortmeni dizisi ‘İkinci Bahar’ için inşa edilmiş mekân var. Kimler yoktu ki o dizide: Şener Şen, Türkan Şoray, Meral Okay, Nurgül Yeşilçay, Ozan Güven, Settar Tanrıöğen, Tan Sağtürk&#8230; Dizi bittikten bir süre sonra, 2005’te Ali Haydar Usta burayı aynen muhafaza ederek açmış. Ocakbaşı sefası için son derece isabetli bir adres. Zaten iki katı da hep dolu. Duvarlara asılı çerçevelerden hâlâ dizinin karakterleri gülümsüyor. Haliyle Ali Haydar-İkinci Bahar’da kendinizi sette bir yıldız gibi hissediyorsunuz.</p>
<p><img decoding="async" src="http://www.magazinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2018/02/sozde-degil-ozde-yasayan-tarih-5a833fc2e99c2.jpg" alt="Sözde değil özde ‘yaşayan’ tarih" /><br /><strong>Develi’nin fıstıklı kebabı meşhur.</strong></p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div><p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/sozde-degil-ozde-yasayan-tarih/">Sözde değil özde ‘yaşayan’ tarih</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://magazinhaberajansi.com/sozde-degil-ozde-yasayan-tarih/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eminönü&#8217;nden 81&#8217;e bindik: Ayastefanos havası</title>
		<link>https://magazinhaberajansi.com/eminonunden-81e-bindik-ayastefanos-havasi/</link>
					<comments>https://magazinhaberajansi.com/eminonunden-81e-bindik-ayastefanos-havasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Magazin Haber Ajansı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Dec 2017 15:36:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[MAGAZİN]]></category>
		<category><![CDATA[Ayastefanos]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[Hadise]]></category>
		<category><![CDATA[hurriyet-cumartesi]]></category>
		<category><![CDATA[ilk otobüs son durak]]></category>
		<category><![CDATA[ilkotobüssondurak]]></category>
		<category><![CDATA[sabah]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşilköy]]></category>
		<category><![CDATA[zaman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.magazinhaberajansi.com/eminonunden-81e-bindik-ayastefanos-havasi-9926h.html</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eski tarih dersi notlarınızı hatırlayın; 93 Harbi’ni (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) bitiren antlaşmanın adı Ayastefanos’tu. Yeşilköy’ün eski adı bu. Sonra uçakla ulaşımın büyük lüks olduğu günlerden ‘Yeşilköy Havaalanı’ kalıbı çınlasın kulaklarınızda. Yani daha yoldayken anlıyorum ki burası öyle altı-yedi saatlik turla bitmez. Ama bu ilk adım olsun, başlayalım&#8230; &#8212; Osmanlı döneminde çoğunlukla Rum ve Ermeni nüfusla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/eminonunden-81e-bindik-ayastefanos-havasi/">Eminönü’nden 81’e bindik: Ayastefanos havası</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="b-article-ext">
<div>
<p>Eski tarih dersi notlarınızı hatırlayın; 93 Harbi’ni (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) bitiren antlaşmanın adı Ayastefanos’tu. Yeşilköy’ün eski adı bu. Sonra uçakla ulaşımın büyük lüks olduğu günlerden ‘Yeşilköy Havaalanı’ kalıbı çınlasın kulaklarınızda. Yani daha yoldayken anlıyorum ki burası öyle altı-yedi saatlik turla bitmez. Ama bu ilk adım olsun, başlayalım&#8230;</p>
<p><img decoding="async" src="http://www.magazinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2017/12/eminonu-nden-81-e-bindik-ayastefanos-havasi-5a2ea6142f4ee.jpg" alt="Eminönünden 81e bindik: Ayastefanos havası" /></p>
<p>&#8212; Osmanlı döneminde çoğunlukla Rum ve Ermeni nüfusla Levantenlerin yaşadığı balıkçı köyüymüş Ayastefanos. İsmi Aziz Stefanos’tan geliyor. <br />mHıristiyanlığın ilk şehidi kabul ediliyor Stefanos. Yahudiler tarafından Hz. Musa’ya küfretmekle suçlanmış, taşlanarak öldürülmüş. Mezarı uzun zaman sonra, 4. yüzyılda Filistin’de bulunmuş ve kemiklerinin başkent Konstantinopolis’e yani İstanbul’a getirilmesine karar verilmiş. Haberi alan Papa, Vatikan’a götürülmesini isteyince kemikler bir gemiye yüklenip İstanbul Limanı’ndan yola çıkmış. Fakat gemi Yeşilköy açıklarında fırtınaya yakalanıp karaya çıkmak zorunda kalmış. İşte o fırtına süresince kurulan çadırın bulunduğu noktaya daha sonra bir kilise inşa edilmiş. </p>
<p>&#8212; 19’uncu yüzyılda büyük çoğunluğu Sultan 2. Mahmud’un hediyesi olarak Dadyan ailesine ait olan Ayastefanos’un adı 1920’lerde Yeşilköy olarak değiştirilmiş. Bu ismi verenin, semtte yaşayan ünlü edebiyatçımız Halit Ziya Uşaklıgil olduğu söyleniyor. Sayfiye ve köy halini 1970’lere kadar korumuş. Ancak önce 1953’te Yeşilköy Havalimanı’nın açılması, sonra da göç dalgasıyla bu yapı hızla bozulmuş.</p>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div>
<div></div>
</div>
</div>
<p>&#8212; 1988’de açılmış Ogün. Ohannes Bey, Kumkapılıymış. 15 yaşından sonra Yeşilköy’e gelmiş. Doğma büyüme buralı Garo Bey’e 50 yılda semtin nasıl değiştiğini de soruyorum: “Çocukluğuma göre kötü değişti. Herkesin birbirini tanıdığı bir mahalleydi burası. Ama tabii popüler bir yer; deniz kıyısında, merkeze uzak değil, havaalanına yakın; dolayısıyla kalabalıklaştı, çehre değişti. Fakat mesela sahil güzel oldu. Piknikçilerden şikâyet ediliyor çok ama her yerde var bu. Bizim Yeşilköylü olarak tek isteğimiz, buldukları gibi temiz bırakmaları. Yoksa insanlar gelecek tabii; bir ağaç altına, sahile, plaja&#8230;” </p>
<p><img decoding="async" src="http://www.magazinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2017/12/eminonu-nden-81-e-bindik-ayastefanos-havasi-5a2ea6159dcd6.jpg" alt="Eminönünden 81e bindik: Ayastefanos havası" /><br /><strong>Ogün, artık Garo Nergizyan’a emanet. </strong></p>
<p>&#8212; Ogün, bir müdavim mekânı. Garo Bey, “Buraya pusetle gelenlerin çocuklarını ağırlıyoruz artık, bundan güzel bir şey var mı?” diyor gururla. Peki ne yenir burada? “Babam da öyleydi, ben de öyleyim; biz biraz muhafazakâr mezeciyiz. Geleneksel lezzeti, klasiği devam ettiriyoruz. Çirozu, lakerdayı, topiği, balık tütsülemeyi ben yaparım zaten. Marmara kıyısında ne kadar liman varsa haftada bir-iki hepsini gezerim. Yeşilköy müşterisi bilinçli bir müşteridir, mevsimi olmayan bir balığı yediremezsiniz!” </p>
<p>&#8212; Bir de küçük not: Ogün kuruluşundan beri yılbaşında kapalı. Garo Bey, “Yılbaşı herkesin, burada çalışanlar da aileleriyle geçirmesin mi?” diyor; insanın içine anında tatlı hisler doluyor.</p>
<p>&#8212; Söz konusu Yeşilköy olunca, bu okuduğunuz çok eksik bir yazı, biliyorum. Üstüne kitaplar yazılmış, daha da çok yazılması gereken bir semtten bahsediyoruz çünkü. Bilenler bilmeyenlere anlatsın, gitmeyenler mutlaka bir tur atsın, gördüklerini bize de ulaştırsın; Yeşilköy bizi bekler&#8230;</p>
<p><img decoding="async" src="http://www.magazinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2017/12/eminonu-nden-81-e-bindik-ayastefanos-havasi-5a2ea616bdb33.jpg" alt="Eminönünden 81e bindik: Ayastefanos havası" /></p>
<p><strong>Kapıyı Adile Naşit açsa, içeriden Kemal Sunal çıksa&#8230;</strong></p>
<p>&#8212; Roma Dondurmacısı’nda sohbet ederken Zekeriya Bey, 47 senedir aynı sokakta olduklarını ama eski dükkânlarının biraz ileride, bir konağın bahçesinde hizmet verdiğini anlatıyor. İşte o konağa çok aşinayız. Sanki kapıyı Adile Naşit açacak, sanki Şener Şen’in “Seni hiç sevmedim sütoğlan” diyen sesi duyulacak, sanki Kemal Sunal “Tutmayın küçük enişteyi!” diye çıkagelecek. Ya da belki Gülşen Bubikoğlu neşeyle bisikletine atlayacak, Hulusi Kentmen bıyıklarını burarak bir kahkaha patlatacak. ‘Süt Kardeşler’, ‘Tosun Paşa’, ‘Şaban Oğlu Şaban’, ‘Tokatçı’, ‘Cici Kız’, ‘Sevgili Dayım’&#8230; Ne filmler, diziler <br />çekilmiş bu konakta. </p>
<p>&#8212; Simenoğlu Konağı’nın önündeyim. Restore edilmiş, bakımlı, beyaz konaktan ve güzelim bahçesinden gözümü alamıyorum. Konağa adını veren Simenoğlu ailesiyle ilgili bilgiye ulaşamıyorum. Ama bir dönem Osmanlı aydınlarından Hayreddin Nedim (Göçen) Bey’in burada oturduğu bilinmekte. Sonra bir dönem onun oğlu Mehmet Sami Göçen de burada oturmuş olmalı ki birkaç mahalleli burayı “Sami Bey’in köşkü” diye anıyor. </p>
<p>&#8212; Buranın, Ayastefanos Antlaşması’nın imzalandığı bina olduğunu söyleyenler de var ama bu konuda 1894 depreminde yıkılan Dadyan ailesine ait Neriman Şah Yalısı bir adım öne çıkıyor.</p>
<p>&#8212; Şimdi Necla-Danış Köse çifti yaşıyor bu konakta. Daha önce de Yeşilköy’de oturuyormuş aile ama bu konağı 16 yıl önce satın almışlar. Necla Hanım, “Çok kullanışlı bir ev burası” diye anlatıyor: “Abdülhamit’in av köşküymüş. Yüksek tavanlar, geniş odalar, hamamı, piyano odası, şömine odası&#8230; Artık müstakil ev bulunsa bile bu kadar iyi düşünülmüşü yok.” </p>
<p>&#8212; Böyle bir evde oturmak büyük ne güzel bir histir kim bilir; hiçbir şeyi olmasa hikâyesi yeter&#8230;</p>
<p><img decoding="async" src="http://www.magazinhaberajansi.com/wp-content/uploads/2017/12/eminonu-nden-81-e-bindik-ayastefanos-havasi-5a2ea617eaf29.jpg" alt="Eminönünden 81e bindik: Ayastefanos havası" /></p>
<p><strong>81 yaşında, her gün işinin başında</strong></p>
<p>Mahalleliyle sohbet ederken hep “Onu Mehmet Amca bilir, buraların en eskilerindendir” diyorlar. “Nerede bulurum onu?” diyorum, çarşıdaki Bilenler fırınını gösteriyorlar. Mehmet Bilen, çakı gibi bir 81’lik. Hâlâ haftanın yedi günü sabah 6’da dükkânında oluyor. Safranbolulu aile, 1949’da Fatih’e gelmiş. 1959’da Yeşilköy’e taşınmışlar. Seyyarda simit satmışlar bir süre, sonra fırıncılığa geçmişler. 1981’de burayı açmışlar. “Ustalar işe geceden başlar zaten. Fırıncılık işi hiç durmaz. Ekmek bu; cenazen de olsa, bayramın da, bunu alıp yiyeceksin. Unun kaliteli, ustan iyi oldu mu ekmeğin de iyi olur. Ama artık iyi usta bulmak zorlaşıyor.” Çarşıda onu tanımayan yok, keyfi yerinde. Selam alıp vererek yürüyor, bir yandan da “Ben Yeşilköy muhtarı Mehmet Bilen! Çok güzel mahalledir burası, hadise yoktur. Herkes birbirine saygılı, sevgilidir” diyor gülen sesiyle.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div><p>The post <a href="https://magazinhaberajansi.com/eminonunden-81e-bindik-ayastefanos-havasi/">Eminönü’nden 81’e bindik: Ayastefanos havası</a> first appeared on <a href="https://magazinhaberajansi.com">Magazin Haber Ajansı</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://magazinhaberajansi.com/eminonunden-81e-bindik-ayastefanos-havasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
