Bitki Temelli Longevity: Akdeniz, Nordik ve Okinawa Diyetlerinin Yaşama Yansıması
Bitki temelli uzun ömür: Akdeniz, Nordik ve Okinawa diyetlerinin sağlıklı yaşama yansıması ve yaşam kalitesini artıran beslenme sırları.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Gülşah Erhan, uzun yaşamın sadece genetikle açıklanamayacağını vurguluyor. Sağlıklı yaşlanmanın merkezinde bitki ağırlıklı beslenmenin yer aldığını ifade eden uzman, “Longevity yaklaşımı, yaşam süresini uzatmanın ötesinde hastalıklardan uzak, üretken ve kaliteli geçirilen yılları hedefler” diye konuşuyor.
Türkiye’nin önde gelen sağlık merkezi Medicana International Ankara Hastanesi Feel Well Beslenme ve Yaşam Bölümü’nden diyetisyen Erhan, bağırsak mikrobiyotasını destekleyen beslenme anlayışının Akdeniz ve Okinawa gibi geleneksel modellerle güçlendiğini belirtiyor. UZUN YAŞAYAN TOPLUMLARIN SOFRASI bağlamında, bitki temelli beslenmenin ortak payda olduğuna dikkat çekerek, Akdeniz Diyeti’nin temel taşlarını şöyle özetliyor: zeytinyağı başlıca yağ kaynağı; sebze, meyve, baklagil, tam tahıl ve balık merkezi oluşturur. Bu beslenme biçimini uygulayanlarda kalp damar hastalıkları, diyabet, bazı kanserler ve erken ölüm riski azalır.
Nordik Diyet’in de kanola yağı, çavdar, yulaf ve kırmızı mor orman meyvelerinin ön planda olduğu benzer bir yaklaşım sunduğunu belirten Erhan, kardiyometabolik risklerin olumlu yönde değiştiğini ifade ediyor. Okinawa Diyeti ise mor tatlı patates gibi kök sebzeler, yeşil yapraklı sebzeler, soya ürünleri, deniz yosunları ve baharatlarla zenginleşir; hayvansal gıdaların tüketimi sınırlı tutulur ve “yüzde 80 doygunlukta yemeyi bırakma” alışkanlığıyla desteklenir. Ayrıca bitki temelli beslenmenin demans riskini azaltma potansiyeli üzerinde duruluyor.
Erhan, besinlerin sadece türünün değil pişirme yöntemlerinin de önemli olduğuna vurgu yapıyor. Longevity mutfağının temel besinleri arasında, inflamasyonu azaltan polifenollü besinler, damar sağlığını koruyanlar ve bağırsak mikrobiyotasını zenginleştiren seçenekler yer alıyor. Özellikle Akdeniz diyetine özgü zeytinyağı, yeşil yapraklı sebzeler, yaban mersini ve mor renkli meyveler, baklagiller, kuruyemişler, avokado, yağlı balıklar, tam tahıllar, kahve, çay ve çeşitli baharatlar bu listenin ana unsurlarıdır. Yüksek ısıda kızartma veya yanık yağlar inflamasyonu artırabildiğinden, bu tür pişirme yöntemlerinden kaçınılması önerilir; buharda pişirme, haşlama ve zeytinyağıyla düşük-orta ısıda pişirme, besin değerinin korunmasına yardımcı olur ve longeviteyi destekler.
BİR DİYET DEĞİL YAŞAM BİÇİMİ
Araştırmalar, beş temel yaşam kuralını birlikte uygulayan bireylerde, özellikle 50 yaş sonrası yaşam süresinin kadınlarda yaklaşık 14 yıl, erkeklerde ise 12 yıl artabileceğini gösteriyor. Erhan, “Bitki ağırlıklı ve kaliteli beslenmenin yanı sıra sigara içmemek, her gün en az 30 dakika hareket etmek, sağlıklı vücut ağırlığını korumak ve ölçülü yaşamak özellikle önemli” diyor. Longevity’nin bir diyet olmadığını, yaşam biçimi olduğunu vurgulayarak sözlerini tamamlıyor.