DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası: Kapıdaki Gölgeyle Gelen Gizemler

Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nın kapısındaki gölgeyle gelen gizemleri keşfedin; tarih, mimari ve anlatılmamış öyküler bu art alanında birleşiyor.

04.11.2026
A+
A-

Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, uzun yıllardır merak uyandıran sırlarıyla ziyaretçilerini büyüler. 1228 yılında başlayan ve 1243 yılında tamamlanan bu yapı, Mengücek Beyliği dönemine ait bir dönüm noktası olarak, Melike Turan Melek’in Darüşşifa kısmını, baş mimar Muğis oğlu Ahlatlı Hürrem Şah’ın ise camiyi inşa ettiği bir dönemde ayakta durur. Yapının kartografisini ve mimarisini yeniden yorumlamak için çalışmalar sürerken, dünyanın dikkatini çeken bir efsane de bu mekânda yankı bulur.

41 yıl sonra, kapılar üzerinde güneş ışınlarının oluşturduğu “namaz kılan insan” figürü gündeme geldiğinde başlayan soru işaretleri, yeni bir bakış açısını tetikledi. Ünlü gazeteci Sirer Doğan’ın yayımladığı görseller ve sonraki Japon araştırmacıların yorumları, eserin gizemlerini daha da derinleştirdi. Doğan’ın şimdiye kadar çektiği kareler, bu kez Şifahane’nin tavanında saklı olan bir silüetin olası varlığını işaret ediyor; görünüşte çekik gözler, belirgin elmacık kemikleri ve sarkık bıyıklar taşıyan bir erkek figürü olarak öne sürülüyor. Bu siluetin Ahmet Şah’a ait olabileceği ihtimali, araştırmaların odak noktasını oluşturuyor.

Geçmişin izleriyle bugün arasındaki bağ, eserin tekliğini ve asimetrik niteliğini vurguluyor. Yakından bakıldığında motifler birbirine eşsiz bir uyum sergilerken, uzaktan bakıldığında düzensiz bir simetriye dönüşüyor. Yaklaşık sekiz asır önce inşa edilen bu eser, kadın ve erkek ortaklığıyla yükselen bir tek eser olarak öne çıkıyor; motiflerin sayısı yaklaşık on bine yakın ve her biri kendine özgü bir anlam taşıyor. Baş mimarın bu projenin ilk ve son eseri olması, yapının tamamlanmasının ardından hakkında net kayıtların bulunmamasıyla hâlâ tartışmalara yol açıyor. Melike Turan Melek’in ise eserin bitimini yaşamaması, anlatılar arasında farklı dönemlere yayılan bir efsane yaratıyor.

Bu kadar derin tarih ve sanat dokusunu barındıran Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, yalnızca mimari bir yapı olmanın ötesinde, dönemin aşk ve inşa hikâyelerini de içinde taşır. Yapı, bir yandan teknik ustalıkla donatılırken, bir yandan da sırlarla dolu bir tarih anlatısını gündeme getirir. Kaynaklar ve arkeolojik izler, ziyaretçileri hem geçmişe hem de bugün yaşanan keşiflere götüren bir köprü kurar.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.