DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Hocanın Mehmet’in Odası: Çiğdemli’de Two-Century Konak ve Köy Misafirperverliğinin İzleri

Hocanın Mehmet’in Odası: Çiğdemli’de Two-Century Konak ve köy misafirperverliğinin sıcak izleriyle dolu bir keşif yolculuğu.

03.11.2026
A+
A-

Yozgat’ın Sorgun ilçesinde Çiğdemli beldesi Duralidayılı Mahallesi’nde bulunan ve halk arasında “Hocanın Mehmet’in Odası” olarak bilinen eski konak, yaklaşık iki asırdır süregelen ahşap işçiliği ve gelenekleriyle dikkat çekiyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü çatısı altında yer alan bu konak, tavanındaki özel ahşap süslemeler, ayetler ve kısa veciz sözlerle geçmişin dokusunu bugüne taşıyor. Köyden köye gelen pazarcı ve misafirlerin konakladığı odası, eski Anadolu’nun misafirperverliğinin canlı bir temsilcisi olarak görülebilir.

Eskiden misafirler sık sık gelirdi; cirit ve güreşler bu buluşmaların odak noktasıydı Duralidayılı Mahallesi’nde konak sahibi olan 79 yaşındaki Emine Alıç, odanın kullanım alanlarından ve köy yaşantısının ayrıntılarından bahsederken şu ifadeleri paylaştı: “Çekerek’in köylerinden çarşamba günleri misafirler gelir, perşembe pazarına katılır ve cuma günü tekrar buraya uğrardılar. Burada konaklar, yatak ve yiyecek takvimiyle karşılanır; ev sahipleri hayvanların yemeğini ve suyunu sağlar, geceyi burada geçirirlerdi. Artık misafirler azaldı; arabalar çoğaldı. Cirit zamanı haber verilir ve yarışlar, güreşler düzenlenirdi.”

Dedemin emeğiyle günümüze ulaşan yapı Emine Alıç’ın torunu Yasin Alıç ise konak hakkında şu hatıraları paylaşıyor: “Buraya Hocanın Mehmet’in Odası denir; dedem burada baskın bir şekilde çalıştırılmış bir usta tarafından 1960’ta tamamlanmış. Buranın geçmişi 150-200 yılı buluyor, öncesinde iki katlı bir yapı iken şimdi iki bölüm halinde karşımıza çıkıyor. Alt katta atlıklar, üst katta ise bu oda yer alıyor; tavan ise o döneme özgü değildir, ama dedem bu yapıyı bitirmek için özenle çalıştırılmış.”

Köy odalarının geleneği ve konaklama ritüelleri Yasin Alıç, bu köy odalarının ekildikten sonra açıldığını, her sülaleye ait odaların bulunduğunu ve pazara giderken insanların buraya konakladıklarını belirtiyor: “Ev sahipleri önce hayvanları içeri alır, yemlerini verir, konaklayanlara yemek ve yatak sağlar; sabah kahvaltısının ardından köyden ayrılıp Sorgun’a geçilir.”

Tavan ve iç mekân: Kur’an ayetleri, sözler ve lüks lamba göbeği Güncel durum ise konak Vakıflar’a devredilmiş durumda. Alıç ailesi, çatlaklar bulunan duvarlar ve çamur sıvası ile inşa edilmiş olan yapının içindeki ahşap işçiliğinin, dönemin en iyi marangozlarından Hacı Ömer Usta tarafından yapıldığını anlatıyor; tavanın ortasında ise Kur’an ayetleri, özlü sözler ve eski lüks lambaların asıldığı bir lamba göbeği bulunuyor. Bu değerli detaylar, konak ile ilgili tarihsel dokuyu güçlendiriyor ve ziyaretçilere geçmişin izlerini hissettiriyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.