Kam Davulunun Kökeni ve Antalya’da Sanata Duyulan İnce Tutku: Gökhan Kırdar’ın Açıklamaları
Kam davulunun kökeni ve Antalya’da sanata duyulan ince tutku; Gökhan Kırdar’ın açıklamalarıyla sanatın ritmi ve mirası keşfediliyor.
İktidarını Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Yarışması Jürisi’nde yer alan Gökhan Kırdar, DHA’ya özel konuşmasında kam davulunun adını ve kültürel önemini vurguladı. Bu yıl festivalin 63. kez düzenlendiğini hatırlatan Kırdar, müzik ve film müziği arasındaki uyumun bir sanat eserini görsel olarak değerli kıldığını belirtti.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğiyle gerçekleştirilen festival, Türkiye’nin en uzun soluklu film buluşması olarak öne çıkıyor. 115 filmin gösterileceği bu etkinlikte, Kırdar’ın geçmişte 2010 yılında da jüride bulunduğu ifade edildi ve onun için bu görevin iki yönlü bir mutluluk doğurduğu kaydedildi: müzik yıldızı kimliğiyle ve film müzikleri üreten bir sanatçı olarak.
Gökhan Kırdar, ses ve görselin senkronizasyonunun, kurgu ve tasarımın filmin görsel değerini güçlendirdiğini vurguladı. Söz konusu uyum, ödüllendirecek kadar etkili sonuçlar doğurabilir.
Antalya’nın kültürel dokusundan söz eden sanatçı, şehrin bereketli yapısının sanat üretimine olanak tanıdığını söyledi. Antalya’nın coğrafyası, insanların rahatlamasına ve kaliteli vakit geçirmesine olanak sağlıyor; bu da uluslararası ölçekte böylesi bir festivalin varlığını güçlendiriyor.
Kam davulunun ilk kez projelendirildiği süreçte, Kırdar bu enstrümanın ruhani ve yaratıcı yönüne dikkat çekti. “Her enstrümanın bir ruhu vardır; çalan müzisyen o ruhu niyet ve amaçla ortaya koyduğunda, enstrüman da anlam kazanır” diye konuştu.
“Tüür Yağmur Duası” adıyla başlayan proje için kapsamlı bir araştırma yürüttüğünü anlatan sanatçı, kam davulunun nerede kullanılıp kullanılmamasıyla ilgili güncel tartışmalara değindi. O enstrümanı sadece ritmik bir araç olarak görmek yerine, çalan kişinin niyeti ve içsel amacıyla anlam bulduğunu belirtti.
Kam davulunun özel ismi olan “Tüür” hakkında bilgiler veren Kırdar, bu davulun kültürümüzün köklerini ve spiritüel yönünü taşıması gerektiğini savundu. Onun, kültürün ayakta kalması için doğru ortamlarda ve saygılı bir şekilde kullanılmasının önemli olduğunu ifade etti. Kamla ilgili törenler ve dualar sırasında kullanmanın, bu enstrümana sahip olanların ruhani görevleriyle uyumlu olduğunu belirtti.