DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Süleyman Saim Tekcan: Baskı Sanatının Öncüsü ve Akademik Mirası

Süleyman Saim Tekcan: Baskı sanatı öncüsü, akademik mirasıyla Türk sanat dünyasını şekillendiren derin bir analiz.

18.10.2026
A+
A-

Süleyman Saim Tekcan, Türk özgün baskı sanatı ile modern resmin figürü olarak öne çıkan, akademisyenlik ve sanatsal üretimi bir araya getiren bir isimdi. 6 Ekim 1940’ta Trabzon’da doğan Tekcan, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nden sonra lisans ve sanatta yeterlilik eğitimlerini İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde tamamlayarak akademik birikimini pekiştirdi.

1965’te “Çiçekçi Kız”, “Sevgim ve Gururum” ve “Sevgili Öğretmenim” gibi yapıtlarla sinema dünyasında da iz bırakan Tekcan, Metin Erksan’ın klasikleşen filminde “Başar” karakteriyle hafızalara kazındı. Eğitime yönelmesiyle birlikte sinemanın sınırlarını keşfeden sanatçı, 1968 yılında İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü’nde öğretim görevlisi olarak görev aldı ve daha sonra Almanya’da baskı resim üzerine araştırmalarını sürdüren usta, 1975’ten itibaren Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi çevresinde çalışmalarını derinleştirdi.

Tekcan, fakültenin dekanı olarak görev yapmış ve Yeditepe ile Işık üniversitelerinde güzel sanatlar fakültelerinin kurucu dekanlıklarını üstlenmiştir. Röportajında hayatını sinemaya adamak yerine akademik yolunu tercih ettiğini belirten Tekcan, “Gelen film tekliflerini reddettim” sözleriyle sanatı ve eğitimi merkeze alışıyla dikkat çekmiştir. Anadolu Ajansı’nın Türkiye’nin Çınarları projesi kapsamında verdiği röportajda da aynı düşünceleri paylaşmıştır; sinemanın tüm sanatları içinde geniş bir alan olduğunu vurgulamış ve Sevmek Zamanı’nın her karesi için bir şölen ifadesini kullanmıştır.

Sanata olan bağlılığı, Anadolu Güzel Sanat Liselerinin kuruluş sürecine olan desteğiyle de somutlaşmıştır. Tekcan, sanatın öğrenildiği ortamın önemine vurgu yaparak, bir sanatçının gerçek potansiyeline ancak doğru atmosfer içinde ulaşabileceğini söylemiştir. “Sanat atmosferi içerisinde öğrendiğiniz şeyleri kendinize dönüştürebilirseniz, siz gerçek bir sanatçı olursunuz” ifadesiyle bu görüşünü özetlemiştir.

Üretimini Türkiye için bir borç olarak gören Tekcan, zenginliğin para birikiminde değil, kültürel ve sanatsal mirası aktarmakta olduğuna inanıyordu. Hayatını sosyal ve sanatsal paylaşımla şekillendirmiş, üretimini memleketine olan sorumluluğun bir yansıması olarak görmüştür.

“Tekcan Tekniği” olarak adlandırılan ve 1970’lerin sonlarında geliştirdiği yöntemde, yaşlı boya katmanlarının kurumadan üst üste basılması esas alınır; bu yaklaşım uluslararası literatüre giriş yapmıştır. IMOGA ile birlikte özgün baskı sanatının geleceğe taşınmasına öncülük eden Tekcan’ın eserlerinde ata figürleri ve Anadolu motifleri sıkça işlenir. 2022 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülen sanatçı, vefatından sonra Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Mahmut Şevket Paşa Aile Mezarlığı’nda toprağa verilecektir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.