Gözcü: Mustafa Aslan ile Yabanın Hikayesi—Doğayla İç içe Bir Fotoğrafçı Anlatısı
Mustafa Aslan ile Gözcü: Doğayla iç içe bir fotoğrafçı anlatısı; yaban yaşamın büyüsü, sessiz anlar ve doğanın renkli hikayesi.
Mustafa Aslan, Anadolu Ajansı (AA) düzeninde gerçekleşen söyleşide doğa ve yaban hayatı fotoğrafçılığındaki yolculuğunu paylaştı. Aktif bir gözlemci olarak doğaya olan ilgisini, kameranın vizöründen yansıtan deneyimlerini anlattı.
Aslan, doğaya olan bağının çocukluk yıllarına, köy tatillerine kadar uzandığını söyledi. Babasının analog fotoğraf makinesiyle ilk karelerini çektiğini hatırlatan sanatçı, ilkokul yıllarında okul gazetesine dair çalışmalarında ineklerden manda ve kuşlara kadar pek çok hayvanı kaydettiğini belirtti. Zamanla bu ilgi, yaban hayatı fotoğrafçılığına yöneldi ve iz sürmenin kendisi için keyifli bir süreç haline geldi.
Harekete geçmeden önce hayvanları tanımanın önemini vurgulayan Aslan, ekipman edinmenin ötesinde bilgi birikiminin öncelikli olduğunu dile getirdi. “Sürekli bir imkanın peşinde koşmak bazen geride kalmak anlamına geliyor; eldeki fırsatları değerlendirip harekete geçmek ise en kritik durum.” ifadelerini paylaştı.
Vaşak ilgisini özel kılan türlerden biri oldu; bu kedigil için 5-6 ay boyunca arazide iz sürerek ilk görüntüyü elde etmeyi başardığını anlattı. Vaşağın gizemli yapısının kendisini derinden etkilediğini söyleyen Aslan, ne kadar çok çalışırsa çalışsın bilinmeyenlerin kalacağını vurguladı: “Bu nedenle vaşak benim için ayrı bir yere sahip.”
Uganda’da Queen Elizabeth Milli Parkı’ndaki deneyimleri de gündeme geldi. Türkiye’de kuş gözlemciliği açısından zengin bir coğrafya olduğunu hatırlatan Aslan, Avrupa ile Orta Doğu arasındaki konumun Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğini güçlendirdiğini belirtti. Burada 4-5 ayda sürdürdüğü çekimlerin, bölgede sadece bir haftada gerçekleşebildiğini aktardı.
Türkiye’nin doğasını korumanın önemine değinen fotoğrafçı, yaşam alanlarının daralmasının doğaya zarar verdiğini ve müdahalenin azaltılması gerektiğini vurguladı. Yaban hayvanlarının yaşam alanlarını korumanın, ekosistemin sağlığı için elzem olduğuna dikkat çekti. “Yaban hayvanları, bulunduğu coğrafyanın mirasıdır; onların varlığı zincirin her halkasında karşılık bulur. Bu yüzden doğayı korumak bizim sorumluluğumuzdur.” ifadelerini paylaştı.
Aslan, insanları yaşadıkları coğrafyada bulunan türleri tanımanın önemine davet ederken, empati kurabilmenin ve bu duyguyu hissedebilmenin temel gereklilik olduğunu söyledi: “Öncelikle onları tanımak gerekiyor ki empati kurabilelim; empati de sorumluluğu beraberinde getirir.”