Analipsis Tepesi: Yüzyıllar Boyu Birlikte Yaşamanın İzleri ve Kilisenin Zaman İçindeki Yolculuğu
Analipsis Tepesi’nin tarih dolu yolculuğu: yüzyıllar boyunca bir arada yaşamın izleri ve kilisenin zamana meydan okuyan serüveni.
Yüksek Kilise olarak da bilinen Analipsis Tepesi, 1800’lü yıllarda Rumlar tarafından Rahipler Okulu olarak kullanılmaya başlandı ve bugün hâlâ ziyaretçi akınına uğrayan bir yapı olarak ön planda. Günümüzde Güzelyurt’un içindeki bu kayanın üzerinde kurulmuş kilise, Bizans döneminden kalma bir şapel içerir; çevresinde ise Kalkolitik döneme ait yerleşim izleri ile Hitit, Roma ve sonraki uygarlıklara ait katmanları barındırır. Güzelyurt Göleti’nin görselini arkasına alan bu mekan, her yıl binlerce turist için bir durak olarak kalır.
Tarihçi Yazar Dr. Mustafa Fırat Gül, Yüksek Kilise’nin geçmişini anlatırken, buranın Akeramik Neolitik dönemden beri insan yerleşimine açık olduğunu vurgular. Resmi kayıtlarda Analipsis Kilisesi olarak adlandırılan bu tepeye olan adın, teolojideki Analipsis kavramıyla bağlantılı olduğunu belirtir. İsa’nın göğe yükselişi anlamına gelen Analipsis, bu tepenin adında da kendini gösterir ve yıldızlı bir geçmişin simgesi olarak kabul edilir. 1924 mübadelesine kadar gayrimüslimler ile Müslümanların birlikte yaşadığı Gelveri, şimdi Güzelyurt olarak anılan bölgede, havarilerin izlerinin ve Hazreti İsa’nın etkilerinin somut olarak görülebildiği yerler arasındadır.
Arkeolojik çalışmalar da bu bölgenin neolitikten başlayarak uzun bir yerleşim geçmişine sahip olduğunu ortaya koyar. Analipsis Tepesi, su toplama deposu ve toplantı mekanı gibi işlevlerle kilisenin bulunduğu kompleksin bir parçası olarak dikkat çeker.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı – Bu haber 44 farklı sitede yayımlandı. Bilgilendirme amacıyla derlenen bu içerik Haberlere.com üzerinden paylaşılmıştır.