Ağrı Dağı’ndaki Nuh’un Gemisi: Bilimsel Kazılar ve Kamuoyu Gündemi
Ağrı Dağı’ndaki Nuh’un Gemisi: Bilimsel kazılar, kanıtlar ve kamuoyu gündeminin birleştiği ilgi çekici bir keşif hikâyesi.
Hz. Nuh’un gemisinin Ağrı Dağı and kesişiminde yer aldığına dair eski inançlar ve efsaneler, güncel haberlerin merkezine yeniden taşındı. Çeşitli internet siteleri bu hafta başlıklarında, “Nuh’un gemisi bulundu mu? Tüm deliller keşfi destekliyor” ve “Nuh’un gemisinin keşfi her şeyi değiştirebilir” gibi ifadelerle konuyu genişçe işledi. Anadolu Ajansı Teyit Hattı, saha çalışmalarını yöneten ekipten Prof. Dr. Cenker Atila ile görüştü. Kazı ekibi bu yıl 29 Haziran ile 11 Eylül arasındaki çalışmalarında GPS verilerini hassas şekilde kullanırken, 2 Boyutlu ve 3 Boyutlu dijital modeller, karot tekniği ve elektrik özdirenç taramaları ile birlikte yeraltı radar verilerini de analiz etti. Organik kalıntıların varlığını belirlemek adına karbon testleri yapılacağını belirten Atila, sonuçların 2-3 ay içinde netleşeceğini ifade etti. “Kazı alanından elde ettiğimiz numunelerin canlı kalıntı olup olmadığını tespit etmek adına laboratuvar çalışmaları sürüyor,” dedi ve “başlıkların yanıltıcı olabileceğini” vurguladı. Bakanlık onaylı ve üniversite bünyesinde yürütülen çalışmaların bilimsel yöntemlere dayandığını ekledi.
BİLİMSEL SÜREÇ VE UZUN SÜREN GİZEM Marco Polo’nun 13. yüzyıldaki yazılarında bahsi geçen, “Nuh’un gemisinin bulunduğu söylenen büyük dağ” ifadesi, antik çağlardan günümüze kadar olan merak ve tartışmayı canlı tutuyor. Bölgeye odaklanan ilginin bir kısmı ABD merkezli Nuh’un Gemisini Keşif Derneği ile bağlantılı projelerin, kazı çalışmalarına maddi ve teknolojik katkı sunmasıyla güçleniyor. Bu çaba, Ağrı Dağı’nda turistik turların düzenlenmesine kadar genişleyen bir hareketi tetikliyor ve konuyu küresel basının gündemine taşıyor.
GÖZLERDE HENÜZ BİR KANIT YOK Ağrı Dağı’nın zirvesinin yaklaşık 29 kilometre güneyinde, İran sınırına 3 kilometre mesafedeki alanda bugüne kadar kesin insan yapımı kalıntı veya ahşap objeye rastlanmadı. Şu ana kadar hakemli dergilerde bu konuyla ilgili bir bulgu yayımlanmadı. Mevcut kazı ekibi, radar verilerinde yaklaşık 71 metreyi kapsayan bir merkezî koridor ve 6 metre derinliğe kadar dik açılı yapılar tespit ettiklerini ve bunları oda veya geçit olarak yorumladıklarını belirtti. Ayrıca yaklaşık 1.000 toprak örneği toplandı; bu örnekler içinde yüksek karbon içeriği ve çeşitli seramik parçaları bulunduğu ifade edildi.