Çeltikli’de İmece Geleneğiyle Şeyhciman Pirinci Yetiştiriliyor
Çeltikli’de imece geleneğiyle Şeyhciman Pirinci’nin üretimini ve kültürel mirasını keşfedin; yöresel emek, dayanışma ve bereket dolu bir tarım hikayesi.
Bitlis merkezine bağlı Çeltikli köyünde imece usulüyle yetiştirilen çeltik hasat dönemine ulaştı. Teknolojinin kullanılmadığı tarlalarda geleneksel yöntemlerle yürütülen üretim, köylüler tarafından her dönemde sürdürülüyor. Söz konusu pirinç, uzun yıllardır ata tohumlarıyla elde edilip dört ay süren yetişme sürecinin sonunda değirmende öğütülerek iç piyasaya sunuluyor. Şeyhciman pirinci olarak adlandırılan bu ürün, köyün adını taşıyan ve pazarda da bilinen bir özellik taşıyor.
Şeyhciman pirincinin en belirgin özelliklerinden biri düşük şeker oranı. Bu nedenle tatlı ve şeker tüketimine dikkat eden tüketiciler arasında da tercih ediliyor. Çeltikli köyünde mayıs ayında başlayan ekim süreci, dört ayı kapsayan büyüme döneminin sonunda eylül sonlarında hasatla tamamlanıyor. Ekimde olduğu gibi hasatta da imece usulüyle çalışılarak başaklar biçiliyor ve traktörlerle köyün dışındaki geniş alana götürülerek başaklardan ayrılma işlemi gerçekleştiriliyor.
Başaklardan ayrılan çeltik, rüzgarda savrularak harmanlandıktan sonra kurutulur. Kurutmanın ardından değirmene gönderilerek pirince dönüştürülen ürün, pazara çıkmaya hazır hale geliyor.
Geleneksel üretimin ayrıntıları Çeltikli köyünde dedesinden miras kalan üretim geleneğini sürdüren Ahmet Kın, sürecin ayrıntılarını şu sözlerle aktarıyor: “Ben 60 yaşındayım; çeltik ve pirinç üretimiyle uğraşıyoruz. Çeltiğimiz ve pirincimiz ün yapmıştır. Mayıs ayında ekime başlıyor, 15 Mayıs’tan ay sonuna kadar tohumlarımızı atıyoruz. Toprağa lağım çamuruyla kürekle girer, tamamen kendi imkanlarımızla insan gücüyle çalışırız. Yaklaşık dört ay süren yetişme süreci boyunca ilk iki ay tarlalarımız su altında kalır; sonra suyu kesip olgunlaşmayı bekleriz. Hasat için başaklar elle ve orakla kırılır; motorlu tırpan kullanılmaz. Yepyeni düz alanlara taşıdığımız çeltikler, köylülerin yardımıyla imeceyle harmanlanır. Otları ve samanı ayırdıktan sonra rüzgarda kuruyan ürün, çuvallara doldurularak değirmene yönlendirilir.”
Aylar süren çalışma, “200-250 yıldır aynı tohumla üretim” gelenekleriyle destekleniyor. Köy, bu ürüne Şeyhciman pirinci adını veriyor; dededen gelen eski bir tohumla üretim sürdürülüyor. Şeker oranı düşük olan pirinç, özellikle şeker hassasiyeti olan kişiler tarafından da tercih edilmektedir. Türkiye’nin pek çok iline dağıtılan ürünler, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya başta olmak üzere 81 ilde kargo yoluyla müşterilerine ulaştırılıyor. Bu geleneksel üretimin kökleri, köyün yaşlılarıyla birlikte bugünlere taşınıyor. Ben 60 yaşındayım; babam, dedem ve daha önceki kuşaklar da bu çeltik tarlasını yılmadan ekip biçti. Bizler de bu mirası çocuklarımıza ve torunlarımıza aktarıyoruz.”