Tezhip Sanatını Geleceğe Aktaran Usta: Mustafa Türker’in Hikayesi
Tezhip sanatını geleceğe taşıyan usta Mustafa Türker’in yolculuğu, zarafeti ve ustalıkla birleşen ilham veren bir hikaye.
Malatya’da yaşayan 46 yaşındaki Mustafa Türker, lise yıllarında ilgi duyduğu motifleri yüzyıllar boyunca süregelen tezhip sanatıyla buluşturuyor. Lisede Osmanlı döneminde hat ve tezhip sanatının yoğun kullanılışını gören Türker, bu alana karşı derin bir ilgi geliştirdi. 2001 yılında Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü’nü kazanan sanatçı, mezuniyetinin ardından farklı mekânlarda çalışmalarını sürdürdü.
Güncel yaşantısında Battalgazi ve Yeşilyurt ilçelerindeki halk eğitim merkezlerinde usta öğretici olarak görev yapan Türker, tezhip çalışmalarını da kesintisiz olarak yürütüyor. AA muhabirine konuşan usta, 25 yıldır uğraştığı bu sanatı gelecek kuşaklara aktarmak istediğini belirtti. Tezhiple yakın ilişki kuran Türker, hat yazısının etrafını süslemekten ve renklerle çalışmaktan keyif aldığını vurguladı. Üniversite yıllarından sonra halk eğitim merkezlerinde çalışmaya devam eden sanatçı, Battalgazi Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nde tezhip öğreticisi olarak görev alıyor.
Renklerin cazibesinin kendisini cezbettiğini ifade eden Türker, tezhipin sabrı öğrettiğini söyledi. Osmanlı padişahlarına şehzade dönemlerinde tezhip sanatının öğretilmiş olması fikrinin sabrı artırdığını ifade eden sanatçı, bu sanatı daha geniş kitlelere tanıtmanın gerekliliğini vurguladı. Tezhip ustalarının sayısının azaldığını belirten Türker, bu değerli mirası korumanın ve gelecek kuşaklara aktarmanın önemine dikkat çekti.
“Tezhip ile hat yazılarını bir araya getirip etrafını süsleyerek tabloya dönüştürüyoruz. Gördüğümüz güzel yazıların, ayetlerin ve hadislerin etrafını süslemek benim için bir tutku.” diyen Türker, desen yoğunluğuna bağlı olarak tablo üretiminin sürelerinin değiştiğini belirtti. Bir tablo için 15-20 gün süren süreçlerin bazı çalışmalar için üç aya kadar uzayabildiğini ekledi.
Tablolarını özel boyalar ve su samuru tüyünden yapılan fırçalarla hayata geçirdiğini söyleyen Türker, her eserinin kendine özel bir değer taşıdığını ifade etti. Aynı zamanda Battalgazi Belediyesi Şehit Fevzi Kütüphanesi’ndeki atölyesinde yaptığı eserleri ilimize gelen bürokratlara hediye ettiğini belirtti; bu titizlikli çalışmaların hem anı olarak kalacağını hem de kültürümüzü tanıtmanın bir unsuru olduğunu vurguladı.