Somuncu Baba Su Değirmeni Yeniden Hayata | Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi Vakfı İşbirliğiyle Restore
Somuncu Baba Su Değirmeni yeniden hayat buluyor: Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi Vakfı iş birliğiyle restore edildi, geçmişin hikâyesi geleceğe taşıyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz ile Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi Vakfı’nın ortak çalışması sayesinde Gürün’deki Somuncu Baba Su Değirmeni özgün formunda yeniden kuruldu. 14. yüzyılda inşa edilen ve Osmanlı fermanlarında da adı geçen bu yapı, 1970’lere kadar yöreye un sağlayan buğday öğütme ihtiyacını karşılamış; zamanla kullanılamaz hale gelmişti. Tohma Çayı kıyısındaki değirmen, vakıf mülkü olarak uzun yıllar halkın hizmetindeydi ve 2024 yılında atılımların sonucunda aslına uygun bir restorasyona kavuştu.
Boyraz, değirmeni ziyaret eden AA muhabirine, bu mekânın yöre için ne kadar değerli olduğunu vurguladı. “Çocukluğumdan beri aktif olarak çalışan bu değirmen, beş taşla un öğütülen ve köy ile çevre köylere hizmet veren önemli bir merkezdi. Sabahları burada başlayıp akşam evlerimize taşıdığımız unlarla köy halkı için hayati bir iş yürütülürdü,” diye konuştu.
Modernleşmenin getirdiği kolaylıklar karşısında geleneksel yöntemlerin unutulmaya yüz tuttuğunu belirten Boyraz, “Zamanla yıkılıp giden bu değerler, teknolojinin etkisiyle unutuldu. Suçatı ve çevresinde birçok değirmen varken en büyüğü de bu değirmendi. Ancak vakıfla birlikte bu eksikliği gidermek için çalıştık,” dedi.
2011’den bu yana hayalini gerçekleştirmek için uğraşan Boyraz, nihai adımı Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi Vakfı ile atarak mekânı yeniden ayağa kaldırdı. Altyapı çalışmaları da kapsayan proje; yolun genişletilmesi, dere ıslahı, elektrik hattı gibi temel hizmetleri içerdi. Bu süreçte köydeki hayırseverler tarafından yapım üstlendi ve hijyenik, güvenli bir restorasyon süreci tamamlandı.
“Anılar burada yaşıyor.” Vakıf ile bölgeden destek veren tüm taraflara teşekkür eden Boyraz, ziyaretçilere değirmenin un öğütülmüş halini görüp ekmek yapma geleneğini deneyimlemelerini tavsiye etti. Ziyaretçiler, bu özel mekânı görmeden dönmemeli ve bu mirası soluk almak için bir durağa dönüştüren çalışmayı yakından hissetmelidir.