Nevşehir’de Halıcılık Kursuyla Kültürel Mirası Taşıyan Fatma Turgut’un Özverili Yolculuğu
Nevşehir’de halıcılık kursuyla Fatma Turgut’un kültürel mirası için özverili yolculuk: el emeği, tarih ve renkler yolunda ilham veren bir öykü.
1994 yılında üniversite tercihini yanlış yapan Fatma Turgut, Erciyes Üniversitesi Halıcılık Bölümü’ne yönelerek hayatını değiştirdi. 51 yaşında şimdi, 13 yıldır sürdürdüğü kurslar sayesinde kültürel mirası gelecek nesillere aktarmaya devam ediyor. Bakanlık tarafından verilen Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı unvanına sahip olan Turgut’un hikâyesi, zorlu bir yolculukla başlayan ve sanata yoğunlaşan bir tutkunun ürünüdür.
Dokumacılığa adım attığı süreçte karşılaştığı güçlükler nedeniyle eğitimini yarıda bırakmak isteyen genç bir kadındı; fakat annesinin ısrarlı desteğiyle gayretini sürdürüp mezun oldu. Motiflere ve renklerin uyumuna duyduğu ilgi, her adımda derinleşti. Yaklaşık on altı yıl boyunca atölye ve galerilerde halı dokuyan Turgut, 2013 yılından itibaren Nevşehir’de belediye ve halk eğitim merkezleri aracılığıyla düzenlenen kurslarda öğrencilerine sanatı öğretmektedir. Yün iplik üretiminden kök boya kullanarak renk elde etmeye kadar her aşamayı deneyimleyen usta, kurs tezgahlarında yarım asırdan uzun birikimini gençlere aktarmaktadır.
“İlk başladığımda çok zorlandım, ellerimden kan aktı.” Usta öğretici olarak AA muhabirine verdiği demeçte, tercih kılavuzundaki hatalı kaydın kendisini bu sanata yönlendirdiğini anlattı. Halı dokumanı gerçekten emek ve sabır isteyen bir süreç olduğundan bahseden Turgut, gençlikte sabır ve emek çoğu zaman geri planda kaldığından başlangıçta zorluklar yaşadığını söyledi: “Döndüğümde annemden destek gördüm; o bana ‘bu okulu bitirip geri döneceksin’ dedi. Zaman içinde sabır ve emeğin karşılığını görüp yaptığım işin değeri beni daha da motive etti.”
Yıllar içinde halı dokumadaki yeteneğini geliştiren Turgut, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Yaşayan İnsan Hazinesi adaylığına layık görülmenin sevincini yaşadı. Desenleri ilmek ilmek işlemekten keyif aldığını belirten Turgut, her gün dokuma tezgahının başında, sevdiği renkleri çiçeklere ve duygularına yansıtarak yeni motifler yaratıyor. “Halı, benim için sözsüz bir mektup; her desen, bizi geleceğe taşıyan bir hikâye,” diyor.
Nevşehir Belediyesi ve Nevşehir Şehit Jandarma Onbaşı Muhammet Can Biçici Halk Eğitimi Merkezi işbirliğinde sürmekte olan kurslarda, Fadime Ünal gibi katılımcılar da deneyimli eğitmenlerin rehberliğinde dokumacılığa adım atıyor. Ünal, her düğümde sanata bağlılığının arttığını ve hocasının tecrübesinin öğrenimini kolaylaştırdığını belirtiyor: “Satır satır, ilmek ilmek her detayı öğreniyoruz; burası sadece düğüm atmakla kalmıyor, kadim sanatımızı da derinden kavrayıyoruz.”