Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi Yeniden Hayat Buldu: Tarih ve Kültürün Bütünleştiği Nokta
Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi’nin yeniden açılışı: Tarih ve kültürün iç içe geçtiği yenilenen sergilerle zenginleşen mirasına yolculuk.
Elazığ’ın zengin geçmişini geleceğe taşıyan Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, açılış töreniyle ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, müzelerin sadece eserlerin sergilendiği vitrinler olmadığını, aynı zamanda bilimin ve eğitimin buluşma noktaları olduğunu vurguladı.
1965 yılında Harput’taki Alacalı Mescit’te temelleri atılan müze, 2016’daki terör saldırısında zarar gördükten sonra, devralınan 1885 yapılı Mülkiye İdadisi binasında yeniden hayata geçirildi. Depremlerin de göz önünde bulundurularak tasarlanan bu yeni yapıda yaklaşık 2 bin nadide eser ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor; aralarında Paleolitik Çağ’dan Osmanlı’ya uzanan koleksiyonlar öne çıkıyor.
Arkeoloji bölümünde 934, etnografya bölümünde 482 ve sikke bölümünde 522 eser bulunuyor. Ayrıca kentin simgesel değerlerinden Çaydaçıra geleneğine özel bir alan ayrılmış durumda. Modern sergileme teknikleriyle donatılan mekân, çocuklar ve gençler için kendi kültürlerini tanıma fırsatı sunarken Harput ve Elazığ’ın kültür turizmine de yeni bir ivme kazandırmayı hedefliyor.
Etkinlikte konuşan Bakan Ersoy, Anadolu’nun kadim hafızasına sahip Elazığ’ın, tarih ve kültür mirasını milletin hizmetine sunmanın mutluluğunu paylaştı. 1965’te kurulan ve 1982’den itibaren kendi binasında hizmet veren müzenin, 2016’daki saldırı sonrasında devriyle ilgili alınan kararlar sonucunda yeniden kazandırıldığına dikkat çekti. Ziyaretçiler artık kronolojik ve bütüncül bir bakışla Elazığ’ın kültürel tarihini inceleyebilecekler.
Ersoy ayrıca, Türkiye’de müzeciliğin dönüştüğünü ifade ederek, çağdaş teşhir teknikleri ve dijital uygulamalarla müzelerin eğitim ve kültür merkezleri haline geldiğini vurguladı. Bu değerli mekanın Harput başta olmak üzere bölgenin zengin mirasını tanıtacağı ve kültür turizmine yeni bir ivme kazandıracağına inanıyoruz.