Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi Restorasyonunda Üç Etap Tamamlandı ve Geri Kalanlar Titizlikle Sürüyor
Ayasofya-i Kebir Camii restorasyonu üç aşamada tamamlandı; kalanlar titizlikle sürüyor, tarih ve kültür mirası güvence altına alınıyor.
Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi’nde süren restorasyon çalışmaları, kamuoyunda yakından takip ediliyor. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, söz konusu alanda yürütülen adımları yerinde inceleyerek mevcut durum hakkında ayrıntılı bilgiler paylaştı. Fatih’in mirasına sahip çıkmak amacıyla başlatılan çalışmalar, dört etap halinde tasarlandı ve şu ana kadar üç etabın tamamlandığı belirtildi. İkinci etap kapsamında minare, kubbe ve mozaikler gibi hassas süreçler üzerinde yoğun bir şekilde çalışılıyor ve bu çalışmalar dikkatle ilerletiliyor.
Milletin kültürel mirasına sahip çıkmayı, arkeolojiden restorasyona, ihya ve inşa süreçlerine kadar sıkı bir mesaiyle sürdürdüklerini ifade eden Ersoy, birçok eserin en kapsamlı bakım ve onarım sürecinden geçirildiğini söyledi. Ayasofya’daki çalışmaların önemini vurgularken, “Fethin nişanesi, Fatih’in emaneti Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi” sözleriyle bu mirasın değerine dikkat çekti.
İlk etapta güney cephe bahçesindeki III. Mehmet, II. Selim, III. Murat ve Şehzadelik Türbeleri’nde restorasyon çalışmaları yürütüldü. Kubbelerin kurşun örtülerinin yenilenmesi, alt tabakalardaki düzensizliklerin giderilmesi ve iç-dış yüzeylerde temizlik ile konservasyon işlemleri gerçekleştirildi. Ayrıca muvakkithane ve sıbyan mektebi de bu aşamada restore edildi; caminin güneybatı köşesindeki duvar diplerindeki abdest alma bölümü yeniden faal hale getirildi ve iç mekâna kuş kovucu yerleştirildi.
İkinci etapta kuzey, güney ve doğu cephelerinde sıva raspa çalışmalarına devam edildi. Raspa sonrası tespitler ve temizleme işlemleri sürerken, kuzeydoğu minaresine yönelik statik güçlendirme projeleri tamamlandı ve minarenin bazı bölümlerinin kontrollü olarak sökülmesi planlandı. Boklar ve yüzeylerdeki hasar tespitleri için sayısal modeller ve georadar taramaları kullanıldı; elde edilen sonuçlar güçlendirme çalışmaları için referans oldu. Mermer pencere elemanlarının özgün yapısını koruyarak temizlik ve onarım işlemleri sürdürüldü.
Ana kubbe üzerinde güçlendirme çalışmaları, dış yüzeyden yapılacak şekilde tasarlandı çünkü iç yüzey mozaik kaplamalıdır ve bu yüzden iç mekanda müdahale sınırlı tutuluyor. Kurşun kaplamaların tamamen kaldırılmasıyla ilgili kararlar alındı; kubbenin mevsimsel hava şartlarına karşı korunması amacıyla geçici üst örtü sistemi kuruldu. İç yüzeyde mozaiklerin güvenli restorasyonu için platform ve iskele çözümleri devreye alındı. İbadet ve restorasyon süreçlerinin aynı anda yürütülebilmesi için dört ana kolon üzerinde kurulan çelik platform sistemi, gezi güzergahlarıyla entegrasyon sağlayacak şekilde kuruldu.
Üçüncü etapta galeri katının ziyarete açılması için hazırlıklar tamamlandı. Ziyaretçi akışını yönlendirecek çabalar sonuç verdi ve genel temizlik ile konservasyon çalışmaları yapılırken, girişler, rampalar ve bilet alanı ile güvenlik altyapıları kuruldu. İç mekanda ise pencerelerden kumlanmasına kadar pek çok ayrıntı titizlikle ele alındı; eski korkuluklar güçlendirildi ve kuşların içeri girmesini engellemek için önlemler alındı. Aydınlatma, güvenlik kameraları ve iletişim altyapıları da yerli yerinde çalışır durumda.
Dördüncü etap kapsamında ise iç ve dış mekânda güvenliği artıracak alüminyum bariyerler kullanılıyor; iç mekanda ses yalıtımı için akustik kumaşlar monte edildi. Bu aşama, ziyaretçilere açık olan bölümde güvenliği ve konforu güçlendirmeyi hedefliyor.
Ayasofya’daki çalışmalar geniş bir alanda sürerken, ana kubbe, yarım kubbeler, Fatih ve Mimar Sinan minareleri ile diğer özgün elemanlar üzerinde yürütülen çalışmalar, biyolojik temizlikten hasar onarımına kadar farklı aşamaları kapsıyor. Yeraltında da Mekan-1 ve Mekan-2 kazılarıyla birlikte kuzey avludaki tünellerde belgeleme çalışmaları yürütülüyor. Mekan-2’deki hasarlı tonozların onarımı tamamlanırken diğer tünellerde de güçlendirme çalışmaları devam ediyor. Bu süreçler sırasında elde edilen kayıtlar, ileriki aşamalarda referans olacak şekilde belgeleniyor.
Çalışmaların amacı, Fatih’in emaneti olan Ayasofya’yı gelecek nesillere güvenli bir miras olarak aktarmak ve bu mirasın ibadet ve sanat değerlerini korumak. Bakan Ersoy, sürecin sonunda bu eşsiz yapının minarelerinden ezan, salonlarında Kur’an yankısı ile yeniden Canlı bir ibadet mekânı olarak hizmet vereceğini vurguladı.