Hattuşa’da Restorasyon ve Kazı Çalışmaları: Hitit Mahallesi Yeniden Canlanıyor
Hattuşa’da restorasyon ve kazı çalışmalarıyla Hitit Mahallesi yeniden canlanıyor; tarih ve arkeoloji meraklılarını büyüleyen bir yeniden doğuş hikâyesi.
Çorum’un Boğazkale ilçesindeki Hattuşa Antik Kenti, yaklaşık 3 bin 500 yıllık Hitit mahallesinde yürütülen restorasyon çalışmalarıyla yeniden gün yüzüne çıkarılıyor.
UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Hattuşa, Anadolu’nun ilk medeniyetlerine ev sahipliği yapan Hatti ve Hitit kültürlerinin mirasını barındırıyor. Şehrin yaklaşık 7 kilometrelik surlarıyla çevrili ve 2 kilometrekarelik alana yayılan yerleşiminde, Kalkolitik Çağ’dan Bizans’a kadar uzanan çok katmanlı kalıntılar gün ışığına çıkartılıyor.
Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından yürütülen kazılar, Hitit başkenti olarak yaklaşık 450 yıl hizmet veren Hattuşa’da devam etmekte. Kazılarla yeni alanlar keşfedilirken, geçmiş yıllarda açığa çıkarılan yapıların korunması amacıyla restorasyon çalışmaları da sürdürülüyor. Yöredeki taş duvar ustaları bu süreçte aktif görev alıyor; buluntuların temelleri üzerinde kilitli taş duvarlar, alanda elde edilen malzemelerle yeniden örülüyor ve uygun şekilde doldurularak sağlam bir görünüm kazandırılıyor.
Çalışmaların yöneticisi Prof. Dr. Andreas Schachner, bu yılki sezonun Aşağı Şehir’de tamamlanan kazıların ardından restorasyon odaklı ilerlediğini belirtti. “Amaç, ziyaretçilerin Hitit dönemindeki şehir dokusunu net bir şekilde kavramalarını sağlamak,” diyen Schachner, restorasyonun yalnızca bir arkeolojik durumun korunması olmadığını, aynı zamanda ziyaretçilere somut bir deneyim sunmayı hedeflediğini vurguluyor.
Hitit kentinin restorasyon oranı yaklaşık %30 civarında ve alandaki ziyaretçi yoğunluğu nedeniyle yapıların anlaşılır bir şekilde korunması ön planda tutuluyor. 1960’tan beri uygulanan restorasyon geleneği, kazı çukurlarını açık bırakmamak ve taşları tek tek yeniden yerleştirmek üzerine kurulu. Böylece gün yüzüne çıkarılan bölüm, ziyaretçiler için anlamlı bir şehir dokusu olarak sunuluyor.
Aşağı Şehir’de deprem izleri de dikkat çekiyor. Şehrin bu bölümünde yönetsel ve ekonomik işlevleri olan yapılar bulunuyor ve deprem riskinin izleri netleşiyor. Bölgede daha önce açığa çıkarılan bir kent kapısı, büyük meydan ve kente bağlayan yollar, dönemin şehirleşmesi hakkında önemli ipuçları sunuyor. Bu buluntular, Milattan Önce 14’üncü yüzyıla kadar uzanan bir manzarayı aydınlatıyor.
Kerpiçden inşa edilen Hitit surlarının restorasyonu da Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda sürüyor. 2005 yılından bu yana özgün tekniklerle yürütülen çalışmalar, belirli aralıklarla onarılıyor ve böylece antik surlar günümüzdeki ziyaretçilere açık ve güvenli bir şekilde sunuluyor.