Kalaycılığın Son Ustalarının Yaşadığı Sivas’taki Zanaatkâr Mücadelesi
Kalaycılığın son ustalarının Sivas’taki zanaatkâr mücadelesini, köklü gelenek ve direnişle harmanlayan sürükleyici bir yolculuk.
60 yaşındaki Adem Eyce, kalaycılığın endişe edecek son iki temsilcisinden biri olarak yaşamını sürdürüyor. Babasından devraldığı bu meslek, yarım asır boyunca onu besledi ve bugün de bakır kapları parlatmak için ateşin başında çalışıyor. Eyce’nin kalaycılığa başlaması, henüz 10 yaşındayken babası Mehmet Eyce’nin trajik kaybıyla şekillendi; o günden beri dükkana özenle adım atmayı sürdürüyor.
“Baba mesleği bu, ister istemez dükkana git gel,” diyor Eyce. “Öğrendikten sonra bırakmak mümkün olmadı. Şu anda ticari amaç daha çok keyif için çalışıyoruz; çünkü memlekette kalaycı kalmadı. Evde babadan kalan bir eşyayı getirip onarımına yöneldiğimizde, müşterilerin mutluluğu bize de aynı keyfi veriyor.”
Adem Eyce, müşterilerin ürünlerini önce temizliyor, ardından kumluyor ve tamir edip parlatıyor. Kalay işleminden sonra kalan çapağı da işlemek, ürünleri yeniden kullanıma kazandırmak için yaptığı adımlardan yalnızca birkaçı. Bu süreçler, hem işinin inceliklerini koruyor hem de ailenin geçimini sağlıyor.
“Kalaycılık da tarih olacak mı?” sorusuna karşılık Eyce, zamanın su gibi aktığını ve herkesin kendi işine odaklandığını ifade ediyor. Sıcak ocak ve uzun günler; buna alışkın olduklarını, çünkü geçim için bu yolu seçtiklerini belirtiyor. Ancak mesleğin unutulmaya yüz tuttuğunu görmek üzüntü verici; gençler bu kirli ve zorlu sanatlara talep göstermiyorlar.
Eyce, Sivas Zanaatkarlar Çarşısı ve Müzesi’nin yanında bulunan 17 metrekarelik dükkanda yaklaşık 1,5 ay önce çalışmaya başlamışlar. Bu sezonun sonunu atlatmayı ve daha iyi bir gelecek umudunu taşıyorlar. Önce Basın Sitesi’nde yer alırlarken, belediyenin yer değiştirmesiyle şu an Valilik onaylı yeni konumlarında çalışıyorlar. Kalaycılığın yanı sıra bakırdan her türlü ürünü siparişlere göre üretmeyi sürdürüyorlar.