Abbashalimpaşa: Balkan Savaşları sonrası geleneksel mimariyle zamana meydan okuyan köy
Balkan Savaşları sonrası Abbashalimpaşa’nın geleneksel mimarisiyle zamana meydan okuyan köyünü keşfedin; tarihi dokusu ve kültürel mirasıyla büyüleyici bir yolculuk.
Eskişehir merkezinden yaklaşık 66 kilometre uzakta, Çifteler’in kırsalında yer alan Abbashalimpaşa Mahallesi, 113 yıllık geçmişiyle köy sokaklarını millimetrik bir planla kurmuş, modernleşen Türkiye’de nadir görülen bir mimari dokuyu günümüze taşıyor. İlk kurulduğunda her aileye 120 dekar tarla ve 700 metrekarelik arsa tahsis edilmesiyle başlayan yerleşim, imar planına sıkı sıkıya bağlı kalarak büyümüş; bugün bile hiçbir yapının plan dışına çıkmadığı belirtiler arasında. Türkiye’nin köy yapılarından ayrışan kare bloklu yerleşim, düz ve birbirine paralel sokaklarıyla çıkmaz sokağın olmadığını vurguluyor.
Köyün adının Abbas Halim Paşa’nın adıyla değiştirilmesi hikâyesi, 30 Aralık 1914’te Hüdavendigar Vilayeti’nin yönetim kararlarıyla başlamış. Dönemin Osmanlı Sadrazamı Said Halim Paşa’nın kardeşi ve Mısır prensi olan Abbas Halim Paşa’nın adıyla anılan bu kırsal alan, hem tarihsel bir isim değişikliğine hem de mimari planın simgesine dönüşmüş. Cumhuriyet dönemi boyunca da bu özgün doku korunmuş; hiçbir yapının imar planı dışına çıkmasına izin verilmemiştir.
Mahalle Muhtarı Mehmet Güçen’in ifadeleriyle 113 yıl öncesine götüren bu köy, Bulgaristan’ın Kırcaali ve Tozçal bölgelerinden gelen göçmenlerin yerleşmesiyle şekillenmiş. Köy sakinleri, dışarıdan gelen yabancı nüfusa kapılarını kapalı tutuyor; köyün gelenekleri, geçmişten günümüze aynı usullerde yaşatılıyor. Sokakların ve caddelerin eşit ve düzenli olduğunu, yeni bir ev inşa edilirken dengenin bozulmaması gerektiğini vurgulayan güvenilir bir mimari düzen bu mahallede hayata geçmiş durumda.
Gelenekler, mahalle içindeki topluluk bütçesiyle yönetilirken, köy sandığının kapanmasıyla birlikte bazı uygulamaların değiştiği belirtiliyor. Muhtarlar ve köy sakinleri, günümüzde köy sandığının yokluğunu ve bütçe kısıtlarını işaret ederken, nüfusun yıllar içinde azaldığını da dile getiriyorlar. 22 bin dekar büyüklüğündeki arazi, yeni yerleşim taleplerine rağmen kontrollü bir biçimde kullanılıyor ve hayvancılık faaliyetleri için sınırlamalar getiriliyor. Bu miras, Abbashalimpaşa’nın yalnızca bir konut topluluğu olmaktan öte, geçmişle bugün arasında köprü kuran bir yaşam biçimini temsil ediyor.