Necmiye Çulhaöz: Odunpazarı’nın El Yapımı Deri ve Ahşap Çanta Zanaatıyla Sıradanlığa Direnen Tasarımlar
Necmiye Çulhaöz’ün Odunpazarı’ndan el yapımı deri ve ahşap çanta tasarımları, sıradanlığa meydan okuyan özgün zarafet sunuyor.
Odunpazarı Evleri Bölgesi’nde atölyesi bulunan Necmiye Çulhaöz, kurumsal hayatından ayrılıp zanaata yöneldiğinde, deri ve ahşabı geleneksel tekniklerle bir araya getirerek benzersiz çanta tasarımları yaratmaya başladı. Pandemi sürecinde kendi kendine deri işlemeyi öğrenen 48 yaşındaki sanatçı, baba mesleği olan ahşap işçiliğini de işine dahil ederek tamamen el yapımı, kişiye özel ve sınırlı sayıda ürünler ortaya koyuyor. Dana derisini ana malzeme olarak kullanan Çulhaöz, bu zorlu materyali kiraz ve ceviz gibi farklı ağaç türlerinin dokusuyla bütünleştiriyor ve Odunpazarı’nın ruhunu her parçada hissettirmeyi amaçlıyor.
“Hiçbir yerde şablon yok, hepsini detaylıca kendim yapıyorum.” ifadesiyle özetlediği çalışma felsefesi, artık seri üretime yer vermemeyi getiriyor. Doğadan topladığı her elementi işlemesinin mümkün olduğunu söyleyen sanatçı, tasarımlarında cam ve lüle taşı gibi malzemelere de yer veriyor. En çok çanta üretmeyi sürdürse de, saç tokası, kolye ve küpe gibi aksesuarlar da ilgi görüyor. Müşteriye birebir hitap etmeyi tercih eden Çulhaöz, atölyeyi gezen herkese şablon olmadığını gösteriyor; tek bir dikkat çekici ürün üzerinden hareket ederek, talebe göre yeni tasarımlar deniyor.
Bir çanta üretiminin süresi değişkenlik gösteriyor; örneğin bir serinin tamamlanması 10 gün ile bir ay arasında değişebilir. Ahşap tarafı ise babasının mesleğini hatırlatan bir deneyim sunuyor; CNC veya lazer kullanılmadan, tamamen el yapımı tekniklerle çalışılıyor. Bahsi geçen süreçlerde zımpara ve kıl testere gibi aletler eski tip yöntemleri destekliyor.
El sanatlarına olan ilginin günümüzde eskisi kadar yoğun olmadığını dile getiren Çulhaöz, usta-çırak ilişkisini korumanın zorluğuna işaret ediyor. Oğluna ve onun dünyasına aktardığı becerilerle mirasın devamını umuyor; kim bilir, bir gün bu bilgi başka bir çırakla da paylaşılarak gelenek yaşatılabilir. Sanatçı, yaptığı işleriyle Odunpazarı’nın ruhunu yansıtmaya çalışırken, her ürünüyle tekli üretime odaklanmanın önemini vurguluyor.