Akyazı’da İpeklinin Yarım Asırlık Anısı: Baykın Ailesi ve Koza Yolculuğu
Akyazı’da İpeklinin yarım asırlık anısı: Baykın Ailesi ve koza yolculuğunun duygulu izleri, geleneksel değerlerle modern üretimin birleşimini anlatıyor.
Remziye ve Ali Baykın çifti, Sakarya’nın Akyazı ilçesindeki köklerinden beslenen ipek böceği yetiştiriciliğini, evliliğinin ardından geçen yarım asır boyunca sürdürmeyi başarıyor. Çocuklukta koza üretimini ailesinden öğrenen çift, başlangıçta basit koşullarda evlerin odalarında üretim yaparken bugün koza kooperatifine bağlanmış olarak faaliyetlerini sürdürüyorlar.
Çift, Çakıroğlu Mahallesi’nde başlayan bu yolculuğu ilçe merkezine taşıdıktan sonra da doğayla uyumlu üretimini sürdürmüş. Ali Baykın, 20’li yaşlarında başladığı bu işe dair anılarını paylaşırken, günümüzde koza üretiminin nasıl bir dönüşüm geçirdiğini daireler halinde anlattı. Laboratuvar destekli üretim süreçleri ile kozanın oluşum sürecinin hızlandığını ve siparişlerin artığını ifade etti.
Koza döneminin en zorlu anlarında bile çiftin dayanışması hep ön planda oldu. Ali Baykın, kozanın oluşumu ve tohumlardan ilk üreme adımlarına kadar olan süreci şu sözlerle özetledi: “Bu iş, odalarda yetişen küçük kozalardan başlayıp günümüzde 20–60 bin canlıya kadar ulaşan bir zincir. Şu anda kozalara verilen özen sayesinde elde ettiğimiz gelir, hayata bakışımızı şekillendiriyor.”
Baykın, koza üretiminin kırsaldan ilçe merkezine göç ettiği dönemleri anımsarken, gençlere de bu işi tavsiye ediyor. “Güçlü bir üretim için çevre koşulları ve ilaç kullanımı büyük önem taşır” diyen Ali, bazı ürünlerin Dut ağaçları nedeniyle zorluklar yaşattığını ancak yılmadığını belirtti. Fiyatların dönemsel olarak değiştiğini; şu anda koza fiyatlarının yaklaşık 2.300 TL civarında olduğunun altını çizdi.
Yaşlarının ilerlemesine rağmen emeklerini tüketmeyen Baykın çifti, çocuklarının endişelerine rağmen bu mesleğin aile mirası olarak sürmesini arzuluyor. “Yaşımız ilerledi ama bu iş bizim için yaşam biçimi oldu” diyen Remziye Baykın, küçüklüğünden beri gördüğü bu süreçte, şehirleşen dünyada bile koza üretiminin kırsalın bir parçası olarak kalacağını vurguluyor.