Yeşilhisar Başköy: Kapadokya’nın Kapısı ve Hafızalarda Yaşayan Evler
Kapadokya’nın kapısında yer alan Yeşilhisar Başköy’ü keşfedin: tarihi evler, peribacaları ve hafızalarda yaşayan özgün mimariyle eşsiz bir yolculuk.
Kayseri’nin Kapadokya’ya açılan kapısı olan Başköy Mahallesi, Yeşilhisar ilçesine bağlı ve yaklaşık on beş yıl önce afet bölgesi ilan edilerek boşaltılan kırsal bir yerleşimdir. Roma ve Bizans dönemlerinden kalan tarihi kalıntılarla dikkat çekerken, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın kararlarıyla 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescillenmiş olan bu mahalle, kaya düşmesi nedeniyle1960’ların sonunda boşaltıldı ve ıssızlığa bırakıldı.
Mahalle, kent merkezine yaklaşık 85 kilometre, Yeşilhisar’a ise 20 kilometre uzaklıktadır. Soğanlı Vadisi ile Kapadokya arasındaki konumu, mağaraları, volkanik tüf kayalıkları ve kaya yerleşimleriyle dikkat çekmesini sağlar; aynı zamanda kiliseler ve diğer tarihi yapılar da burada barınır. Sakinler, yaklaşık iki kilometre öteye taşınan yeni evlerinde yaşamlarını sürdürürken, geçmişin anılarını zaman zaman ziyaret edip hatıralarını tazeliyorlar.
“Köyümüzde çok güzel anılarımız geçti” sözleriyle anlatılan duygular, mahalledeki görkemli evlerden birinde 82 yıl önce dünyaya gelen Mustafa Kapusuz’un anılarıyla daha da canlılaşıyor. AA muhabirine konuşan Kapusuz, burada doğup büyüdüğünü ve gençlik yıllarının çoğunu bu evde geçirdiğini ifade etti. Ailesinin zor koşulları nedeniyle babasını küçük yaşta kaybedince, başka yerlere gidip eğitim almak mümkün olmamış; bu yüzden köyde kalmayı tercih etmiş. İlköğretimini burada tamamlamış olan Kapusuz, köyün o eski kalabalık ve şenlikli günlerini, düğünlerin bir haftayı bulan coşkusunu hatırlıyor.
Geçmişte köylülerin çoğunlukla çiftçilikle geçinmesini anlatan Kapusuz, komşuluk ilişkilerinin sıcaklığını da şöyle özetliyor: “Geleneklerimizi yaşatan insanlar, komşuluk ve muhabbet içinde bir arada olurdu.” Evlerinin Rum ailesine ait olduğunu belirten Kapusuz, göç nedeniyle buradan ayrılan Rumların evini ihaleyle satın almış. Bu evde doğup büyümesi, şimdi hatıraların en değerli parçası olarak kalıyor; hatta çocuklarının da aynı evde dünyaya geldiğini vurguluyor. Ancak afet nedeniyle yıllarca yaşadığı bu eve dönmek mümkün olmadı ve ailenin yeni yaşama geçişi için devlet tarafından kendilerine verilen arsalara yeni evler inşa edildi.