Ağaç Sevgisiyle Yükselen Baston Sanatı: Mustafa Taş’ın Müzesi andırcısı
Ağaç sevgisiyle yükselen baston sanatı: Mustafa Taş’ın müzesindeki eserler, ustalık ve doğa tutkusunu bir araya getiriyor.
Yozgat’ın Aydıncık ilçesinde yaşayan Mustafa Taş, evinin bir bölümünü adeta müzeye dönüştürmüş durumda. El becerisi ürünleriyle antika eşyaları bir araya getirerek yaşam alanını sergileyen Taş, ağaçlardan aldığı ilhamla ortaya çıkan figürlerle öne çıkıyor. Bir ağaç neye benzerse onu benzetiyor ve bu zanaat, içindeki sevginin büyümesini sağlıyor: basitten başlayıp bugün bastonlara dönüşen çalışmalar, çevresindekileri büyüleyerek onlarda imrenme uyandırıyor.
Taş, 2004 yılından beri bu uğraşa devam ettiğini anlatıyor: evine gelen misafirleri, Erol Bey ve İl Kültür Turizm Müdürlüğü’nden ziyaretçileri ağırlıyor. Almanya’dan emekli olduktan sonra Türkiye’ye yerleşen Taş, o tarihten beri kıyafetlerden kumaş parçalarına kadar farklı materyalleri toplayıp kullanıyor. Kumaşları kesip yeniden şekillendirerek çanta ve takke gibi yan ürünler üretmenin yanı sıra, televizyonu kapattığında bile bu hobiyi sürdürüyor: akşamları uyumadan önce el işlerine dalmak, onun için günlük ritüel hâline gelmiş.
Taş’ın anlatımında en çok dikkat çeken anlardan biri “çekme değnek” olarak bilinen eski değneğin kökeni ve kullanımıdır. Eskiden delme giysileriyle yapılan içlikler üzerinden yükselen bu alet, yakın mesafedeki çatışmalarda silah görevi görüyordu. Şimdilerde “Haydar” olarak adlandırılan bu değerli araç, geçmişin hatıralarını hatırlatırken; ormancıyla yaşanan olaylarda kahramanlık ve alaycılığın birleştiği öyküler de tarihe ışık tutuyor.
Taş, antika eşyalarını ve hatıralarını içeren müzesini ziyaret edenlerle paylaşmaya devam ederken, bu yaşam biçimini sürdürmenin mutluluğunu yaşıyor. Ziyaretçiler artık onun evine sadece bakmak için değil, adeta bir döneme yolculuk yapmak için geliyorlar.