DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Adanın Çınarlı Mahallesi’nden Usta Bağlamacıya Yolculuk: Yusuf Can Akdoğan’ın El Emeği Enstrümanları

Adanın Çınarlı Mahallesi’nden Usta Bağlamacıya yolculuk: Yusuf Can Akdoğan’ın el emeği enstrümanlarıyla samimi bir iç görü, tarih ve ustalık bir arada.

09.06.2026
A+
A-

Adana’da bağlama yapımını genç yaşlardan beri sürdüren Yusuf Can Akdoğan, atölyesinde sadece ağaçları işlemenin ötesinde, müşterileri için kişiye özel tasarımlar da oluşturuyor. Çocukluğundan beri bu mesleğe yaklaşan Akdoğan, 7 yaşında babasının çay ocağının yanında gördüğü saz ustasının yanına giderek çıraklığa başladı. Zamanla atölyesinde çalışmayı sürdürürken, bilgisayar programcılığı eğitimini de aynı anda devam ettirdi ve Çukurova Üniversitesi Adana Meslek Yüksekokulu’nda bu bölümü kazandı. Ancak hayalini gerçekleştirmek için eğitimine ara verip 5 yıl önce Seyhan’daki Çınarlı Mahallesi’nde kendi atölyesini kurdu.

Atölyesinde dut, ladin ve akgürgen gibi farklı ağaçların parçalarını kullanarak oyma ve yaprak bağlama tekniklerini uygulayan Akdoğan, kişiye özel enstrümanlar üretmeyi sürdürüyor. Genç yaşında bağlama yapımında ustalığa ulaşan usta, el emeğini yurt içi ve dışındaki müşterilere kargo yoluyla ulaştırıyor. “Bir şeyler üretmek beni cezbediyor” diyen Akdoğan, mesleğe dair anılarını ve çalışma sürecini AA muhabirine şu sözlerle aktardı: çocuklukta ustanın izlediği yöntemler, tezgaha adım adım yaklaşması ve zımpara ile rende kullanmayı öğrenmesi… Uzun süre atölyenin tozunu yutan genç ustanın, “sonuçta bir ağaca şekil vermek ve yeni bir şeyler üretmek” düşüncesiyle ilerlediğini söyledi.

Bağlama üretiminin tutkusu olduğunu vurgulayan Akdoğan, müşterilerin çoğu kişinin kendisini gördüğünde şaşırdığını belirtiyor. Kendini bir miras taşıyıcısı olarak nitelendiren usta, mesleğini nesilden nesile aktarmak ve bir yardımcı edinerek yetiştirmek istediğini dile getiriyor. Aslında her bağlama için milimlerle oynandığını ifade eden Akdoğan, yaklaşık iki ay süren bir yapım sürecinde sap, kapak ve klavye gibi parçaların uyumlu olması gerektiğini vurguluyor. “Bir haftada bağlama çıkabilir, ancak sağlıklı üretim için beklemek şart.” diyen usta, yapılan her enstrümanın kişiye özel olduğunu belirtiyor.

Türkiye ve yurtdışından gelen taleplerin sürekli olduğunu söyleyen Akdoğan, sapkırtan ustalık ve ince işçilikle üretimini her geçen gün genişletiyor. Dünyanın dört bir yanına giden bağlamalar, bu küçük atölyeden çıkan büyük bir tutkuyu simgeliyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.