Algoritmik Dünya, Tenden Tele ve Kuşatılmıs: Varol’un Köy Yaşamı ile Dijital Eleştirel Sanat Yolculuğu
Algoritmik dünya, tenden tele ve kuşatılmış: Varol’un köy yaşamı dijital eleştirel sanat yolculuğunu akıcı ve çağrışımlı bir dille özetler.
Bir zamanlar teknolojinin hızlı akışında yaşayan Nurhayat Varol, emekliliğinin ardından şehirden kopup Antalya’nın engebeli dağ köylerinden Ürünlü’ye yerleşti. Burada doğayla iç içe kurduğu yaşamını, geçmişteki pratiklerle yeniden yoğuruyor ve üretim odaklı, minimum tüketimli bir günlük ritim benimseyerek sanatıyla birleştiriyor.
OTDÜ Matematik Bölümü’nden 1983’te mezun olan Varol, yıllar süren bilgi işlem ve yazılım çalışmasının ardından 2006’da emekliliğe ayrıldı. Dijital sistemlerin ve ekran merkezli yaşamın etkileri üzerine düşündüğü bu süreç, Akseki Ürünlü ziyaretinin ardından köy yaşamına dönüş kararıyla somutlaştı. 2009’da eski bir köy evini yeniden ayağa kaldıran sanatçı, yıkıntılar arasında doğayla dengeli bir yaşam kurdu ve eski ahırı galerine dönüştürerek sanat üretimini burada sürdürmeye başladı.
Şehir hayatının tüketim odaklı alışkanlıklarından uzaklaşan Varol, kırpılmış kumaş parçalarını kırk yama tekniğiyle yeniden değerlendirmeyi, manevi değeri bulunan geleneksel el işlerini ise yeni tasarımlarla perde arkasından sahneye taşıyıp yeniden canlandırmayı tercih ediyor. Fotoğraf, belgesel sinema ve enstalasyon çalışmaları, doğa ile insan arasındaki bağı merkeze alıyor ve minimum tüketim ile üretkenlik kavramlarını birlikte ele alıyor.
Varol’un dijital dünyaya yönelik sorgusu, algoritmaların karar süreçlerindeki görünmez etkileri üzerinde yoğunlaşıyor. “Bugün ne okuyacağımıza ya da hangi habere ulaşacağımıza karar veren algoritmaların kuşatması altındayız; en çok kazandıranı önümüze koyan bir sistemle karşı karşıyayız,” diyerek dijital dünyanın birey düşüncelerini şekillendirme biçimini eleştiriyor.
Algoritmik Dünya adlı çalışması, dijital platformların insanların davranışlarını nasıl dönüştürdüğünü tartışıyor; dezenformasyon, sansür ve toplumsal yönlendirme konularında farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Varol, 2013’te kablolarla hazırladığı fotoğraf sergisinde teknolojinin insan ilişkileri üzerindeki etkisini ilk kez görsel bir dille sandıkça, daha sonra bakır tellerle ördüğü enstalasyonlarla kablosuz iletişim çağını anlatıyor. Lif sanatından ilham alarak telleri tığ yoluyla işleyen Varol’un çalışmaları, 1960’lardan bugüne uzanan üretken bir üretim sürecinin izini sürüyor.
2022–2024 arası hazırlanan Tenden Tele ve kadın başı motiflerinden ilham alan Varoluş 1, Varoluş 2, ile giderek şeffaflaşan bireyin metaya dönüşme endişesini işliyor. Algoritmik Dünya enstalasyonu ise 3 metre yüksekliği, 11 metre çapı ve 35 metre çevresi ile dikkat çekiyor; Varol’un iki yıl boyunca gece gündüz sürdürdüğü çalışması, insanlığın “algoritmik savaş çağına” sürüklenip sürüklenmediğini tartışmaya açıyor. Ayrıca yapay zeka destekli sistemler ve veri güvenliği gibi konularda denetim mekanizmalarının belirsizliğine vurgu yapıyor.
Algoritmik Dünya, Tenden Tele ve Kusatılmış adlı üç ana eser Kapadokya Bienali kapsamında 7 Mayıs-3 Eylül 2026 tarihleri arasında Meryem Ana Kilisesi’nde ziyaretçileriyle buluşuyor. Bu projeler, antik mekânın atmosferinde modern teknolojinin toplumsal etkilerini bir araya getirerek izleyiciye yeni bir deneyim imkanı sunuyor.