Erken Yaşlanan Menopoz ve Doğurganlık Yönetiminin Yeni Yaklaşımları
Erken yaşlanan menopoz ve doğurganlık yönetiminde yenilikçi yaklaşımlar, güvenli tedaviler ve yaşam kalitesini artıran stratejiler sunuyor.
Yaşla birlikte doğurganlığın azalması bilinen bir biyolojik gerçek olsa da son dönemde bu sürecin daha erken başladığı gözlemlenmektedir. Kadınların üreme sağlığına ilişkin önemli uyarıları paylaşan Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Evrim Bostancı Ergen, doğurganlığı etkileyen faktörlere dikkat çekti.
MENOPAZIN GEÇİŞİ VE ERKEN YAŞLANMA Prof. Dr. Ergen, menopozun geçmişe göre daha erken dönemlerde ortaya çıktığını ifade etti. “Eskiden 47-48 yaşlarda görülen menopoz, bugün çoğu kadında 40-45 yaş aralığında daha sık karşılaşılan bir durum haline geldi.” dedi. Stres, beslenme alışkanlıkları, genetik ve çevresel etkenlerin bu süreci hızlandırdığına vurgu yaptı. Ayrıca AMH testinin doğrudan tek çözüm olmadığını belirtti; en güvenilir yaklaşımın deneyimli bir jinekoloğun yaptığı yumurta sayımıyla mümkün olduğunu sözlerine ekledi.
YUMURTANIN DONDURULMASI İLE DOĞURGANLIK KORUNABİLİR Teknolojideki gelişmeler sayesinde doğurganlığın daha planlı yönetilebildiğini dile getiren Prof. Dr. Ergen, genç yaşlarda çocuk sahibi olmayı ertelemek isteyen kadınlar için yumurta dondurma seçeneklerini önerdi. Böylece ilerleyen yaşlarda da çocuk sahibi olma ihtimali korunabilir. Doğurganlık açısından belirli yaş aralıklarının kritik olduğuna dikkati çeken Ergen, “37, 40 ve 42 yaş bizler için önemli eşiklerdir. Bu nedenle kadınların düzenli olarak kontrollerini sürdürmeleri ve yumurtalık rezervlerini takip ettirmeleri büyük önem taşır.” ifadelerini kullandı.