DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Ulucami’deki İki Kitabe Kaybı: Araştırmacılar ve Yetkililerden Şeytan Zinciri mi?

Ulucami’deki iki kitabe kaybı: uzmanlar ve yetkililer araştırıyor; gizemli zincir mi, eserler mi? merak uyandıran sonuçlara ışık tutuluyor.

21.05.2026
A+
A-

Diyarbakır’da Şehir Araştırmaları Merkezi’nin kurucusu Mehmet Ali Abakay, Sur ilçesindeki Ulucami’nin duvarında bulunan iki boşluğun kayıp kitabelere işaret ettiğini belirtti. Abakay, birinin yerinin boştan başka bir şey olmadığını; diğerinin ise biraz ilerideki konumda izini taşıdığını söyledi. Eğer bu iki taş yazıtı yok olmasaydı, burada rastlanan bir iz ya da alamet olmaması ihtimali de çok yüksek olurdu.

Abakay, uzun yıllara yayılan çalışmalarıyla Diyarbakır ve Türkiye’nin 81 iline ilişkin verileri toplamaya devam ederken, Ulucami ile ilgili derinlemesine bir inceleme yürüttü. Şehrin farklı konumlarındaki arşivleri taradıktan sonra, gezginlerin seyahatnamelerinde bu iki kitabe hakkında bir bilgiye ulaşamadığını belirtti. Batılı öznelerin, şarkiyatçıların ve misyonerlerin müdahalesiyle bu tür yazıtların zamanla kaybolmuş olabileceğini vurguladı.

“Gözlemlerimizin ışığında, duvarın sağ ve sol tarafında bulunan iki kayıp kitabe, taş formunda bir arkeolojik iz olarak duruyor,” diyen Abakay, konunun Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün ortak çalışmasıyla aydınlığa kavuşması gerektiğini ifade etti. İlk kitabenin geometrik desen içermediğini ve yerinin boş olduğunu; ikinci kitabenin ise bir miktar ilerideki bölgede saptanan izi taşıdığını kaydetti. Eğer kitabeler bulunamazsa bile, belki Diyarbakır’daki Etnografya Müzesi deposunda saklanma ihtimali üzerinde duruyoruz ve bu eksikliğin giderilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini vurguladı.

Abakay, tarihi süreçte sultan veya padişah yazıtlarının olayların akışını değiştirebileceğine dikkat çekerek, bu konunun siyasi ve kültürel açıdan da önemli olduğunun altını çizdi.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.