Mucize Bebeğin Göz Yaşlı Portresinin Ardındaki Sanat ve Deprem Hikâyesi
Mucize bebeğin gözyaşı portresinin ardındaki sanat ve deprem hikâyesi: umut, zarar ve direnişin iç içe geçtiği dokunaklı bir anlatı.
Hatay’daki deprem felaketinin ardından enkazdan 128 saat sonra çıkarılan Vatin Begdas’ın öyküsü, Adanalı ressam Leyla Gezerli için ilham kaynağı oldu. 3,5 aylıkken kurtarılan bebek ile deprem anında annesi Yasemin Begdas’ın yaşadığı zorluklar, sanatçının fırçasında unutulmaz bir anıya dönüştü. O dönem gündemi meşgul eden sağlık ekibinin parmağını emdiği an, Gezerli’nin bu portreye bakışını derinden etkiledi ve 3. kişisel sergisinde en çok ilgi gören tablo olarak öne çıktı.
Gezerli, deprem sonrası Adana’da sergilediği çalışmalarında toplumsal temaları merkeze alıyor. Sergide 26 eserin bulunduğu koleksiyon içinde en çok beğeni toplayan eser, mucize bebeğin ifadesindeki hüzün ve umut dolu bakışıydı. Ressam, deprem ve kadın hakları temalarını işlerken, sanatın insan için olduğunu vurguluyor: “Sanat insan içindir, halk içindir.”
Gezerli’nin eserlerinde depremin izleri, toplumsal sorunlar ve kadınların yaşadığı şiddet gibi konular ön planda yer alıyor. Uzun yıllardır resimle ilgilenen sanatçı, asrın felaketinin yarattığı duyguyu bir portreyle özetlemekten heyecan duyduğunu ifade ediyor. Serginin adı ve tablonun etrafında dönen yorumlar, sanatın toplumsal hafızayı nasıl biçimlendirdiğini gösteriyor.