Geleneksel Türk Müziğini Kendi Çabalarıyla Yaşatan genç müzisyen Enes Şişman
Geleneksel Türk Müziğini kendi çabalarıyla yaşatan genç müzisyen Enes Şişman’ın ilham verici yolculuğu ve modernyorumuyla köklere bağlı bir ses yaratımı.
Bilecik’te orman işçisi olarak çalışan 23 yaşındaki Enes Şişman, kendi çabasıyla öğrendiği geleneksel Türk müzik aletleriyle dikkat çekiyor. Enes, çaldığı enstrümanları sadece hobi olarak görmüyor; kültürel mirasın canlı kalması için bir sorumluluk taşıdığına inanıyor. Boş zamanlarını domra, kam davulu, ağız kopuzu, ıgıl ve kılkopuz gibi Türk dünyasına ait araçları öğrenmeye ayırıyor ve bu enstrümanlara olan ilgisini giderek derinleştiriyor.
Enes Şişman’ın müziğe olan tutkusu altı yıl önce domra ile başladı. Evde basit malzemelerle ürettiği ilk enstrümanı sonrasında Kazakistan’dan getirdiği dombra ile çalışmalarını büyüttü. İnternet videolarından ilham alarak pek çok geleneksel çalgıyı öğrenen müzisyen, zamanla kendi tekniklerini geliştirerek repertuarını genişletti.
Günümüzde yalnızca dombra ile sınırlı kalmayıp Türkistan coğrafyasına ait farklı sesler de denemeye başladı. Kam davulu, ağız kopuzu, ıgıl ve kılkopuz gibi enstrümanları da çalmayı öğrendi ve repertuarını zenginleştirdi.
“Açık alanda çaldığım günler benim için dönüm noktasıydı” diyen Şişman, başlangıçta ailesinin sesinden rahatsız olduğunu anımsıyor; bu durum zamanla kendisini açık mekânlarda pratik yapmaya itti. Günlük yaklaşık 1,5 saatlik çalışma rutini oluşturdu.
Şişman, Bursa’da bir terziye özel olarak diktirdiği geleneksel kıyafeti olan “çapan” ile sahneye çıkıyor ve bu kıyafetle kendini Türkistan kültürünün içinde hissediyor. Sosyal medyada çaldığı eserleri paylaşan genç müzisyen, çeşitli etkinliklerde sahne alırken diğer müzisyenlerle de ortak projeler üretiyor.
Gelecekte kendi müzik grubunu kurmayı hayal eden Enes, yaşıtlarına geleneksel enstrümanlara ilgi göstermeleri yönünde tavsiyelerde bulunuyor.