Hafsa Sultan Şifahanesi: Manisa’da Tıp Tarihi Müzesi ve Hafıza Dolu Bir Sağlık Külliyesi
Manisa’daki Hafsa Sultan Şifahanesi: tıp tarihi müzesi ve hafızayı güçlendiren sağlık külliyesi keşfi.
Manisa Şehzadeler ilçesinde, Ayşe Hafsa Sultan tarafından yaptırılan Hafsa Sultan Darüşşifası günümüzde Tıp Tarihi Müzesi olarak hizmet veriyor. Osmanlı döneminden kalan tıbbi aletler ile el yazması eserler bu şifahane içinde sergileniyor ve yıllık yaklaşık 50 bin ziyaretçiyi ağırlıyor.
1522’de inşaatı başlayan ve 1539’da tamamlanan Sultan Camii ve Külliyesi’nin darüşşifası, uzun yıllar hastaların şifa bulduğu bir merkez olarak işlev gördü. Şifa merkezi, Manisa Celal Bayar Üniversitesi tarafından ücretsiz olarak sunulan bir müze ve eğitim alanı olarak öne çıkıyor. Burada, Osmanlı’dan günümüze tıp alanındaki gelişmeler ziyaretçilere anlatılıyor ve eczane bölümünden hekimlerin kullandığı araç gereçlere kadar zengin bir koleksiyon sunuluyor.
Yurt dışından gelen ziyaretçilerin de ilgisini çeken müze, yılda yaklaşık 50 bin kişiyi ağırlamayı sürdürüyor. Müdür Doç. Dr. Kadir Adamaz, yapının Hafsa Sultan Külliyesi’nin önemli bir parçası olduğunu belirtirken, kalıtımın annesinin adına tamamlanan bu yapı için “herkes için erişilebilir bir sağlık kurumu” mesajını vurguluyor. Darüşşifa, sadece bir hastane olmanın ötesinde, sağlık eğitimi verilen bir merkez olarak da öne çıkıyor.
İkinci yarıya dek akıl hastalıklarının tedavisine de yön veren yapı, zaman içinde çeşitli zorluklar yaşasa da Cumhuriyet’in ilk yıllarında yeniden ruh sağlığı hizmetlerinin temel taşını oluşturdu. Yunan işgali sırasında ciddi zarar gören bina, daha sonra yeniden tedavi merkezi olarak hizmet vermeye başladı ve günümüz Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nin temellerini attı.
Darüşşifa’daki zengin koleksiyon ve uygulamalı tarih anlatımları, ziyaretçilere dönemin cerrahi aletleri, tedavi araçları, el yazması tıp kitapları ve hekimlerin notlarını sunuyor. Dağlama yöntemleri, göz hastalıkları tedavileri ve akıl hastalıklarına yönelik uygulamalar hakkında bilgi edinilirken, özellikle Kehhal olarak bilinen göz hekimlerinin o dönemdeki rolü ilgi çekiyor. Bu yönüyle Hafsa Sultan Şifahanesi, Osmanlı tıp pratiğinin ileri düzeydeki uygulamalarını görmeyi mümkün kılıyor.
Müzeyi ziyaret edenler, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve dünyanın pek çok ülkesinden gelen insanlarla etkileşim kuruyor; Amerika kıtasından Afrika’ya, Uzak Doğu’dan İskandinav ülkelerine kadar geniş bir yelpazeye yayılan ziyaretçi profili ile Türk-İslam sağlık mirası yakından tanınıyor.