Taşhan’ın Çiçekli Göç Öyküsü: Turşaili’nin Anısıyla Toprakla Buluşan Hatıra
Taşhan’ın çiçekli göç öyküsünü Turşaili’nin anısıyla hatırlatıyor; toprakla buluşan anılar ve duyarlı bir yolculuk.
1939’da Bulgaristan’dan Türkiye’ye ailesiyle gelen Fatma Pedük, 95 yaşına ulaşırken göç yolculuğunun hatırasını tek bir çiçekle yaşıyor: sandığın dibinde saklı kalan ters lale soğanı.
Varna’dan bindirildikleri vapurla Türkiye’ye gelen aile, Taşhan köyünün kırsalında yaşamla tanıştı. Annesinin sandığında saklı duran turşailiyi (ters lale) göç sürecinde yanında taşıdı; ilk olarak komşusunun bahçesine ekti ve zamanla burada çoğaldı. Bahar her açtığında, çocukluğun ve memleket özleminin hatıraları canlandı; Fatma Hanım, memleketinin kokusunu bu çiçeklerle hatırladığını söylüyor.
“8 yaşındayken Bulgaristan’dan Türkiye’ye geldik,” diyen Fatma Pedük, Shumnu vilayeti, Yenipazar kazası, Küçükahmet köyünden olduğunu ve Varna’dan gemiye bindirildiklerini aktarıyor. Tuzla üzerinden Karadeniz’i geçip Kayseri’ye trenle ulaştıklarında da aklı hep oradaydı. Turşailiyi sandığın dibine saklayıp Türkiye’ye götüren Fatma teyze, yanında getirttiği bu çiçek sayesinde komşuluk bahçelerinde çoğalıyor ve Taşhan’a yayılarak köyün simgesi haline geliyor.
“Çiçekleri çok seviyorum; rahmetli kocam da her zaman fötrünün başında bu sevdayı paylaştı,” diyen Fatma’nın oğlu Şenol Pedük, ailesinin göç hikayesini ve bu çiçeğin geleneğini ailesi boyunca nasıl nesilden nesile aktardıklarını anlatıyor. “Göçmenlerin olmazsa olmazı olan bu çiçekler, şimdi de Taşhan köyünün ev ve mezarlık bahçelerini süslüyor,” diyor.
Pedük ailesinin öyküsü, göçün sadece zorluklardan ibaret olmadığını, uyum ve geleneklerle yeni bir hayat kurmanın da bir parçası olduğunu gösteriyor. Bu eşsiz hatıra, köydeki herkese, nesiller boyunca unutulmaması gereken bir bağ olarak miras kalıyor.