Çene Yarasıyla Başlayan Zor Bir Yol: Multidisipliner Yaklaşımla Hayata Dönen Genç
Çene yarasıyla başlayan zorlu yol, multidisipliner yaklaşım ve gençlerin hayata dönüş öyküsünü akıcı bir dille anlatıyor.
Genç Nijeryalı Munır Bashır Yuguda, sadece dişlerin gevşemesi ve ağrı şikayetiyle başlayan süreci, Türkiye’de Medipol Sağlık Grubu’nda karşılaştığı olağanüstü bir sağlık savaşına dönüştürdü. Yapılan tetkikler, çene kemiğini saran ve damar yapısında genişleyen nadir bir yumağı işaret ediyordu; bu durum, her darbe veya küçük bir travmada bile hayati tehlike doğurabilecek kadar ciddi bir risk taşıyordu.
Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Erol Akgül ile Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sina Uçkan ve Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Burak Özkan’ın önderliğinde yürütülen multidisipliner tedavi planı, hastaya yaklaşık 10 saat süren bir operasyonla hayata dönme şansı sundu.

Hastanın yaşamını tehdit eden damar yumağının erken dönemde embolizasyonla küçültülmesiyle kanama riski büyük ölçüde giderildi, ardından yapılan cerrahi müdahale ile yumağın etkilediği geniş alan tedaviye alınarak çene kemiği yeniden şekillendirildi. Emosyonel ve fiziksel olarak zor bir süreç olan bu aşamada, hastanın durumunun stabil hale gelmesi için adım adım ilerlemek gerekti.
DAMAR YUMAĞI nedeniyle ortaya çıkan nadir durum hakkında konuşan Doç. Dr. Burak Özkan, bölgede aşırı kanlı bir görüntünün bulunduğunu ve bu nedenle damarların tıkanmasının ve tümörün küçülmesinin ameliyat öncesi kritik olduğunu belirtti. Girişimsel radyoloji ekibi, tam embolizasyonla yumağın küçülmesini sağlayıp cerrahi süreyi güvenli hale getirdi. “Bu tarz nadir vakalarda tedavinin aşamalı ve dikkatli ilerlemesi hayati önem taşır,” dedi.
Çene yeniden inşa edildi: Kemik ve doku nakliyle yeni form Ameliyatın ayrıntılarını paylaşan Özkan, çene kemiği açılarak damarlar ve yumağın güvenli biçimde çıkarıldığını, ardından bacağından alınan damarlı kemik dokusunun çene formuna göre yeniden şekillendirilip yerine konulduğunu belirtti. Yummağın damarları boyun bölgelerindeki damarlara bağlandı ve ağız içi doku eksikliği, kol artığı dokularla kapatıldı. Uzun ve zorlu geçen operasyonun ardından birinci ayda ağız içi iyileşme tamamlandı; çene hareketlerinde herhangi bir sorun gözlemlenmedi. İlerleyen dönemde kemik iyileşmesi tamamlandığında dental implantlar ile eksik dişler de yerine konacak.
Multidisipliner yaklaşımın başarısı Prof. Dr. Sina Uçkan, hastanın tedavisinde serbest doku nakli yani free flap uygulanmasının gerektiğini vurguladı. “Nakledilen dokunun yeni bölgede sağlıklı şekilde yaşaması için plastik cerrahi ekibiyle koordineli hareket ettik. Çene cerrahisi olarak tümörlü kemiği dikkatli çıkarıp, formunu korumak adına bölgede uygun plaklarla sabitlemeyi ve patolojik dokuyu temizlemeyi başardık. İki branşın uyumlu çalışması, sonucun başarısında belirleyici oldu.”
“Ağrılarım azaldı, kendimi daha iyi hissediyorum” Yuguda, süreç hakkında duygularını şu sözlerle paylaştı: “24 yaşındayım; dişlerimle ilgili ciddi sorunlar nedeniyle başvurdum. Üç aşamalı tarama sürecinin ardından ameliyat kararı çıktı. Embolizasyon yapıldıktan iki ay sonra, yaklaşık 10 saat süren zor bir operasyon geçirerek alt çenem tamamen çıkarıldı ve bacağımdan alınan kemik ile yeniden oluşturuldu. Şu anda durumum çok daha iyi; ağrılar büyük ölçüde azaldı ve her geçen gün kendimi daha iyi hissediyorum.”