Türkiye’de Made in Türkiye Tekniği ile Üçüncü Kalp Ameliyatında Yeni Bir Umut
Türkiye’de Made in Türkiye tekniğiyle üçüncü kalp ameliyatında yeni umutlar ve güven.
Kalp kapaklarındaki sorunlar, özellikle ileri yaşlarda günlük yaşamı ağırlaştıran bir mücadeleye dönüşebiliyor. Bu hikâye, iki kez kalp ameliyatı geçirmiş 69 yaşındaki Zülbiye Yahşi’nin yaşadığı süreci ve Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi ekibinin uyguladığı özel yöntemi özetliyor. Nefes darlığının etkisiyle hareket etmekte zorlanan Yahşi, önceki operasyonların ardından yeniden başlayan şikâyetleriyle kliniğe başvurdu. Daha önce aort ve mitral kapakla ilgili müdahaleler yapılmış olsa da, şu anki durum günlük yaşamı sınırlayıp, yürüyüşleri bile imkânsız hale getirmişti.
Korkuların ve belirsizliğin içinde ilerleyen süreçte, doktorlar bedenen ve duygusal olarak ağır bir yükle karşı karşıya kaldı. Ancak tedavi ekibi, hastayı güvenli ve etkili bir şekilde yönlendirdi ve göğsün altındaki küçük bir kesiyle ameliyatı planladı. Operasyon sonrası iyileşme süreci beklenenden daha hızlı geçti ve Yahşi, artık eskisi gibi rahatça hareket edebildiğini belirtiyor.
ÜÇÜNCÜ KALP AMELİYATI YÜKÜ 70’li yaşlara yaklaşan hastaların risk profilini göz önünde bulunduran Prof. Dr. Köksal, ileri derecede nefes darlığı olan hastalarda üçüncü bir operasyonun taşıdığı ciddi riskleri hatırlatıyor. Geçmiş tecrübeler ve mevcut durum değerlendirildiğinde, kapağın değiştirilmesinin hayati riskleri artırabileceği ve uzun süreli kan sulandırıcı kullanımını gerektirebileceği vurgulanıyor. Bu nedenle kapak tamiri yolunun tercih edildiğini ifade ediyorlar.
Türkiye’de geliştirilen bir yaklaşımla tamir için uygulanan yöntem, Türkiye’de ortaya konulan bir teknik olarak dikkat çekiyor. Hastanın triküspit kapağı, geliştirilen ve kısa adıyla “Made in Türkiye” olan mitralizasyon yöntemiyle tamir edildi. Ameliyat, sağ koltuk altından geçilen küçük bir girişimle ve kalbi durdurulmadan gerçekleştirildi. Bu sayede ileri yaş grubu ve önceki kalp operasyonları olan hastalarda operasyon riskleri minimize ediyor. Doktorlar, küçük kesiyle başlayan ve kalbi durdurmadan sürdürülebilen bu yaklaşımla her hastaya özel planın oluşturulduğunu belirtiyorlar.
Kaynak: TİMETÜRK