Şaibe, Şüphe ve Kuşku: İçimizdeki Hızlı Dalgalar
Şaibe, şüphe ve kuşkunun içindeki hızlı dalgaları çözümleyen, düşünceyi derinleştiren akıcı bir içerik; merak uyandıran ve düşündüren bir yolculuk.
Bugünkü yazıda yazar Günay Ertan Akgün, şaibe, şüphe ve kuşku kavramlarını gündeme getiriyor. İnsan zihninde bu duygular, sanki bir takım hızlı muhavere halinde ilerleyen düşünce ışınları gibi çakar ve beyinlerde “acaba” sorusunun sürekli yankılanmasına yol açar. Böylece kör bir tetikte durmayı gerektiren bir iç hazırlık hissi doğar; adlarına bu üç duyguyu vermemizin nedeni, yaşamın her anında karşılaşılan belirsizlikleri simgelemesidir.
Yaşamın akışı içinde şaibe ve şüpheye kapılmayan bir gün bile yok gibidir. Gün geçer ki günlük yaşamın ya da uzun ömürlü süreçlerin her anında bu duyguların izleri sürülmesin. Onlar olmadan, yaşamı tam olarak deneyimlemek zorlaşır; ve bazı kişiler için bu durum, kararlılık adına bir tür iç sertleşmeye dönüştüğünde daha ileriye gider. “Şüpheyle yaşamaktansa ölürüm daha iyi” diyenlerin sayısı ise hiç az değildir; insanlar bu düşünceyle, varlıklarını derinleştiren bir tepkinin arayışında olabilirler.
Günay Ertan Akgün’ün bu konudaki görüşlerini derinlemesine anlamak için Timetürk’teki yazısının tamamını okumak faydalı olacaktır; içerik, duyguların gündelik yaşamda nasıl yer edindiğini ve insan psikolojisindeki etkilerini irdelemektedir.