Eksiklikler ve Güzelliğin Değeri: Tarafsızlık ve Vicdan Üzerine Bir Düşünce
Eksiklikleri ve güzelliği tarafsızlıkla ele alan bu düşünce, vicdanın değeri ve insanlık ı anlamayı anlatıyor; derin bir içgörüyle ilham verir.
Senai Demirci, Senem Uluhan’ın sorularını içtenlikle yanıtladığı bu bölümde, eksikliklerin ve güzelliğin birbirini nasıl aydınlattığına dair düşüncelerini paylaşıyor. Güzeli gören için gerçek anlamını bulan bir bakış açısı, göze ve yüze yakın bir farkındalıkla şekillenir; çünkü güzel kelimesinin özüne dair iki temel kavram vardır: göz ve el arasındaki uyum. Bir şeyin güzel olması, onu görmeye istekli olan birinin varlığına bağlıdır.
Güzeli görmek isteyenin, bu arzusu sayesinde güzelliğin kendiliğinden oluştuğunu vurguluyor Demirci. Göz, güzel olanı algılamaya yatkın bir yapıdadır; önce göz vardır sonra güzelin göründüğü an gelir. Allah’ın güzel görmeyi istemesi ve görmek istediği her şeyin aynı şekilde güzel olması, bu süreçte kilit rol oynar. Aynadaki yüz, Allah’ın bizi görmek istediğinin bir işareti olarak görülmelidir; her birimiz O’nun bir yansımasıyız ve O’nun istediği şekilde varız. Bu yüzden bu dünyada bizi nasıl görmek istediyse, ona uygun bir şekilde kendimizi güzelliğe doğru yoğurmamız beklenir.
Bu bağlamda “eksiklikler, güzelliğin değerini görmek için var” ifadesi, kusurların çirkinleştiği anlamına gelmez; çirkin olan seçimdir. Hayatta eksiklikler ve çirkinlikler birer gerçeklik olarak bulunur. Ancak bu farkındalık, güzelin kıymetini fark etmemize vesile olur. Yaşam tarzımızı, kendi vicdanımızla uyumlu bir tercihle şekillendirmek için bu eksiklikleri bir fırsat olarak görmeliyiz. Tarafsızlık ise çirkinlik ve haksızlıkla ilişkili olarak ele alınmalı; hakikat, iyilik ve güzellik söz konusu olduğunda tarafsızlık, yanlış bir duruş olarak değerlendirilmeli. Mevlana’nın sözleriyle hatırlanır ki: güneşi öven yalnızca güneşi değil, onu göreni de övmek gerekir. Bu bakış, yaşanan her durumda rehberlik eder.
Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi