DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

Göz Tansiyonu Olarak Da Bilinen Glokom: Belirtisiz Gelişen Tehlike ve Yaşla Gelen Kontrol Zorunlulukları

Göz tansiyonu ve glokom hakkında belirtisiz gelişen tehlikeyi, yaşla gelen kontrol gerekliliğini kısa ve etkili bir şekilde anlatan bilgilendirici bir özet.

14.03.2026
A+
A-

Göz içi basıncının sinir uçlarına zarar verebileceğini ve bu hasarın kalıcı olduğunu belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Faruk Kaya, Dünya Glokom Haftası kapsamında hastalığın sinsi ilerleyebildiğine dikkat çekti. Göz içinde üretilen ve birden çok kanaldan dışarı atılan humor aköz sıvısının akışkanlığındaki aksaklık, basıncın yükselmesine ve sonuç olarak görme kaybına yol açabilir.

Göz sinirlerindeki hasar geri dönüşsüzdür ve çoğu vaka belirti vermeden ilerler. Kaya, glokomun genellikle 40 yaş sonrası daha belirginleştiğini ve hastaların çoğunun görme kaybına ulaşana kadar durumun farkında olmadığını vurguluyor. Göz tansiyonu 23, 24 veya 25 seviyelerinde olsa dahi, kişide hissedilen herhangi bir rahatsızlık olmayabilir; ancak hasar belirli bir eşikten sonra gün geçtikçe artabilir.

Genetik yatkınlığın glokom için önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Kaya, ailesinde glokom bulunan kişilerin özellikle 40 yaşından sonra yılda en az bir kez göz muayenesine ve tansiyon kontrolüne ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Türkiye’de glokom hastalarının sayısının yaklaşık 2 milyon civarında olduğu tahmin edilirken, teşhis edilip tedavi alan kişi sayısının yaklaşık 400 bin civarında kaldığı ifade ediliyor. Bu, hastaların büyük bir kısmının hastalığın varlığını bilmediğini gösteriyor.

Tedavide ağırlık genellikle damla tedavisine veriliyor. Kaya, glokom tedavisinin yaklaşık %95’inin ilaçlarla yürütüldüğünü, göz damlalarının iç basıncı kontrol altında tutabileceğini belirtiyor. Ancak bazı durumlarda ilaç tedavisi yeterli olmadığında cerrahi müdahaleler de gündeme gelebiliyor.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.