Otizmde Cinsiyet Eşitliğine Yolculuk: Kızlar da Erkekler Kadar Yaygın mı?
Otizmde cinsiyet eşitliği yolculuğu: Kızlar da erkekler kadar yaygın mı? Bilgi ve farkındalıkla gerçeklerin peşinde.
Birçok kişi otizmin erkek çocuklarda daha sık görüldüğünü düşünür. İsveç’teki Karolinska Enstitüsü’nün 1985-2020 yılları arasındaki verileri, bu farkın zamanla azaldığını gösteriyor. 10 yaşın altında otizm tanısı konulan her kız çocuğuna karşılık dört erkek çocuk bulunuyordu; ancak yaş ilerledikçe kızlar ile erkekler arasındaki fark küçülüyor ve 20 yaşına geldiğinde iki cinsiyet arasındaki fark belirgin olarak kapanıyordu. Çalışma, yaklaşık 2,7 milyon kişinin kayıtlarını inceleyerek, otizm tanısı konulanların yüzde 2,8’inin otizmli olduğunu ortaya koydu.
İlerleyen yaşlarda tanı konulması konusunda bilim insanları, özellikle ergenlik döneminde kızlarda tanının artış gösterdiğini belirtiyorlar. Dr. Caroline Fyfe bu durumun 15 ila 19 yaş arasındaki kızlarda daha belirgin olduğunu belirtiyor ve yetişkinliğe geçildikçe kız ve erkek sayılarının birbirine yaklaştığını ifade ediyor. Bu gelişme, kız çocuklarının otizm tanısını daha geç alabileceğini gösteriyor.

Toplum genelinde otizmin küresel görünümü olarak, Dünya Sağlık Örgütü’nün 2021 rakamları her 127 kişiden birinde otizm olduğunu belirtse de ülkeler arasında bu oranlar büyük farklılıklar gösteriyor. Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde yeterli veri bulunmuyor. Otizmin temel tanı kriterleri arasında iletişim ve sosyal etkileşimde farklılıklar ile tekrarlayıcı davranışlar ve yoğun ilgi alanları yer alıyor. Fyfe, tanı konulmada gecikmenin sebeplerini çoklu etkenlere bağlıyor ve daha derin araştırmalara ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Ergenlikte artan karmaşıklıklar ile birlikte kızlar sosyal iletişimde dışarıdan daha yetenekli görünebilirler; ancak içten içe güçlükler yaşıyor olabilirler. Betsey’nin hikâyesi buna güzel bir örnek: otizm ihtimali konuşulduğunda bile yeterli farkındalık olmadığından değerlendirilmeyen kızlar, sonra tanı sürecine girince kendi deneyimlerini daha iyi anlıyorlar. Uzmanlar, kızların yoğun ilgi alanlarını erkeklerdekinden farklı biçimlerde algılayabildiğini ve bu nedenle belirtilerin bazen daha ince ya da sıradan olarak görülebileceğini belirtiyorlar. Otizmin belirtilerinin cinsiyetler arasında farklı şekillerde ortaya çıkması, tanı süreçlerini etkileyebiliyor.
Geleceğe dönük sorular arasında, kızlarda tanının neden daha geç konulduğunu anlamak ve tanı kriterlerini kızlar için yeniden ele almak yatıyor. Dr. Fyfe, bugüne kadar yapılan çalışmaların büyük kısmının erkek çocuklar üzerine odaklandığını ve bu nedenle kızların ortaya çıkış biçimlerinin keşfi için yeni araştırmaların önem taşıdığını ifade ediyor. Otizmin erkeklerde daha yaygın olduğu varsayımı, çalışmaların çoğunu bu çerçevede şekillendirdi ve ergenlik döneminde kızlarda görülen belirtilerin daha farklı biçimler alabileceğini düşündürmüyor.
Kaynak: Haberler.com