Kuraklık Sürecinin Yönleri: Sıcaklık Artışı ve Su Kaynaklarındaki Denge
Kuraklık sürecinin sıcaklık artışıyla etkilerini ve su kaynaklarındaki dengeyi açıklayan kapsamlı bir bakış.
İklim bilimcisi Prof. Dr. Murat Türkeş, ülkenin batı bölgelerindeki yağışların belirgin biçimde arttığını ve bu yılki kış döneminde meteorolojik kuraklığın büyük ölçüde hafiflediğini söyledi. Buna karşın hidrolojik, hidrojeolojik ve ekolojik kuraklıklar hâlâ sürüyor; üç ay yağış olsa bile son yıllardaki kuraklığın tamamen geçtiği söylenemez. Türkiye’de kronik kuraklığın varlığını koruduğunu vurguladı.
Yağışın etkili olduğu bu dönemde barajlardaki su seviyelerinde artış gözlemlense de hidrolojik ve ekolojik kuraklıklar uzun süredir devam ediyor. 2019 sonbaharından itibaren kuraklık eğiliminin sürdüğünü söyleyen Türkeş, 2025 yılının Aralık ayına kadar devam eden sürecin hâlâ sıcak ve kurak geçtiğini ifade etti.
Su açığı konusu ise halen gündemde. Orta enlem cephesel sistemlerinin Batı Avrupa ve Batı Akdeniz üzerinden Türkiye’ye ulaşmasıyla aralık ortalarından itibaren yağışlar normallerin üzerine çıktı ve bu durum meteorolojik kuraklığı, kısmen tarımsal kuraklığı giderdi. Ancak 2019’dan itibaren başlayan uzun süreli hidrolojik ve ekolojik kuraklık etkisini sürdürdü. Yıllık sıcaklıkların yükselmesiyle buharlaşmanın artması, su açığının devam etmesine yol açıyor.
Gelecek açısından baskın eğilim, orta ve kötümser senaryolarda 2040’lar ve sonrasında Türkiye’nin büyük bölümünde sıcaklıkların yüksek seyretmesi ve kuraklık olasılığının artması yönünde. Türkiye’nin Karadeniz ve Kuzeydoğu Anadolu dışındaki bölgelerinde bu eğilim belirginleşiyor.
Kurumlar, bu gidişatı değiştirmek için mart ortalarına kadar hava koşullarının normal veya altında seyretmesini bekliyor. Ancak mart ortasından itibaren büyük kısmında tekrar normalin üzerinde sıcaklık ve kuraklık baskısı öngörülüyor. Önümüzdeki günlerde kısa süreli yağışlar beklense de mart ortasından nisana kadar yağışlar normallerin veya altında kalabilir ve bu da su kaynaklarının durumunu ağırlaştırabilir. Bu nedenle, “kuraklık bitti” şeklinde bir rehavete kapılmamak gerekir. Geçmiş kuraklık eğilimleriyle birlikte, bahar yağışlarının yokluğu durumunda sıcaklık artışı ve buharlaşmanın hızlanması su kaynaklarını hızla azaltabilir.
Su tasarrufu konusunda da dikkatler sürüyor: Su kaynakları ve kuraklık yönetiminde coğrafya, toprak ve iklim koşulları gibi faktörler göz önünde bulundurulmalı. Bu unsurlar değiştikçe kuraklığın veya nemliliğin etkisi de farklılaşır; bu yüzden barajlardaki mevcut su seviyelerini korumak için suyu etkili, yeterli ve tasarruflu kullanmaya devam etmek hayati öneme sahip.
Kaynaklar: Demirören Haber Ajansı; Haberler.com