SAMSOB’un Sahnede Yağmurla Gelen Sahne: Singin’ in the Rain’in Teknik Hazırlıkları
SAMSOB’un sahnede yağmurla gelen sahnesi ve Singin’ in the Rain’in teknik hazırlıklarıyla unutulmaz bir performans!
SAMS-DOB olarak bilinen teknik ekibin, Siyah Giyen Adamlar olarak anılan ekip üyelerinin yoğun çalışmasıyla sahneye taşınan Singin’ in the Rain müzikalinin hazırlıkları sürüyor. Türkiye prömiyeri geçen yıl Samsun Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirildi ve yıl boyunca kapalı gişe sahnelendi. Eserin sahnesindeki yağmur efekti için çeşitli sistemler kuruldu; orkestradan üst sahne sanatçılarına kadar toplamda 160 kişilik bir ekip görev alıyor.
Görsel olarak yağmuru canlandıran bu müzikal, sessiz filmlerden sesli döneme geçişi konu alıyor. Don Lockwood’un Lina Lamont ile yaşadığı çatışmalı iş ilişkisi ve Kathy Selden ile olan romantik bağı, komedi unsurlarıyla işleniyor. Besteci Nacio Herb Brown ve Arthur Freed’e ait müzikler ile Betty Comden ve Adolph Green’in sözleri, eserin sahneye uyarlanmasında kilit rol oynuyor. Reji ve çeviri çalışmaları Aclan Büyüktürkoğlu’na, müzik düzenlemesi ve orkestra şefliği Kıvanç Tepe’ye, koro şefliği ise Maria Chekriekchieva’ya emanet edildi.
Başkemancılığını Didem Tepe’nin üstlendiği eserin koreografisi Yunus Emre Örgüt, kostümler Gülnur Çağlayan Tuluk, dekor tasarımı Tayfun Çebi, ışık tasarımı Oğuz Murat Yılmaz ve video projeksiyon sorumluluğu Murat Turgut’a ait. AA’nın haberine göre, eser 26 ve 28 Şubat ile 2 Mart tarihleri arasında Atatürk Kültür Merkezi Aydın Gün Sahnesi’nde yeniden sahnelenmeye hazırlanıyor.
SamdOB Sanat Teknik Müdürü Talip Ata, projeyi anlatırken sahnede yağmur efekti için uzun planlar yaptıklarını söyledi. Yağmur görüntüsünü projeksiyonla mı oluşturacakları konusundaki seçenekleri değerlendirdiklerini belirten Ata, “Eserin adıyla uyumlu bir deneyim sunmak için izleyicilere bu gösteriyi ilgiyle ilettik” dedi. Suyun sahnede istenmeyen riskler doğurabileceğini vurgulayan Ata, elektrik kaçakları, kaymalara ve aydınlatma ekipmanlarına su ulaşması gibi tehlikelere karşı titiz çalışma yürüttüklerini ifade etti.
İsimlerini “siyah giyen adamlar” olarak bildiren teknik ekip, değişimlerin hızlı bir şekilde yapılması gerektiğini, provalarda 2 dakikalık süre içinde sahnenin tam bir tablo halinde değişmesini hedeflediklerini anlattı. Kurulum ve söküm süreçlerinin yüksek bir dikkat ve çaba gerektirdiğini belirten ekip, bu yoğun çalışmanın kapalı gişe performanslarına olan katkısını gurur kaynağı olarak görüyor. Ayrıca eserin Eylül ayında Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde de sahneleneceğini belirttiler.
Taşcıoğlu ve Süleyman Taşcıoğlu sahnedeki yağmur efektinin nasıl gerçekleştiğini şu şekilde açıkladı: İki depo kullanılarak su önce yukarıya taşınıyor, ardından zeminde özel izolasyon sayesinde zemini ıslatmadan toplandıktan sonra diğer tanka aktarılıyor. Yapılan sistemle 6 operanın sahnede yağmur efekti olarak gerçek su kullandığı ilk eser olduğu belirtildi. Bu yaklaşım, Türkiye genelinde izleyiciyle buluşturulması beklenen güvenli ve etkili bir uygulama olarak öne çıkıyor.