DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul °C
İstanbul
°C
°C
°C
°C
°C

70’lerin İstanbul’unda bir hikâye: Müzeden hayata…

Orhan Pamuk’un aynı adlı eserinden uyarlanan dizi, zengin bir adam ile genç bir tezgahtar arasındaki yasak ilişkiyi anlatıyor. 1970’lerin İstanbul’unda geçen dizi, Kemal ve Füsun’un yıllara yayılan hikâyesi üzerinden masumiyet, saplantı ve hayal kırıklığını işliyor.

18.02.2026
A+
A-

Masumiyet… Masumluk masum olma durumu, masum ise suçsuz günahsız anlamına geliyor. Bazı kelimeler vardır anlamları sadece bir cümleyle anlatılmaz. Bazı hayatlar, zamanlar vardır, masumiyet yükü altında kalırsın… Bir koku, bir tat ya da bir küçük eşya insanı geçmişin en derinlerine götürür. Çocukluğunu hatırlarsın, özlem duyduğun babanı ya da anneni belki de gençlik sevdanı hatırlatır insana bir fincan çay, geçmişten gelen ağır bir yük gibi oturur üstüne… Omuzların ağırlaşır, kamburun çıkar, gözlerin dolar… Aynı Masumiyet Müzesi dizisindeki Kemal gibi, dik durmayı unutursun…

Dönem dizilerini pek sever olduk son yıllarda. Geçmişe duyulan özlem hepimize sırayet etti çünkü. Yapay olmayan hayatları arar olduk toplum olarak. Büyüklerimizin “Eskiden böyle miydi” cümlesini kurar olduk. Bugün betona teslim olan İstanbul’un eski halini özler olduk. Aç gözlü insanların yüzündeki yalan tebüsseme kızar olduk. Bugün böyle olunca dönem dizilerine kaptırdık kendimizi… Dijital platformda yeni yayınlanmaya başlayan dizi, bizi “Masumiyet Müzesi”ne götürüyor. Konu bize Yeşilçam’ı hatırlatsa da seyretmeye başladığımızda daha derin bir hikâyenin içinde buluyoruz kendimizi…

70’LERİN İSTANBUL’U…

1970’lerin İstanbul’unda zengin bir adam ile tezgâhtar bir kız arasındaki yasak ilişki, ömür boyu sürecek saplantılı bir aşk… Orhan Pamuk’un aynı adlı eserinden uyarlanan dizide oyunculuğunu her yeni işinde daha da geliştirdiğini gördüğümüz ve hep bu sefer daha da iyi dediğimiz Selahattin Paşalı, Kemal rölünde çıkıyor karşımıza…

Eylül Lize Kandemir ise Fisun karakterini canladırıyor. Genç, tecrübesiz ama âşık olan Fisun, o dönemin ülkemiz şartlarına göre yürekli, cesur, neşeli ve coşkulu… Sonra tüm bunların nasıl yavaş yavaş silindiğine tanık oluyoruz.

Tüm yaşananlardan sonra ne kadar hırslı dediğimiz Fisun’un aslında sadece hayal kırıklıklarıyla dolu olduğunu görüyoruz. Her karakterin hikâyesinin derinlemesine işlendiği dizide herkes için bir parça var. Bu acı aşk hikâyesinden geriye aklımızda “Masumiyet Müzesi”, dilimizde ise Neco’nun pek duyulmamış şarkısı “Seni Bana Katsam” şarkısı kalıyor.

ETİKETLER: ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.