112 Acil Çalışmalarında Görevini Sürdüren İtfaiye Personeli Mehmet Demir’in Deprem Haftasında Yaşananlar
Deprem Haftasında 112 Acil çalışmalarında görevini sürdüren itfaiye personeli Mehmet Demir’in özverili anlarını sürükleyici bir hikayeyle paylaşıyoruz.
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı’nda görevli itfaiye eri Mehmet Demir, 6 Şubat depremlerinin önüne geçilmez etkisi altında 112 Acil Çağrı Komuta Merkezi’nde çalışma arkadaşlarını yalnız bırakmadı. Deprem anında merkezde tek görevli olarak kalan Demir, büyük yıkıma rağmen sorumluluklarını sürdürdü.
Acil durumlarda koordinasyonu elden bırakmayan Demir Deprem sonrası yaklaşık yarım saat içinde oğlunun enkaz altında kaldığını öğrense de, yaşadığı derin acıya rağmen görev yerinden ayrılmadı. Gelen ihbarları almaya devam eden Demir, itfaiye ekiplerini sahaya yönlendirdi ve kriz yönetiminin sürekliliğini sağladı. Bin 50 ihbar değerlendirildi Kronik bir sorun üzerinden çalışmaya devam eden Demir, toplamda bin 50 ihbarı değerlendirerek ekiplerin doğru noktalara sevk edilmesini mümkün kıldı. Bu süreçte birçok yaralı ve afetzedenin enkaz altından kurtarılmasına vesile olduğu belirtildi.
Oğlunun trajik kaybı Kur’an kursunda hafızlık eğitimi alan Mehmet Demir’in 12 yaşındaki oğlu Muhammet Nejat, kaldığı yatılı Kur’an kursunun çökmüş olması nedeniyle enkaz altında hayatını kaybetti. Aynı olayda yeğeninin de yaşamını yitirdiği bildirildi.
“Görev Yerini Terk Etmemek Hayatımın En Zorlu Kararıydı” Yaşadıklarını paylaşan Demir, deprem anında kaos içinde bile görevlerini sürdürdüklerini ifade etti. “Eşim beni arayarak oğlumun bulunduğu Kur’an kursunun yıkıldığını söyledi. Gitmemek çok zor bir karar oldu, ama sahadaki ekiplerin koordinasyonunu sağlamak zorundaydım. Sonuçta yaklaşık bin 50 kişinin kurtarılmasına vesile olmuşuz. Bu, evladımın acısını bir nebze olsun hafifletti.”
“Toprağa Bir Hazine Gömdük” Demir, daha sonra Kur’an kursuna gidip binanın tamamen yıkıldığını gördüğünü ifade etti. “Oğlum ve yeğenim Allah yolunda şehit oldu. Toprağa bir hazine gömdük diyerek umut ediyoruz. Rabbim cennette onları buluştursun.”