Erdal Ayaydın: Yoksullukla Mücadeleden Toplumsal Sorumluluğa Uzanan Yol
Erdal Ayaydın: Yoksullukla Mücadeleden Toplumsal Sorumluluğa Uzanan Yol ve İlham Veren Adımlar
İlkokul çağlarında ailesine katkıda bulunmak için çalışmak zorunda kaldım ve bu zor süreç beni olgunlaştırdı. Sekiz kardeşiz; dört kardeşimizin kaybıysa hayatımıza acı bir ders olarak düştü. 6-7 yaşlarında geçim derdine yoğunlaşmak zorunda kaldığım günler, büyümeyi adeta zorunlu kıldı ve bugün hâlâ bu deneyimlerin izlerini taşıyorum.
İstanbul’a geldiğim dönemin zorlukları ise anlatılmaz yaşanır türünden. O dönemi, “İstanbul’a geldiğim ilk yıl cezaevinden daha beterdi” diye özetliyorum; hayatta kalmak için gösterdiğim çaba, beni iş dünyasında da fark yaratmaya zorladı.
İş hayatında kurduğumuz yol haritası ise beklenmedik bir dönüşle şekillendi. Otomobil alım-satımdan ileride galericiliğe uzanan yol, zamanla mobilya sektörüne adım atmamı sağladı. Planlı bir başlangıç olmadı; bilgiyi edinerek, çalışarak ve deneyim kazanarak ilerledim. 2017’de My Sweet Home markasını kurduğumda, ortaklı yönetime yönelmeden kendi disiplinimle hareket etmeyi tercih ettim.
Şu anda aynı çatı altında 30-40 mağazanın bulunduğu AVM’lerde yaklaşık 5 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. Paradan çok yaptığım işin kalitesi beni motive ediyor; müşteri memnuniyetinin satış sonrası hizmetten geçtiğini biliyorum ve bu süreçte kimseyi mağdur etmemek benim için temel ilke.
Toplumsal sorumluluk projeleri ise hayatımın merkezinde. Devlet okullarında kendi talebimle kütüphaneler kurdum ve bunu reklam amacıyla değil, bir görev olarak görüyorum. 2026 için heyecan verici projeler hazırlıyoruz: şehit ve gazi aileleri, askeri personel ve emniyet güçlerine kâr amacı gütmeden hizmet sunmayı hedefliyoruz. Ayrıca her ay düğün yapamayan şehit ve gazi çocukları için 2-3 düğünü ücretsiz düzenlemek, ihtiyaç halinde ev eşyası desteği sağlamak planlarımız arasında.
“Kendime karşı büyük bir özür borcum var” diyorum ve bugüne kadar sahip olduğum başarıları yalnızca kendim için değil, ailem ve başkaları için yaşadığım gerçeğiyle bağlıyorum. Bu yolda öğrendiğim en önemli ders, çalışmaların ve sorumlulukların paylaşılması gerektiği yönündedir.