Nadya Zateri: Trablus’tan Hatay’a Uzanan İsminin Hikayesi ve Rölyef Tutkusu
Nadya Zateri’nin Trablus’tan Hatay’a uzanan yolculuğu, isminin hikayesi ve rölyef tutkusuyla sanatın derinliklerini keşfedin.
Hatay’ın Defne ilçesinde bulunan Antakya’nın kalbinde yaşayan Nadya Zateri, ortaya çıkardığı eserlerle kentin kültür yaşamına anlam katıyor. Mesleğinde gösterdiği ustalık ve tutku, onu öne çıkaran temel etmenlerin başında geliyor.
İsminin ardındaki öykü, Nadya’ya sık sık farklı soruları da getiriyor. 1980 yılında Libya’nın Trablus kentinde doğduğu hastanede görev yapan Alman bir hemşire tarafından verilen isim, onun hayatını şekillendiren önemli bir temel olarak duruyor. TÜEK OLDUĞUNU SÖYLÜYOR denildiğinde ise Nadya, çocukluk yıllarından itibaren Hatay’a döndüğünü ve yaşamını Antakya’da sürdürdüğünü anlatıyor.
“BABAM FARKLI BİR İSİM İSTEMİŞ” diyerek devam eden hikaye, ailesinin göç yolculuğunu ve ismi nasıl seçtiklerini de aydınlatıyor. Nadya şöyle anlatıyor: “Annem ve babam işçi göçüyle Almanya’ya gidip orada yaklaşık 10 yıl yaşadılar. Babam, bu dönemde bu ismi duyup beğendi ve Libya’ya dönüşlerinde de bu ismi sürdürdü. Trablus’taki savaş nedeniyle aile Libya’dan Türkiye’ye geldi ve Hatay’da çocukluğum başladı.” “Bu süreçte rölyef sanatı hobimden mesleğime dönüştü ve bugün Hatay Kültür Sanat Çarşısı’nda çalışmalarımı sürdürüyorum.”
“İSMİMİN HİKAYESİ TRABLUS’TAN” sözleriyle devam eden Nadya, ismini ilk kez duyanların karşılaştığı sorulara şu yanıtı veriyor: “İsminizin hikayesi Almanya’dan ve Trablus’tan geliyor; bu yüzden ‘Rus musunuz?’ ya da ‘Alman mısınız?’ gibi sorular çok şaşırtıcı olabiliyor.” Antakya’da doğup büyüyen Nadya, kenti ve isminin kökenini anlatırken, hemşirelerin adıyla başlayan bu serüveni kendi sanatına dönüştürmenin mutluluğunu yaşıyor.
Kaynak: Ensonhaber